İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları aralıksız devam ederken Gazze Şeridi genelinde binlerce aile, kayıp sevdiklerini arıyor. Saldırılarda hayatını kaybedenler, kimlik tespitinin yapılmasının ardından defnedilirken kimliği tespit edilemeyenler ise zorlu süreçlerle karşı karşıya kalıyor. Gazze'deki adli tıp yetkilileri de kimliği belirsiz cesetlerin tespiti için uzun çabalar veriyor. Gerekli teknolojik alt yapının yetersizliğinden şikayetçi olan yetkililer, özellikle DNA test ekipmanlarının eksik olması sonucu ailelerin de belirsizlik içinde bıraktığını ifade ediyor.
Şifa Hastanesi Adli Tıp Birimi Başkanı Ziad Ashour, birimin yaklaşık 3 yıldır DNA örneklerini sakladığını ifade ederek, "Son 3 yıldır, dünyanın herhangi bir ülkesinin bu örnekleri alıp analiz ederek ve kayıp kişilerin ailelerinden alınan DNA örnekleriyle karşılaştırarak bizimle işbirliği yapmasını bekliyoruz. Ancak o zaman bu kurbanların isimlerini verebilir ve ailelerine bir nebze olsun teselli sağlayabiliriz" dedi. Ashour, DNA test ekipmanının yokluğunun adli tıp uzmanlarının karşılaştığı en büyük engel olmaya devam ettiğini vurgulayarak, "Bu teknolojiye erişim, Gazze'deki adli tıp çalışmalarını temelden dönüştürecek ve sayısız bilinmeyen cesedin kimliğinin belirlenmesine yardımcı olarak ailelerin nihayet sevdiklerinin akıbetini öğrenmelerini sağlayacaktır" dedi.
Ashour, Gazze'de binlerce kişinin kayıp durumda olduğunu ve akrabaları, sevdiklerinin akıbetini ortaya çıkarabilecek herhangi bir bilgi bulmak umuduyla neredeyse her gün hastaneyi ziyaret ettiklerini bildirdi. Adli tıp ekiplerinin, modern adli tıp teknolojileri yerine ilkel yöntemlere güvenmek zorunda kaldıkları için, kimliği belirsiz cesetlerin çok az bir kısmını teşhis edebildiklerini açıklayan Ashour, "Çoğu durumda, yalnızca görsel incelemeye güveniyoruz. Bize getirilen kalıntıların çoğu giysisiz geliyor ve genellikle sadece iskelet kalıntılarından oluşuyor. Ölen kişinin kimliğini sadece çıplak gözle belirlemek imkansız" ifadelerini kullandı.
GÖÇ, KİMLİK TESPİTİ SÜRECİNİ KARMAŞIKLAŞTIRDI
Ziad Ashour, savaşın ve Gazze nüfusunun kitlesel yer değiştirmesinin kimlik tespit sürecini daha da karmaşık hale getirdiğini belirterek, "Birçok aile artık akrabalarının en son nerede görüldüğünü bilmiyor. Kaybolduklarında ne giydiklerini de doğru bir şekilde hatırlayamıyor. Yerinden edilme ve ailelerin yaşadıkları yerlerden ayrılması, kimliği belirsiz cesetlerin belirlenmesine yardımcı olabilecek hayati bilgilerin kaybına yol açarak, çalışmalarımızı önemli ölçüde zorlaştırıyor ve binlerce ailenin acısını arttırıyor" dedi.
CAN KAYBI 73 BİN 250'YE YÜKSELDİ
İsrail ile Hamas arasında 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana Gazze Şeridi'nde hayatını kaybedenlerin sayısı bin 127'ye, yaralı sayısı 3 bin 643'e ulaştı. İsrail saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana toplam can kaybı 73 bin 250'ye, yaralı sayısı 173 bin 751'e yükseldi.