Ana içeriğe geç

Bulls Portföy Genel Müdür Yardımcısı Serdar Orman: Fon seçiminde sadece getiriye değil, risk yönetimine de odaklanılmalı

Bulls Portföy Genel Müdür Yardımcısı Serdar Orman, yatırım fonu seçiminde yalnızca yüksek getirinin yeterli bir kriter olmadığını belirterek, yatırımcıların fonların risk yönetimi, volatilitesi ve uzun vadeli performansını da dikkate alması gerektiğini söyledi.

Bulls Portföy Genel Müdür Yardımcısı Serdar Orman: Fon seçiminde sadece getiriye değil, risk yönetimine de odaklanılmalı
Dünya Gazetesi
16

Fon yatırımında kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade istikrarlı performansın önem taşıdığına dikkat çeken Orman, yüksek getirinin her zaman başarılı bir yatırım anlamına gelmediğini ifade etti.

"Yatırımcıların sadece fonun ne kadar kazandırdığına değil, bu getirinin hangi risk seviyesinde elde edildiğine de bakması gerekiyor. Çok yüksek volatilite karşılığında sağlanan getiriler, yatırımcı açısından her zaman tercih edilmesi gereken bir durum değildir. Aynı getiriyi daha düşük dalgalanmayla sağlayan fonlar çok daha değerlidir. Volatilite, bilinçli yöneticiler için bir fırsatken, bilgisiz yatırımcılar için sermaye kaybı riski taşıyabilir. " dedi.

“Volatilite her zaman risk değildir”

Piyasalarda volatilitenin çoğu zaman olumsuz algılandığını belirten Orman, deneyimli fon yöneticileri açısından dalgalanmaların önemli fırsatlar da oluşturabileceğini söyledi.

"Volatilite tek başına risk anlamına gelmez. Güçlü temel analiz yapan fon yöneticileri için doğru hisselerde oluşan fiyat dalgalanmaları yeni alım fırsatları yaratabilir. Burada önemli olan, yaşanan hareketin geçici bir fiyat oynaklığı mı yoksa kalıcı bir değer kaybının başlangıcı mı olduğunu doğru analiz edebilmektir."

“Yatırımcılar drawdown oranlarını da incelemeli”

Fon seçiminde yatırımcıların yalnızca performans tablolarına odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Orman, maksimum geri çekilmeyi ifade eden "drawdown" göstergesinin de dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti.

"Drawdown, fonun geçmişte yaşadığı en yüksek değer kaybını gösteren önemli bir risk göstergesidir. Uzun vadede yatırımcıların fonda kalabilmesi için bu geri çekilmelerin yönetilebilir seviyelerde olması büyük önem taşıyor."

“Panik satışları en büyük hatalardan biri”

Dalgalı piyasalarda yatırımcıların en sık yaptığı hatalardan birinin panikle pozisyon değiştirmek olduğunu belirten Orman, davranışsal finansın yatırım kararları üzerindeki etkisine dikkat çekti.

"Yatırımcılar yükseliş dönemlerinde piyasaya geç katılıyor, düşüşlerde ise kayıplara karşı aşırı hassas davranarak satış yapıyor. Oysa birçok zaman fon yöneticileri için bu geri çekilmeler önemli alım fırsatları oluşturabiliyor. Bu nedenle kısa vadeli dalgalanmalarda acele karar verilmemeli."

“Aktif yönetilen fonlar dalgalı dönemlerde avantaj sağlayabilir”

Endeks fonları ile aktif yönetilen fonlar arasındaki farklara da değinen Orman, özellikle belirsizlik dönemlerinde aktif fon yöneticilerinin esnek karar alma kabiliyetinin öne çıktığını ifade etti.

"Endeks fonları düşük maliyet avantajı sunarken, aktif yönetilen fonlar piyasa koşullarına göre portföy dağılımını değiştirebilme esnekliğine sahiptir. Özellikle volatilitenin yüksek olduğu dönemlerde başarılı fon yöneticileri yatırımcı lehine önemli fark yaratabilir."

“Tematik fonlarda aktif yönetim öne çıkıyor”

Son yıllarda yapay zekâ, savunma sanayi, enerji dönüşümü ve sağlık teknolojileri gibi alanlara yatırım yapan tematik fonlara ilginin arttığını belirten Orman, bu fonlarda da seçici olunması gerektiğini söyledi.

"Tematik fonlar yalnızca belirli sektörleri değil, ekonomideki büyük dönüşümleri temsil ediyor. Yapay zekâ, siber güvenlik, enerji altyapısı, veri merkezleri ve savunma sanayi önümüzdeki yılların önemli yatırım temaları arasında yer alıyor. Ancak bu alanlarda zaman zaman şirket değerlemeleri hızla yükseldiği için aktif fon yönetimi daha sağlıklı sonuçlar verebilir."

Enerji ve savunma sanayi öne çıkabilir

Türkiye'nin özellikle enerji altyapısı ve savunma sanayisinde önemli bir potansiyel taşıdığına dikkat çeken Orman, önümüzdeki dönemde bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin yatırımcıların radarında olabileceğini belirtti.

"Yapay zekâ yatırımları yalnızca teknoloji şirketlerini değil, enerji altyapısını, trafo üreticilerini, veri merkezlerini ve mühendislik şirketlerini de destekliyor. Avrupa'ya yakınlığı ve ABD pazarına erişim potansiyeli sayesinde Türk enerji şirketleri önemli avantajlara sahip. Savunma sanayi, enerji depolama çözümleri, elektrik altyapısı ve veri merkezi yatırımlarına katkı sağlayan şirketler önümüzdeki dönemin öne çıkan yatırım temaları arasında yer alabilir."

Orman, yatırımcıların fon tercihlerinde günlük performans yerine uzun vadeli strateji, risk yönetimi ve fon yöneticisinin başarısını birlikte değerlendirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Faizlerin düşmesiyle birlikte daha cazip hale gelebilecek sektörler hakkında bilgi verdi:

  • Savunma Sanayi: Aselsan gibi güçlü oyuncularla öne çıkıyor.
  • Havacılık: Barış ortamı ve kur hareketlerinin hızlanması durumunda Türk Hava Yolları gibi şirketler potansiyel taşıyor.
  • Bankacılık: Sağlam yapısı ve 2001 krizinden alınan derslerle dünyaya örnek olabilecek bir sektör.
  • Enerji: Özellikle batarya depolama, yenilenebilir enerji, mühendislik çözümleri ve elektrik altyapısı (trafo gibi) yapay zekanın gerektirdiği elektrik ihtiyacına yönelik potansiyel barındırıyor. Çin'e yönelik ambargolar, Türk şirketlerine AB ve ABD pazarlarında fırsatlar sunabilir.
  • Sağlık Teknolojileri: Türkiye'deki sağlık reformları ve teknolojik ilerlemeler bu alanda hızlı gelişmeler sağlayabilir (örneğin Aselsan'ın sağlık cihazları).
  • Veri Merkezleri ve Telekomünikasyon: Yapay zekanın artan veri ihtiyacı bu alanlarda şirketlere yeni fırsatlar sunabilir.
Kaynağa Git

İlgili Haberler