Ana içeriğe geç

Dijital bir dayanışma deneyi: Tutsaklar yazdı, yapay zeka resme dönüştürdü

Dijital bir dayanışma deneyi: Tutsaklar yazdı, yapay zeka resme dönüştürdü
Birgün
16

Abidin YAĞMUR

Cezaevlerindeki siyasi tutsaklarla uzun süredir mektuplaşma ağı kuran Görülmüştür ekibi, yeni bir çalışmaya imza attı.

Yıllardır içerde olan, dijitalleşme çağını içerden ve uzaktan izlemek zorunda kalan siyasi tutsakların hayal gücü ve anlatım biçimleri, yapay zekanın marifetleriyle resme dönüştürüldü.

“Özgürlük aslında nerededir” sorusuyla yola çıkan ekibin, 40 tutsağın katkısıyla hazırladığı sergi bu kez Mersin’de kapılarını açacak.

Dijital Görüş-Tutsal Hayallerin Yapay Zeka İle Tanışması adlı sergi, 14 Haziran Pazar günü saat 17.30’da Mersin Kültürhane’de sanatseverlerle buluşacak.

Bu serginin, alışıldık resim sergilerinden bir farkı var. Sergide yıllardır içerde olan, kimi daha yeni tahliye edilen 40 siyasi tutsağın eserleri yer alacak.

Sergiyi düzenleyen Görülmüştür ekibi, uzun süredir cezaevleriyle dışardakiler arasında mektup dayanışma ağı yürütüyor.

Görülmüştür ekibi daha önceki yıllarda tutsakların resim, şiir, mektup gibi eserlerini de sergileşmişti ancak bu serginin, o sergilerden büyük bir farkı daha var: Bu sergide yer alan eserleri, siyasi tutsaklar düşündü, anlattı, yüzeye yapay zeka döktü.

Yazar Adil Okay’ın koordinesinde, Ezgi Bakçay’ın küratörlüğünde hazırlanan sergi için 40 tutsağın anlatımlarını yapay zekayla Deniz Şiar Bozkurt ve Burkay Gündüz buluşturdu. Serginin grafik tasarımlarını ise Tülin Şahin Okay yaptı.

“Özgürlük aslında nerededir?”

Yazar Adil Okay sergiyle ilgili şunları söylüyor: “Teknoloji baş döndürücü bir hızla gündelik hayatı dönüştürürken; yapay zekanın yaratıcılığı köreltebileceği ve kullandığı enerji nedeniyle çevre tahribatına yol açabileceği yönündeki kaygıların farkındayız. Ancak bu projede, bu teknolojiyi mahpusların zihinlerindeki özgür alanı dış dünyaya taşımak için bir "dijital fırça" olarak konumlandırıyoruz. Amacımız, yapay zekanın soğuk verileriyle değil, insanın tükenmez hayal gücüyle bu imkanları yeniden yorumlamaktır.

Hapishanelerde fırçanın, boyanın ve renkli kalemin yasak olduğu bir gerçeklikte; biz onlardan fırça tutmalarını değil, zihinlerindeki çocukluk sokaklarını, unutamadıkları anıları veya ütopyalarını kelimelere dökmelerini istedik. Onlar renkleri ve ışığı kelimelerle resmederken, biz de bu betimlemeleri yapay zekâ aracılığıyla görsel formlara dönüştürerek "içerisi" ile "dışarısı" arasında yeni bir köprü kurduk.

Bu sergi bir teknoloji gösterisi değil, bir ahde vefa duruşudur. Doğayı, yaşamı ve özgürlüğü savunurken susturulmak istenenlerin, betona inat yeşerttikleri düşlerin dış dünyaya taşınmasıdır. Bu sergide, mahpusların mektuplarıyla şekillenen görseller şu temel soruyu soruyor: Maddi hayatın kısıtlandığı bir yerde, soyut düşünme yetisi hala ayaktaysa, özgürlük aslında nerededir?”

“Perde çekmeyi özledim, kornişten çıkan hafif metalin sürtünme sesiyle…”

Ezgi Bakçay da sergiyle ilgili şunları söyledi: “Görülmüştür Kolektifi tam 17 yıldır, mektubu; görmenin, duymanın, dokunmanın aracı olarak kullanıp; içerisi ve dışarısının, görünür ve görünmezin, duyulur ile duyulmazın yerini değiştiriyor. Görülmüştür Kolektifi özgürlüğü bir eylem olarak, toplumsal, sanatsal pratikler arasında, estetik ve politika ilişkisinde yeniden tanımlıyor. Hem de en beklenmedik yerde, duyusal hayatın yoksullaştırmasıyla çalışan bir disiplin mekanı olan hapishanede.

“Dijital Görüş” klavye ve daktilonun, kimi zaman kalemin bile yasak olduğu yerden gelen mektupları yapay zekayla buluşturma fikrinden doğdu. Meramımız, teknolojinin gündelik hayatı bütünüyle değiştirdiği bir çağda, bu dönüşümden uzak kalan tutsak sanatçıları, yeni araçlarla tanıştırmaktı. Mektupları okumaya başlayınca işimizin ne kadar zor olduğunu fark ettik.

Bu kadar zengin bir imgelemi nasıl görselleştirecektik? Yıllarca kutsal emanet gibi saklanmış bir çocukluk anısını, hiç çekilmemiş bir aile fotoğrafını, sadece bir dizesi hatırlanan şiiri, hiç kimsenin gitmediği bir kenti, hiç duyulmamış bir şarkıyı… “Perde çekmeyi özledim, kornişten çıkan hafif metalin sürtünme sesiyle… bir halıya çıplak ayakla basabilmeyi özledim… bir kapıyı koluna bastırarak açmayı özledim” diyen şair Erol Zavar’ın, 25 yıllık hasretini, yapay zeka nasıl yeniden üretecekti?

Nihayet “Dijital Görüş”te orijinal mektuplar, taranmış metinler ve yapay zekanın ürettiği görseller bir arada sergilenecek. İzleyiciler, bu anlam üretme ve dayanışma sürecinin parçası olmaya davet edilecek.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler