Şanlıurfa'da resmi üniformalı bir polisin Suriyeli Haznevi Tarikatı şeyhinin elini öpmek için sıraya girmesi, "Paralel sadakat" tehlikesini yeniden tartışmaya açtı. CHP'li Murat Bakan olayı 15 Temmuz ve 'sarıklı amiral' vakalarındaki cezasızlıkla ilişkilendirirken, İçişleri Bakanlığı görüntülerin ardından kamuoyuna herhangi bir soruşturma açıklaması yapmadı.
CHP'Lİ BAKAN: BAŞKA BİR EFENDİYE BAĞLILIK MESLEĞİN ÖZÜYLE ÇELİŞİR
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, ortaya çıkan görüntülerle ilgili halktv.com.tr'ye yaptığı açıklamada, kamu görevlilerinin tarikata teslimiyetini eleştirdi. Bakan, şunları kaydetti:
"Şanlıurfa’da bir camide ortaya çıkan görüntüler son derece endişe vericidir. Üniformasını giymiş bir polis memuru, Suriyeli Haznevi Tarikatı’nın şeyhinin elini öpmek için sıraya girmiş. Tasavvuf geleneğinde müridin şeyhine bağlılığını tarif eden çok bilinen bir kavram var: 'Gassal önünde meyyit olmak.' Yani kişinin iradesini tamamen teslim edip sorgulamadan şeyhine tabi olması. Bugün karşımızdaki görüntü tam olarak budur. Silah taşıma yetkisi verilmiş, vatandaşın özgürlüğüne doğrudan müdahale edebilecek bir kamu görevlisinin bir tarikat şeyhine bu denli teslim olması kabul edilemez. Polis devlete bağlıdır, hukuka bağlıdır, amirine bağlıdır. Bunun dışında başka bir 'efendiye' bağlılık, bu mesleğin özüyle çelişir."

"KULA KULLUK EDENLERİN TÜRKİYE'Yİ NE HALE GETİRDİĞİNİ GÖRDÜK"
Olayı geçmişteki FETÖ yapılanması ve 15 Temmuz darbe girişimiyle karşılaştıran Bakan, geçmişteki cezasızlık politikalarının yeni vakalara zemin hazırladığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:
"Kula kulluk edenlerin Türkiye’yi ne hale getirdiğini bu ülke gördü. 15 Temmuz gecesi devletin silahları millete çevrildi. O geceyi mümkün kılan şey; devlet kurumlarına sızmış, amirine değil şeyhine, hukuka değil örgüt liderine adeta gassal önünde meyyit gibi teslim olmuş yapılardı. O felaketin bedelini dürüst polisler, vatanına sadık askerler ve bu ülkenin insanları ödedi. Bu meseleyi yıllardır takip eden bir milletvekiliyim. Bir dönem Tuğamiral Mehmet Sarı, makam aracıyla gittiği tarikat evinde askeri üniformasının üzerine sarık ve cübbe giyerek görüntülenmişti. Milli Savunma Bakanlığı soruşturma başlattı, ancak sonuç hiçbir zaman açıklanmadı. Dönemin Bakanı Hulusi Akar’a beş ayrı soru önergesi verdim, beşi de yanıtsız kaldı. Mehmet Sarı cezasız kaldı, üstelik YAŞ kararlarıyla emekli edilerek ödüllendirildi."
"DEĞİŞEN NE OLDU?"
Mehmet Sarı olayı için daha önce yaptığı "Bu cezasızlık, bu tür yapılanmalar için cesaret kaynağı olacak" uyarısını hatırlatan Bakan, İçişleri Bakanlığı'nı göreve çağırdı:
"Bugün Şanlıurfa’da gördüğümüz tablo o cesaretin büyümüş halidir. Aradan on yıl geçti. Değişen ne oldu? İçişleri Bakanlığı’na soruyorum: Bu görüntüler hakkında soruşturma başlatıldı mı? Bu polis memuru hakkında işlem yapıldı mı? Kudüs’e vali olmayı hayal ettiğini kamuoyuyla paylaşan bir İçişleri Bakanı’nın yönetiminde bu soruşturma nasıl yürütülecektir? Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bu konuyu Meclis gündemine taşımaya, kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğim. Türk polisi millete hizmet eder. Şeyhlere, tarikatlara, paralel sadakat odaklarına değil."
ŞANLIURFA'DAKİ CAMİDE NELER YAŞANDI?
Siyasi tepkilere neden olan görüntüler Şanlıurfa’da bir camide kaydedildi. Suriyeli Haznevi Tarikatı’nın Şeyhi Abdüsselam el Haznevi’nin elini öpmek için cami içinde uzun bir kuyruk oluştu. Camide görevli imamdan cami cemaatine kadar herkes teker teker kuyruğa geçerek el öpme sırasında yer alırken, kalabalığın arkasında resmi üniformasıyla sırada bekleyen bir polis memuru kameraya yansıdı.
Görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından binlerce kullanıcı, söz konusu olayın kabul edilemez olduğunu belirterek İçişleri Bakanlığını göreve çağırdı. İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma başlatıp, başlatmadığına dair kamuoyuna yansıyan bir bilgi bulunmuyor.