Ana içeriğe geç

AK Parti'den dikkat çeken "süreç" açıklaması: "Şimdiye kadar silahlar bırakılmalıydı"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye hedefine yönelik yasal çerçevenin, terör örgütünün silah bırakma şartına bağlı olarak ve belirli bir zaman dilimini kapsayacak şekilde hayata geçirileceğini açıkladı.

AK Parti'den dikkat çeken "süreç" açıklaması: "Şimdiye kadar silahlar bırakılmalıydı"
Turktime
16

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Habertürk'te katıldığı televizyon yayınında Terörsüz Türkiye sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.

"SİLAHLAR BIRAKILMALIYDI"

Geçmişteki süreçlerin, terör örgütünün silah bırakma söylemine rağmen somut adım atmaması ve eylemlere dönmesi nedeniyle kesintiye uğradığını hatırlatan Çelik, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin çağrısının meselenin konuşulması için zemin oluşturduğunu, sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla devlet politikası haline geldiğini ve Cumhur İttifakı'nın bu politikanın taşıyıcısı olduğunu belirterek, "Terör örgütünün silah bırakma söylemini ortaya koymasına rağmen somut adımlar atmaktan kaçınması ve daha sonrasında da silahlı tarafa dönmesi neticesinde o süreçler akamete uğratıldı. Şimdi son dönemde hem Bahçeli'nin tarihi bir çağrısı oldu. Türkiye'de pek çok şeyin önünü açan, bu meselenin daha rahat konuşulmasını sağlamaya dönük çok büyük bir zemin oluşturdu Sayın Bahçeli. Sayın Cumhurbaşkanımızın da siyasi hayatının başından beri bir deneyimi var. Onun talimatlarıyla bir devlet politikasına dönüştü. Biz Cumhur İttifakı olarak bunu en büyük sahiplenicisi ve taşıyıcısıyız. Geldiğimiz bir nokta var. Bu tip işlerde ideal olmuyor. Terörsüz Türkiye açısından şimdiye kadar silahlar bırakılmalıydı, gündemden kalkmalıydı, ideal buydu. Süreçle ilgili aksama var diyenler oluyor, iktidar oyalıyor diyenler var. Bunu diyenler terör örgütünün silah bırakma konusunda etkili adımlar atmamasını gündemlerine almıyorlar" dedi.

"MAĞARALAR BOŞALTILDI ANCAK SİLAH BIRAKMA SÜRECİ KESİNTİSİZ İLERLEMEDİ"

Sürecin ilerleyişinin farklı ritimlerde gerçekleşebileceğini ve yasal düzenlemelerle silah bırakma adımlarının eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini aktaran Çelik, mağaraların boşaltılmasına karşın silah bırakma eyleminin kesintisiz devam etmediğini vurgulayarak, "Her işin bir ritmi var. Bu olayların da şöyle bir ritmi var, bazen bir aylık yol bir günde gidiliyor bazen bir günlük yol bir ayda gidiliyor. Sayın Devlet Bahçeli, 'bu iki kanatlı bir kuştur' demişti. Bir yandan yasal düzenlemeler bir yandan silah bırakmanın devam etmesi gerekir. Silah bırakma devam etmedi. Mağaralar boşaltıldı ama silah bırakmanın kesintisiz, etkili ve tatminkar bir şekilde devam etmesi lazımdı" ifadelerini kullandı.

TERÖRSÜZ BÖLGE VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE BİRBİRİNİ BÜTÜNLEYEN TEK KAVRAM

Terör örgütünün siyasi kanadı ve Avrupa'daki yasa dışı yapılanmalarıyla bir bütün olduğunu anımsatan Çelik, terörsüz bölge ile terörsüz Türkiye kavramlarının birbirini tamamladığını ve örgütün yurt içinin yanı sıra komşu ülkeler ile Avrupa'da da faaliyet gösterdiğini dile getirip, "Burada esas olan terör örgütünün bütün silahlı unsurlarından, bütün uzantılardan, silahtan uzaklaşması, silahların yakılmasıdır. Bu terör aslında bir paket. Bunun siyasi tarafı da var. Avrupa'daki illegal yapılar da var. Biz daha bu süreçle ilgili ilk açıklamamızda terörsüz bölge ve terörsüz Türkiye arasında ontolojik bir ilişki olduğunu söyledik. Birbirini bütünleyen tek bir kavramdır esasında. Silahlı terör örgütü Türkiye'nin içinde faaliyet gösterdiği gibi Irak'ta, Suriye'de, İran'da faaliyet gösteriyor. Avrupa boyutu da var. Bütün bunların değerlendirildiği süreçlerden geçildi" şeklinde konuştu.

YENİ YASAL ÇERÇEVE PKK'NIN SİLAH BIRAKMASI ŞARTIYLA HAYATA GEÇECEK

Meclis komisyonunun yürüttüğü çalışmalara değinen Çelik, yeni aşamada oluşturulacak yasal çerçevenin PKK'nın silah bırakması şartına bağlanacağını ve belirli bir süreyi kapsayacağını aktararak, "Meclis bir komisyon çalışmasıyla bunu bütünleyecek, kuşatacak bir çalışma yaptı ve sonunda da esasında silah bırakmanın esas olduğuna dair imza atıldı. Komisyona katılmayanlar da oldu. Gelinen noktada yeni aşamadayız. Terör örgütünün silahları tamamen bırakması için bir yasal çerçevenin oluşması gerekiyor. Bu yasal çerçevenin de silah bırakma şartına bağlı olarak, bu konuya özgü ve belli bir zaman dilimini kapsayan çerçevede bir değerlendirmemiz var. Yasa çıkarılsın isteyen uysun, istemeyen uymasın gibi bir şey değil. Yasal çerçevenin silah bırakma şartına bağlı olarak belli bir zaman dilimini kapsayan çerçeve olacak. Buradaki esas mesele; şimdi taslak olarak tartışılacak, daha sonra çerçeveye dönüştüğünde, silah bırakma şartıyla hayata geçecek. Bu Meclis komisyon raporu, Cumhur İttifakı'nın açıklamalarında kastedilen budur. Bunun mantığı; bu çerçeve silah bırakma şartına bağlı olarak hayata geçecek çerçevedir. PKK terör örgütünü hedeflemekte ve belli bir süreyi içerecektir" dedi.

TÜRKİYE'DE ETNİK AYRIŞMA YOK: TERÖR BÜYÜK DEVLETLERİN VEKİL GÜCÜ

Sürecin terörün meşrulaştırılması olarak yorumlanmasına tepki gösteren Çelik, dünya örneklerindeki iç savaş ve etnik ayrışma durumlarının Türkiye için geçerli olmadığını, ülkede gruplar arası kader birliği bulunduğunu ve büyük devletlerin emperyal hedefleri doğrultusunda terör örgütlerini vekil güç olarak kullandığını belirterek, "Birileri bundan terörün meşrulaşmasını anlamaya ve anlatmaya çalışıyor. Bu demokratik bir ülkede asla kabul edilemeyecek bir yaklaşımdır. Terör bir insanlık suçudur. Bunun hem ülkemizde hem bölgede kalkması lazım. Zaman zaman bu dünya örnekleri tartışılırken yanlış analizler yapılıyor. Oradaki birtakım modeller, yaklaşımlar buraya taşınmaya çalışılıyor. Örnek verilen çalışmaların pek çoğundaki ülkelerde esasında oralarda iç savaş ortamı, etnik temelde tam bir ayrışma söz konusu olmuştur. Duvarların arkasında sürdürülen yaşamlardır. Halbuki Türkiye'de, Türk, Kürt, Alevi, Sünni bütün grupların arasında kaderdaşlığa dayana bağ vardır. Terörün en yoğun olduğu zamanlarda bile gündelik hayatın içerisinde Türk ile Kürt arasında sorun olmamıştır. Kimse kimsenin canına taş atmamıştır. Balkanlar ve diğer yerlerde bu sorunlar aşağıdan yukarıya çalışan sorunlardır. Ama Türkiye'de hiçbir zaman terör Türk-Kürt kardeşliğinin arasına girememiştir, Alevi-Sünni kardeşliğinin arasına girememişti. Bölgemize dönük planları olan büyük devletler var. Bu devletlerin kullandığı vekil güçler var. Bir kısmı biliniyor, bir kısmı bilinmiyor. Terör örgütlerinin bölgedeki bütün halklara düşmanlık eden, halkların çıkarlarını hedef alan birtakım emperyal hedefler için vekil güç olarak kullanıldığını biliyoruz" açıklamasını yaptı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler