Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan yazısında 'KOÇ Grubu’nun 100’üncü Yıl Programı' ilişkin düşüncelerini paylaştı.
İŞTE AHMET HAKAN'IN YAZISI
KOÇ Grubu’nun 100’üncü Yıl Programı.
Devlet Bahçeli ile Özgür Özel, gayet samimi biçimde selamlaşıp konuşuyorlar.
E ne var bunda?
Bana göre hiçbir şey yok. Gayet sıradan bir görüntü. Yorum yapmak bile lüzumsuz
Ama bazı Özgür Özel taraftarları, hiç beğenmediler bu görüntüyü.
“Sen bizimle dalga mı geçiyorsun Özgür Bey? Bu nasıl rezalet” falan diye Özgür Özel’e saydırdılar da saydırdılar.
Size bir şey söyleyeyim mi?
Bunu fazlasıyla hak etti Özgür Özel.
Günlerce “ödünsüz bir direniş gerillası” gibi hareket ettikten sonra...
“Küt” diye “aşırı olgun bir büyük müzakere adamı” gibi hareket ederseniz...
Kitleniz de size “hop” der.
Özgür Özel artık bir karar vermeli:
Direnişçi mi olacak müzakereci mi? / Ödünsüz mü olacak uzlaşmacı mı? / Gerilla mı olacak siyaset adamı mı? / Aşırı öfkeli mi olacak olgun mu?
TARİHİN EN TALİHSİZ YERİNDE
MUHARREM İnce’den söz ediyorum.
İnce’nin aşırı trajik serüvenine şöyle bir bakalım:
- Adamcağız Kemal Kılıçdaroğlu’ndan illallah edip kırk yıllık baba ocağını terk edip gitti.
- Memleket Partisi diye ayrı bir parti kurduğu için Kılıçdaroğlu sevenler tarafından linç edildi.
- Baktı ayrı partiyle de olmuyor, partisini kapatıp yeniden CHP’ye iltica etti.
- Tam yeni duruma alışıyordu ki Kemal Kılıçdaroğlu, mahkeme kararıyla CHP’nin başı oldu.
Butlan kararından sonra derin bir sessizliğe gömülmüş durumda Muharrem İnce.
Sanırım “keşke Kadir Gecesi’nde dünyaya gelseydim” diye ağlıyordur.
Muharrem İnce için...
Tarihin doğru ya da yanlış tarafında durup durmadığıyla ilgili bir hüküm vermek istemem ama tarihin en talihsiz yerinde durduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ