H5N1 kuş gribi, küresel ölçekte yayılmasını sürdürüyor. Bilim insanlarının yıllardır beklediği gelişme gerçekleşti ve virüs ilk kez Avustralya'da tespit edildi. Böylece H5N1'in görülmediği kıta kalmadı.
Avustralya makamları, Batı Avustralya eyaletindeki Esperance yakınlarında bulunan bir deniz kuşunda virüsü doğrularken, kısa süre sonra Güney Avustralya'da ikinci bir yabani kuş vakası daha tespit edildi. Bu durum, virüsün ülkede ilk tahmin edilenden daha geniş bir alana yayılmış olabileceği endişesini artırdı.
İlk kez 1996 yılında Çin'de çiftlik kazlarında tespit edilen H5N1 virüsü, özellikle son yıllarda çok daha agresif bir yapıya büründü.
Bilim insanlarını en fazla endişelendiren ise 2.3.4.4b adı verilen varyant. Bu varyant artık yalnızca kümes hayvanlarını değil; göçmen kuşlar aracılığıyla dünyanın dört bir yanına yayılıyor ve bugüne kadar tilki, fok, deniz aslanı, kedi, köpek ve süt sığırları dahil 50'den fazla memeli türünde görüldü.
Virüsün yabani kuş popülasyonlarına yerleşmesi, kontrolünü önceki salgınlara göre çok daha zor hale getiriyor.
Tarım için yeni risk
Uzmanlara göre, kısa vadede en büyük tehdit insan sağlığından çok hayvancılık açısından ortaya çıkıyor.
Daha önce Brezilya'da ticari bir kanatlı işletmesinde görülen tek bir H5N1 vakası bile Çin ve Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkenin ithalatı durdurmasına neden olmuş, milyarlarca dolarlık ihracat riske girmişti.
Dünya genelinde ise son yıllarda yüz milyonlarca kanatlı hayvan itlaf edildi. Bu süreç; yumurta, tavuk eti ve yem piyasalarında arz daralmasına, gıda fiyatlarında yükselişe ve uluslararası ticarette yeni kısıtlamalara yol açtı.
Avustralya'da ticari işletmelere sıçraması halinde benzer karantina uygulamaları, hayvan hareketi yasakları ve toplu itlafların gündeme gelmesi bekleniyor.
Sağlık otoriteleri, mevcut durumda genel toplum için riskin düşük olduğunu vurguluyor. Virüs, insanlara çoğunlukla enfekte kuşlar veya hayvanlarla yakın temas sonucu bulaşıyor. Şimdiye kadar insanlar arasında sürekli bulaşmayı sağlayacak bir mutasyona rastlanmadı. Ancak bilim insanları her yeni enfeksiyonun virüs için yeni bir mutasyon fırsatı oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Özellikle 2024 yılında ABD'de süt sığırlarına ve çiftlik çalışanlarına bulaşması, virüsün memelilere uyum sağlama kapasitesine ilişkin endişeleri artırdı.
Avustralya alarma geçti
Avustralya hükümeti son yıllarda olası H5N1 salgınına hazırlık amacıyla 113 milyon Avustralya dolarından fazla yatırım yaptı.
Gözetim sistemleri güçlendirilirken, laboratuvar kapasitesi artırıldı ve tarım, çevre, halk sağlığı ile afet yönetim kurumlarının yer aldığı ulusal bir kriz ekibi oluşturuldu.
Ülkenin en büyük kanatlı üreticilerinden Ingham's Group da Batı Avustralya'daki tüm tesislerinde biyogüvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardı.
Yetkililer, vatandaşlardan hasta veya ölü yabani kuşlara ve deniz memelilerine dokunmamalarını, şüpheli vakaları derhal resmi makamlara bildirmelerini istiyor.
Avustralya, dünyanın önemli kanatlı eti üreticilerinden biri olmasının yanı sıra biyogüvenlik standartlarıyla öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.
Virüsün burada da yayılım göstermesi halinde, küresel kanatlı ürünleri ticareti, yem piyasaları ve gıda fiyatları üzerinde yeni baskılar oluşabileceği değerlendiriliyor.