Ferit PARLAK
COP31 Business Forum - İş Dünyası İstişare Toplantısı, dün TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ve COP31 İş Dünyası Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yanı sıra TÜSİAD, MÜSİAD, DEİK, YASED, TİM, TBB, TİSK ve TÜRKONFED gibi iş dünyası kuruluşları, oda ve borsalar ile Türkiye’nin büyük ölçekli holding ve şirketlerin temsilcileri katıldı.
Toplantıda konuşan Bakan Kurum, Sanayi Devrimi’nden bu yana şekillenen küresel ticaret kurallarının “Yeşil Dönüşüm” ekseninde baştan yazıldığına vurgu yaparak, “Biz, bu dönüşüm sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluğun teknolojiye erişim ve uygun/ucuz maliyetli finansman olduğunu çok iyi biliyoruz. İşte tam da bu nedenle özel sektörün ve finans dünyasının iklim eylemine daha güçlü katılımı olmazsa olmazımız” dedi.
İş dünyasına çağrıda bulunan Kurum, “Zira COP31’e güçlü ve etkin katılım sanayicimizin ihtiyaç duyduğu uluslararası uygun iklim finansmanının da anahtarı olacaktır. Bu süreci her birinizin bir fırsat olarak değerlendirmesini istiyorum. COP31’i yalnızca devletlerin yürüttüğü bir bürokratik süreç olarak değil; iş dünyamızın en önde koştuğu iklim ve kalkınma seferberliği olarak görmenizdir. Unutmayın ki, bilim politika üretir; ancak o politikayı yatırıma, teknolojiye ve sahada somut bir dönüşüme çevirecek olan sizlersiniz” şeklinde konuştu.
“Somut projelerle gelin”
Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın ihracatımızın, pazar payımızın ve küresel rekabet gücümüzün ön koşulu haline geldiğinin altını çizen Kurum, “COP31 sürecine yalnızca genel değerlendirmelerle değil; somut öneriler, finansmana hazır projeler ve uygulanabilir iş modelleriyle gelin. Önümüzde devasa yatırım alanları var. Özellikle artan küresel enerji talebine karşı en akılcı çözüm olan binalarda enerji verimliliği uygulamaları ve yeşil sertifikasyon süreçleri, inşaat ve malzeme sanayimiz için muazzam bir inovasyon ve yatırım sahasıdır” diye konuştu.
“Yeni düzenin belirlenme sürecinde rol almalıyız”
Yeni dünya düzeninin belirlendiği bir süreç yaşandığına ve bu süreçte Türk iş dünyasının rol alması zorunluluğuna dikkat çeken Bakan Kurum, bu hedefe ulaşmak için fırsatlar bulunduğuna dikkat çekti. Kurum, “İş dünyamızın COP 31 sürecine etkin katılımı demek, “Yeşil dönüşümde” yol haritamızın aktif paydaşlıkla belirlenmesi demektir; Türkiye’nin ve Türk sanayisinin bu yeni düzenin kurallarını bizzat alanda belirlemesi demektir; Küresel aktörleri uzaktan izlemesi değil, masada yan yana oturarak politika yapım sürecine katkı sunması demektir” ifadelerini kullandı.
“COP31 ile Türk iş dünyası vitrine çıkacak”
İş dünyasına ve Türkiye’nin COP 31 yolculuğuna güç katacak tarihi bir adım daha atıldığının altını çizen Kurum şunları söyledi: “Biz COP31’i bir uluslararası zirve olmanın yanısıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Bu süreçte TOBB’un ulusal ve küresel oda-borsa ağı, yüksek kurumsal kapasitesi, tecrübesi, sektör meclisleri ve KOBİ erişimi bizim için vazgeçilmezdir. Her platformda dile getirdiğim üzere, biz Türkiye olarak vizyonumuzu “Geleceğin COP’u: Uygulama COP’u” yaklaşımı üzerine inşa ediyoruz.”
“Somut adımlara ihtiyaç var”
Dünyanın daha fazla taahhüde değil; hedefleri sahaya indirmeye, uygulamayı hızlandırmaya ve dönüşümü ölçülebilir ekonomik sonuçlara çevirmeye ihtiyacı olduğunu çok iyi bildiklerinin altını çizen Kurum, “Bu nedenle de tüm ülkelere, Antalya’ya gelmeden önce, ulusal iklim planlarını ve şeffaflık raporlarını sunmaları gerektiğini beyan ettik. Ülkelere iklim finansmanı yükümlülüklerini yerine getirmeleri çağrısı yaptık. Bu kararlılıkla bütün dünyaya Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon öneriyoruz.
COP31’de hedefimizi sözün aksiyona dönüştüğü, aksiyonun sahaya yayıldığı bir zirve temeline oturtuyoruz. Bu yaklaşımın sahadaki en önemli araçlarından biri olan eylem gündemimizi on öncelikli alan etrafında yapılandırıyoruz. Bu gündem; sıfır atık ve döngüsel ekonomi, temiz enerji dönüşümü ve yeşil, düşük karbonlu sanayileşmenin desteklenmesini kapsamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Temel odak alanlar belli
Kurum sözlerini şöyle sürdürdü: “Kırılgan bölgeler ile okyanus ve denizlerin dayanıklılığı, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım sistemleri de temel odak alanlarımız arasındadır. Yine şehirlerin iklime dayanıklı hale getirilmesi, iklim eylemini destekleyen finansal ve kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi, gençlerin sürece katılımının artırılması, dayanaklı sağlık sistemlerinin geliştirilmesi de bu çerçevede ele alınmaktadır. Bu süreçte iş dünyasından beklentimiz de büyük.
Hükümetlerden iş dünyasına kadar her kesime ‘sizi görüyor ve duyuyoruz’ diyoruz. Hatta yaklaşımınızın en güçlü unsurlarını alıp bunların COP31’e nasıl dâhil edilebileceğine bakmak istiyoruz. Bu çağrıyı, sözde bırakmıyoruz, çünkü bütün sektörleri yakinen takip ediyoruz. Yine temiz enerji dönüşümü açsından kritik bir başlık olarak öne çıkan ve Uluslararası Enerji Ajansı ile birlikte üzerinde çalıştığımız elektrifikasyon konusunu dikkatlerinize sunmak isterim.”
İş dünyasında çağrıda bulunan Bakan Kurum, “Gelin, bu vizyonu tüm dünyaya yayalım; Türkiye’nin bu başarı hikâyelerini hep birlikte yeniden ihya edelim. Gelin, COP31’e kadar gözbebeğimiz Türk özel sektörünün yeşil dönüşüm taahhütlerini, iyi uygulama örneklerini ve ihtiyaç duyduğu finansman/ politika araçlarını birlikte ortaya koyalım.
Gelin COP31’e kadar özel sektörün somut katkılarını görünür kılacak bir seferberliği birlikte yürütelim. Çünkü iklim eylemi sadece çevre politikası değil; rekabetçilik, ihracat, teknoloji, istihdam ve kalkınma politikasıdır. Ve sizlerin bu anlayışı iş dünyasına taşımanızı ve özel sektörün somut taahhütlerini COP31 gündemine hazırlamasını önemsiyoruz” açıklaması yaptı..
Hisarcıklıoğlu: Dönüşümün seyircisi değil, kural yazanı olmalıyız
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu , iklim mücadelesinin artık salt bir çevre meselesi değil; aynı zamanda 21. yüzyılın sanayi ve rekabet mücadelesi olduğuna vurgu yaparak, “Yeşil dönüşümün fabrikalarını, tedarik zincirlerini ve teknoloji standartlarını kim belirlerse, bu yüzyılın sanayi hiyerarşisini de o belirleyecektir. Bizim derdimiz bu dönüşümün seyircisi olmak değil; Türk iş dünyasını kuralı yazanlar safına, oyunun belirleyicisi konumuna taşımaktır” dedi.
Hisarcıklıoğlu, iklim değişikliğinin ülkelerin büyüme stratejilerini, enerji ve ekonomi politikalarını kökten değiştiren küresel bir dönüşüm hamlesi haline geldiğini ifade ederek, bu kapsamda COP31 Zirvesi’nin Türkiye’de yapılacak olmasının kritik bir öneme olduğunu bildirdi.
“COP31 Business Forum’u kuruyoruz.”
Hisarcıklıoğlu, “Türk iş dünyası olarak etkinliğin ülkemizde yapılacağının açıklandığı andan itibaren büyük bir heyecanla hazırlıklarımıza başladık. Bakanımız, her zamanki özel sektör dostu ve çözüm odaklı yaklaşımıyla birliğimizi, küresel iş dünyasının koordinasyonunu sağlamak üzere ‘COP31 İş Dünyası Elçisi / Private Sector Envoy’ olarak görevlendirdi. Bu kapsamda ilk adım olarak sizlerle COP31 Business Forum’u kuruyoruz” dedi.
Bugüne kadar özel sektörün COP süreciyle ilişkisinin, dağınık ve tek tek şirketlerin bireysel girişimlerine bağlı kaldığının altını çizen Hisarcıklıoğlu, “Biz bu ilişkiyi; kalıcı, kurumsal ve temsil gücü yüksek bir yapıya kavuşturmak; iş dünyasının sesini sürece sistematik biçimde taşımak için bu Forum’u hayata geçiriyoruz. Uluslararası arenada sürdürdüğüm Dünya Odalar Federasyonu Başkanlığı, Eurochambres/Asya ve Pasifik/İslam Odaları Başkan Yardımcılığı ve ICC Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerim vesilesiyle oluşturduğumuz küresel networkü de Forum’un yapısını güçlendirmek için kullanacağız” şeklinde konuştu.
Yol haritası belirlenecek
Hedeflerinin Forum’u yalnızca COP31’e özgü geçici bir oluşum değil, kendisinden sonraki başkanlıklara devredilebilecek kalıcı bir yapı haline getirerek COP sürecine kalıcı bir kurumsal miras bırakmak olduğunu dile getiren Hisacıklıoğlu, Bizim derdimiz bu dönüşümün seyircisi olmak değil; Türk iş dünyasını kuralı yazanlar safına, oyunun belirleyicisi konumuna taşımaktır.” dedi.
Yol haritasını da paylaşan Hisarcıklıoğlu, “Forum’umuzun uluslararası lansmanı için Londra İklim Haftası ve New York İklim Haftası kapsamında önemli toplantılar planladık. Bakanımızın desteğiyle de Antalya’da Mavi Bölge’de, bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük iş ve yatırım zirvesini hayata geçireceğiz” diye konuştu.
“İzleyici olmayın aktif katkı verin”
Hisarcıklıoğlu, “Buradan tüm özel sektör kuruluşlarımıza, holdinglerimize, şirketlerimize açık bir davette bulunmak istiyorum: Bu sürece sadece izleyici olarak değil, aktif katkı veren paydaşlar olarak katılın. Forum’un çalışmalarında, panellerinde, istişare toplantılarında yer alın; sektörel önceliklerinizi, yatırım fırsatlarınızı ve çözüm önerilerinizi masaya getirin. Hep birlikte Türk özel sektörünün güçlü, yapıcı ve çözüm odaklı sesi olalım. Bu süreci; dünyaya Türkiye’nin ve Türk özel sektörünün gücünü, üretim kapasitesini ve dönüşüm iradesini göstereceğimiz bir vitrin olarak kullanalım. Ve COP31’i; yatırımcıların Türkiye’ye daha güçlü bir biçimde pozitif bakması için tarihî bir fırsata dönüştürelim” ifadelerini kullandı.
TOBB, 45 milyondan fazla işletmeye ulaşacak
TOBB, Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliğiyle mücadele çalışmaları kapsamında düzenlenecek COP31 Konferansı’nda küresel iş dünyasının resmi temsilcisi oldu. TOBB, bu görev kapsamında dün, dünya genelindeki işletmelerin sürece kalıcı ve kurumsal katılımını sağlayacak COP31 Business Forum’u tanıttı.
Forum; ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICC Dünya Odalar Federasyonu, Eurochambres, US Chamber of Commerce, DIHK, CACCI, PACCI ve AICO gibi başlıca küresel ve bölgesel ağlarla birlikte hareket edecek. Bu yapı sayesinde Forum, dünya genelinde 1.000’i aşkın oda ve özel sektör kuruluşuyla iş birliği yapmayı, çatı kuruluşlar aracılığıyla da 45 milyondan fazla işletmeye ulaşmayı hedefliyor. Forum; gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri, büyük sanayi kuruluşlarını ve KOBİ’leri ortak bir platformda buluşturarak Küresel Güney’in de sürece güçlü biçimde katılımını amaçlıyor.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Forum’un temel amacının özel sektörün COP süreciyle ilişkisini dağınık ve kişisel girişimlere bağlı bir yapıdan çıkarıp kalıcı bir kuruma dönüştürmek olduğunu vurguladı. TOBB’un hazırladığı yol haritası, bir yıla yayılan üç aşamalı bir süreç olarak tasarlandı: kur, aktar, devret. 3 Haziran’daki başlangıç toplantısının ardından 22-23 Haziran’da Londra İklim Eylem Haftası ve 22-27 Eylül’de New York İklim Haftası’nda küresel iş dünyasıyla istişareler yürütülecek; süreç, 12-13 Kasım’da Antalya Mavi Alan’da düzenlenecek COP31 İş ve Yatırım Zirvesiyle doruğa ulaşacak. Zirvenin ardından Forum, taahhütlerin takibini yaparak yapıyı sonraki COP başkanlığına düzenli biçimde devredecek.