Ana içeriğe geç

Kurum: COP 31 ucuz finansman için fırsatlar sunuyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, COP31’e güçlü ve etkin katılımın sanayicilerin ihtiyaç duyduğu uluslararası uygun iklim finansmanının da anahtarı olacağını söyledi. Kurum, “Bu süreci her birinizin bir fırsat olarak değerlendirmesini istiyorum” dedi.

Kurum: COP 31 ucuz finansman için fırsatlar sunuyor
Dünya Gazetesi
16

Ferit PARLAK

COP31 Business Forum - İş Dünyası İstişare Toplantısı, dün TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştiril­di. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum ve COP31 İş Dünyası Elçisi Tür­kiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hi­sarcıklıoğlu’nun yanı sıra TÜ­SİAD, MÜSİAD, DEİK, YASED, TİM, TBB, TİSK ve TÜRKON­FED gibi iş dünyası kuruluşları, oda ve borsalar ile Türkiye’nin büyük ölçekli holding ve şirket­lerin temsilcileri katıldı.

Top­lantıda konuşan Bakan Kurum, Sanayi Devrimi’nden bu yana şekillenen küresel ticaret kural­larının “Yeşil Dönüşüm” ekse­ninde baştan yazıldığına vurgu yaparak, “Biz, bu dönüşüm sü­recinde karşılaştığınız en bü­yük zorluğun teknolojiye erişim ve uygun/ucuz maliyetli finans­man olduğunu çok iyi biliyoruz. İşte tam da bu nedenle özel sek­törün ve finans dünyasının ik­lim eylemine daha güçlü katı­lımı olmazsa olmazımız” dedi.

İş dünyasına çağrıda bu­lunan Kurum, “Zira COP31’e güçlü ve etkin katılım sanayi­cimizin ihtiyaç duyduğu ulus­lararası uygun iklim finans­manının da anahtarı olacak­tır. Bu süreci her birinizin bir fırsat olarak değerlendirmesi­ni istiyorum. COP31’i yalnızca devletlerin yürüttüğü bir bü­rokratik süreç olarak değil; iş dünyamızın en önde koştuğu iklim ve kalkınma seferberliği olarak görmenizdir. Unutma­yın ki, bilim politika üretir; an­cak o politikayı yatırıma, tek­nolojiye ve sahada somut bir dönüşüme çevirecek olan siz­lersiniz” şeklinde konuştu.

“Somut projelerle gelin”

Avrupa Birliği Sınırda Kar­bon Düzenleme Mekanizma­sı’nın ihracatımızın, pazar pa­yımızın ve küresel rekabet gü­cümüzün ön koşulu haline geldiğinin altını çizen Kurum, “COP31 sürecine yalnızca ge­nel değerlendirmelerle değil; somut öneriler, finansmana hazır projeler ve uygulanabilir iş modelleriyle gelin. Önümüz­de devasa yatırım alanları var. Özellikle artan küresel enerji talebine karşı en akılcı çözüm olan binalarda enerji verimlili­ği uygulamaları ve yeşil sertifi­kasyon süreçleri, inşaat ve mal­zeme sanayimiz için muazzam bir inovasyon ve yatırım saha­sıdır” diye konuştu.

“Yeni düzenin belirlenme sürecinde rol almalıyız”

Yeni dünya düzeninin belir­lendiği bir süreç yaşandığına ve bu süreçte Türk iş dünyasının rol alması zorunluluğuna dik­kat çeken Bakan Kurum, bu he­defe ulaşmak için fırsatlar bu­lunduğuna dikkat çekti. Kurum, “İş dünyamızın COP 31 süreci­ne etkin katılımı demek, “Yeşil dönüşümde” yol haritamızın aktif paydaşlıkla belirlenmesi demektir; Türkiye’nin ve Türk sanayisinin bu yeni düzenin ku­rallarını bizzat alanda belirle­mesi demektir; Küresel aktör­leri uzaktan izlemesi değil, ma­sada yan yana oturarak politika yapım sürecine katkı sunması demektir” ifadelerini kullandı.

“COP31 ile Türk iş dünyası vitrine çıkacak”

İş dünyasına ve Türki­ye’nin COP 31 yolculuğuna güç katacak tarihi bir adım daha atıldığının altını çi­zen Kurum şunları söyledi: “Biz COP31’i bir uluslarara­sı zirve olmanın yanısıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstere­ceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Bu süreçte TOB­B’un ulusal ve küresel oda-bor­sa ağı, yüksek kurumsal kapa­sitesi, tecrübesi, sektör mec­lisleri ve KOBİ erişimi bizim için vazgeçilmezdir. Her plat­formda dile getirdiğim üzere, biz Türkiye olarak vizyonu­muzu “Geleceğin COP’u: Uy­gulama COP’u” yaklaşımı üze­rine inşa ediyoruz.”

“Somut adımlara ihtiyaç var”

Dünyanın daha fazla taahhü­de değil; hedefleri sahaya indir­meye, uygulamayı hızlandır­maya ve dönüşümü ölçülebilir ekonomik sonuçlara çevirme­ye ihtiyacı olduğunu çok iyi bil­diklerinin altını çizen Kurum, “Bu nedenle de tüm ülkelere, Antalya’ya gelmeden önce, ulu­sal iklim planlarını ve şeffaflık raporlarını sunmaları gerekti­ğini beyan ettik. Ülkelere iklim finansmanı yükümlülüklerini yerine getirmeleri çağrısı yap­tık. Bu kararlılıkla bütün dün­yaya Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon öneriyoruz.

COP31’de hedefi­mizi sözün aksiyona dönüştü­ğü, aksiyonun sahaya yayıldı­ğı bir zirve temeline oturtuyo­ruz. Bu yaklaşımın sahadaki en önemli araçlarından biri olan eylem gündemimizi on önce­likli alan etrafında yapılandırı­yoruz. Bu gündem; sıfır atık ve döngüsel ekonomi, temiz enerji dönüşümü ve yeşil, düşük kar­bonlu sanayileşmenin destek­lenmesini kapsamaktadır” de­ğerlendirmesinde bulundu.

Temel odak alanlar belli

Kurum sözlerini şöyle sür­dürdü: “Kırılgan bölgeler ile ok­yanus ve denizlerin dayanıklılı­ğı, gıda güvenliği ve sürdürüle­bilir tarım sistemleri de temel odak alanlarımız arasındadır. Yine şehirlerin iklime dayanıklı hale getirilmesi, iklim eylemini destekleyen finansal ve kurum­sal mekanizmaların güçlendi­rilmesi, gençlerin sürece katı­lımının artırılması, dayanaklı sağlık sistemlerinin geliştiril­mesi de bu çerçevede ele alın­maktadır. Bu süreçte iş dünya­sından beklentimiz de büyük.

Hükümetlerden iş dünyası­na kadar her kesime ‘sizi görü­yor ve duyuyoruz’ diyoruz. Hat­ta yaklaşımınızın en güçlü un­surlarını alıp bunların COP31’e nasıl dâhil edilebileceğine bak­mak istiyoruz. Bu çağrıyı, söz­de bırakmıyoruz, çünkü bütün sektörleri yakinen takip ediyo­ruz. Yine temiz enerji dönüşü­mü açsından kritik bir başlık olarak öne çıkan ve Uluslararası Enerji Ajansı ile birlikte üzerin­de çalıştığımız elektrifikasyon konusunu dikkatlerinize sun­mak isterim.”

İş dünyasında çağrıda bulu­nan Bakan Kurum, “Gelin, bu vizyonu tüm dünyaya yayalım; Türkiye’nin bu başarı hikâye­lerini hep birlikte yeniden ihya edelim. Gelin, COP31’e kadar gözbebeğimiz Türk özel sektö­rünün yeşil dönüşüm taahhüt­lerini, iyi uygulama örneklerini ve ihtiyaç duyduğu finansman/ politika araçlarını birlikte orta­ya koyalım.

Gelin COP31’e ka­dar özel sektörün somut katkı­larını görünür kılacak bir se­ferberliği birlikte yürütelim. Çünkü iklim eylemi sadece çev­re politikası değil; rekabetçilik, ihracat, teknoloji, istihdam ve kalkınma politikasıdır. Ve sizle­rin bu anlayışı iş dünyasına taşı­manızı ve özel sektörün somut taahhütlerini COP31 gündemi­ne hazırlamasını önemsiyoruz” açıklaması yaptı..

Hisarcıklıoğlu: Dönüşümün seyircisi değil, kural yazanı olmalıyız

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu , iklim mücadelesinin artık salt bir çevre meselesi değil; aynı zamanda 21. yüzyılın sanayi ve rekabet mücadelesi olduğuna vurgu yaparak, “Yeşil dönüşümün fabrikalarını, tedarik zincirlerini ve teknoloji standartlarını kim belirlerse, bu yüzyılın sanayi hiyerarşisini de o belirleyecektir. Bizim derdimiz bu dönüşümün seyircisi olmak değil; Türk iş dünyasını kuralı yazanlar safına, oyunun belirleyicisi konumuna taşımaktır” dedi.

Hisarcıklıoğlu, iklim değişikliğinin ülkelerin büyüme stratejilerini, enerji ve ekonomi politikalarını kökten değiştiren küresel bir dönüşüm hamlesi haline geldiğini ifade ederek, bu kapsamda COP31 Zirvesi’nin Türkiye’de yapılacak olmasının kritik bir öneme olduğunu bildirdi.

“COP31 Business Forum’u kuruyoruz.”

Hisarcıklıoğlu, “Türk iş dünyası olarak etkinliğin ülkemizde yapılacağının açıklandığı andan itibaren büyük bir heyecanla hazırlıklarımıza başladık. Bakanımız, her zamanki özel sektör dostu ve çözüm odaklı yaklaşımıyla birliğimizi, küresel iş dünyasının koordinasyonunu sağlamak üzere ‘COP31 İş Dünyası Elçisi / Private Sector Envoy’ olarak görevlendirdi. Bu kapsamda ilk adım olarak sizlerle COP31 Business Forum’u kuruyoruz” dedi.

Bugüne kadar özel sektörün COP süreciyle ilişkisinin, dağınık ve tek tek şirketlerin bireysel girişimlerine bağlı kaldığının altını çizen Hisarcıklıoğlu, “Biz bu ilişkiyi; kalıcı, kurumsal ve temsil gücü yüksek bir yapıya kavuşturmak; iş dünyasının sesini sürece sistematik biçimde taşımak için bu Forum’u hayata geçiriyoruz. Uluslararası arenada sürdürdüğüm Dünya Odalar Federasyonu Başkanlığı, Eurochambres/Asya ve Pasifik/İslam Odaları Başkan Yardımcılığı ve ICC Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerim vesilesiyle oluşturduğumuz küresel networkü de Forum’un yapısını güçlendirmek için kullanacağız” şeklinde konuştu.

Yol haritası belirlenecek

Hedeflerinin Forum’u yalnızca COP31’e özgü geçici bir oluşum değil, kendisinden sonraki başkanlıklara devredilebilecek kalıcı bir yapı haline getirerek COP sürecine kalıcı bir kurumsal miras bırakmak olduğunu dile getiren Hisacıklıoğlu, Bizim derdimiz bu dönüşümün seyircisi olmak değil; Türk iş dünyasını kuralı yazanlar safına, oyunun belirleyicisi konumuna taşımaktır.” dedi.

Yol haritasını da paylaşan Hisarcıklıoğlu, “Forum’umuzun uluslararası lansmanı için Londra İklim Haftası ve New York İklim Haftası kapsamında önemli toplantılar planladık. Bakanımızın desteğiyle de Antalya’da Mavi Bölge’de, bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük iş ve yatırım zirvesini hayata geçireceğiz” diye konuştu.

“İzleyici olmayın aktif katkı verin”

Hisarcıklıoğlu, “Buradan tüm özel sektör kuruluşlarımıza, holdinglerimize, şirketlerimize açık bir davette bulunmak istiyorum: Bu sürece sadece izleyici olarak değil, aktif katkı veren paydaşlar olarak katılın. Forum’un çalışmalarında, panellerinde, istişare toplantılarında yer alın; sektörel önceliklerinizi, yatırım fırsatlarınızı ve çözüm önerilerinizi masaya getirin. Hep birlikte Türk özel sektörünün güçlü, yapıcı ve çözüm odaklı sesi olalım. Bu süreci; dünyaya Türkiye’nin ve Türk özel sektörünün gücünü, üretim kapasitesini ve dönüşüm iradesini göstereceğimiz bir vitrin olarak kullanalım. Ve COP31’i; yatırımcıların Türkiye’ye daha güçlü bir biçimde pozitif bakması için tarihî bir fırsata dönüştürelim” ifadelerini kullandı.

TOBB, 45 milyondan fazla işletmeye ulaşacak

TOBB, Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliğiyle mücadele çalışmaları kapsamında düzenlenecek COP31 Konferansı’nda küresel iş dünyasının resmi temsilcisi oldu. TOBB, bu görev kapsamında dün, dünya genelindeki işletmelerin sürece kalıcı ve kurumsal katılımını sağlayacak COP31 Business Forum’u tanıttı.

Forum; ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICC Dünya Odalar Federasyonu, Eurochambres, US Chamber of Commerce, DIHK, CACCI, PACCI ve AICO gibi başlıca küresel ve bölgesel ağlarla birlikte hareket edecek. Bu yapı sayesinde Forum, dünya genelinde 1.000’i aşkın oda ve özel sektör kuruluşuyla iş birliği yapmayı, çatı kuruluşlar aracılığıyla da 45 milyondan fazla işletmeye ulaşmayı hedefliyor. Forum; gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri, büyük sanayi kuruluşlarını ve KOBİ’leri ortak bir platformda buluşturarak Küresel Güney’in de sürece güçlü biçimde katılımını amaçlıyor.

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Forum’un temel amacının özel sektörün COP süreciyle ilişkisini dağınık ve kişisel girişimlere bağlı bir yapıdan çıkarıp kalıcı bir kuruma dönüştürmek olduğunu vurguladı. TOBB’un hazırladığı yol haritası, bir yıla yayılan üç aşamalı bir süreç olarak tasarlandı: kur, aktar, devret. 3 Haziran’daki başlangıç toplantısının ardından 22-23 Haziran’da Londra İklim Eylem Haftası ve 22-27 Eylül’de New York İklim Haftası’nda küresel iş dünyasıyla istişareler yürütülecek; süreç, 12-13 Kasım’da Antalya Mavi Alan’da düzenlenecek COP31 İş ve Yatırım Zirvesiyle doruğa ulaşacak. Zirvenin ardından Forum, taahhütlerin takibini yaparak yapıyı sonraki COP başkanlığına düzenli biçimde devredecek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler