Ana içeriğe geç

‘Ya Artvin ya maden!’ Kentin kaderini belirleyecek kritik uyarı

SOL Parti Ekoloji Grubu Üyesi Mahmut Zeytinci, Artvin'deki madencilik faaliyetlerini eleştirerek "Ya Artvin ya maden demiştik. İkisi bir arada olamaz” diye konuştu.

‘Ya Artvin ya maden!’ Kentin kaderini belirleyecek kritik uyarı
Yeniçağ
16

Artvin’de artan madencilik faaliyetleri ve kentin büyük bölümünün maden ruhsatlarıyla kaplı olmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan eski SOL Parti Artvin İl Başkanı ve SOL Parti Ekoloji Grubu Üyesi Zeytinci, Cerattepe mücadelesinin ardından kentteki madencilik baskısının arttığını dile getirdi.

Zeytinci, Artvin’in yaklaşık yüzde 71’inin maden ruhsatları kapsamında olduğunu söyleyerek, ekonomik sorunların toplumsal sorunlara olan bakış açısını etkilediğini anlattı.

Zeytinci, "İnsanlar yoksullaştıkça var olanla yetinmeye çalışır, yöneticilere inanmaya çalışır. Toplumun içinden çıkmış öncülere ihtiyaç var. Bu işleri bilen, daha önce bu süreçleri yaşamış ülkelerin kaderini ve yaşadıklarını bilen insanların öne çıkıp gerçeği halka her gün anlatmaları gerekiyor. Ama bizim ülkemizde son zamanlarda bu giderek ortadan kalktı" şeklinde konuştu.

‘Ya Artvin ya maden!’ Kentin kaderini belirleyecek kritik uyarı - Resim : 1

'ÇEVREYİ KORUYACAK YASAL SİSTEM YOK'

Dünyadaki madencilik faaliyetlerine değinen Zeytinci, şunları dile getirdi:

"Şili, dünyadaki toplam bakır üretiminin yaklaşık yüzde 65'ini tek başına gerçekleştiriyor. Yıllık üretimi 5,5 milyon ton. Türkiye'nin toplam bakır üretimi ise yaklaşık 175 bin ton. Şili Türkiye'nin kaç katı bakır üretiyor. Aynı sorun Şili'de de var. Türkiye'de büyük madencilik dediğiniz şey, Şili'nin yanında son derece küçük kalıyor. Bize göre büyük olan madencilik bile aslında cüce kalıyor.

Peki buna rağmen neden Türkiye'de yapılıyor? Birincisi Avrupa'ya yakınız, yani bu bakırı işleyecek sanayi merkezlerine yakınız. İkincisi ise çevreyi gerçekten koruyan bir yasal sistemimiz yok. Maden faaliyetlerinin çevreye vereceği zararları giderme ya da orada yaşayan insanların haklarını koruma konusunda güçlü bir dayanağımız bulunmuyor. İki kişinin, hatta bazen tek kişinin dudağının arasından çıkan kararla insanlar yerlerinden edilebiliyor.

'ARTVİN'İ ÇÖL HALİNE GETİRMEK İSTİYORLAR'

Artvin'in yüzde 100'ünden fazlası maden sahasıdır. İnsanlar bunu ilk duyduklarında anlamakta zorlanıyor. Çünkü Artvin'in yüzölçümü izdüşüm alanı olarak hesaplanıyor. Dağları, yamaçları ve eğimleri de hesaba kattığınızda gerçek yüzey alanı yaklaşık 1,5 katına çıkıyor. Örneğin yüzde 100 eğimli bir tarlanın izdüşüm alanı bin metrekareyse, gerçek yüzeyi yaklaşık bin 300 metrekaredir. Siz aslında bin 300 metrekare ekiyorsunuz ama haritada bin metrekare görünüyor. Madenciler Artvin'i adeta izdüşüm haline getirmeye çalışıyor. Bütün tepeleri yok edip eğimli arazileri, tarım alanlarını ortadan kaldırarak, dümdüz bir çöl haline getirmek istiyorlar. AKP'nin verdiği ruhsatların toplamı Artvin'in gerçek yüzey alanından daha fazladır. Şu anda bu madenlerden yalnızca 8 tanesi aktif durumda. Diğerleri rezerv olarak bekliyor. Firmalar ne zaman 'Burayı da işletelim' derse gelip başlayacaklar. Çünkü bütün yasal izinleri hazır. Geriye tek engel burada yaşayan insanların direnişi kalıyor. İnsanlar direndiği zaman kolay kolay giremiyorlar. Çünkü halkla karşı karşıya gelmek istemiyorlar."

'DİRENCİ KIRMAK İSTEDİLER'

Cerattepe mücadelesinin Artvin’in geleceği açısından kritik olduğunu ifade eden Zeytinci, "1990’lı yıllardan beri söylediğimiz şey buydu. Cerattepe düşerse Artvin’deki bütün madenler sırayla işletilecekti. Cerattepe için verilen mücadelenin arkasındaki asıl neden de buydu. Artvin'in direncini kırmak istediler. Biz bunu biliyorduk. Daha 1992, 1994 ve 1996 yıllarında çevre inisiyatifi oluşturduğumuz dönemde de bunu söylüyorduk. Cerattepe düşerse Artvin'deki bütün madenler sırayla işletilecekti. Ne yazık ki kaybettik. Oysa elimizde bilimsel raporlar vardı. Diyorduk ki; 'Ya Artvin ya maden.' İkisi bir arada olamaz. Ne yazık ki bu süreç yaşandı" diye konuştu.

Altın madenciliğinin çevresel etkilerine de vurgu yapan Zeytinci, Artvin’deki altın yataklarının işletilmesi halinde farklı yöntemlerin uygulanacağını savundu. Zeytinci, "Altın, tünellerle çıkarılabilecek bir maden değildir. Kayacın öğütülmesi ve kimyasal yöntemlerle işlenmesi gerekir. Bu süreç büyük çevresel riskler taşır" diye konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler