Daha çok “beyin yiyen amip” olarak bilinen Naegleria fowleri, sıcak tatlı sularda bulunabilen ve burundan vücuda girdiğinde beyne ulaşarak ağır enfeksiyona yol açabilen bir organizma. Vaka sayısı hâlâ çok düşük olsa da uzmanlar, son yıllarda farklı bölgelerde bildirilen enfeksiyonların dikkatle izlenmesi gerektiğini söylüyor.
ABD’nin Florida eyaletinden Steve Smelski’nin 11 yaşındaki oğlu Jordan, 2014’te Kosta Rika’daki tatil sırasında doğal bir kaplıcada yüzdükten günler sonra hayatını kaybetti. Baş ağrısı ve kusmayla başlayan süreçte halüsinasyonlar ve nöbetler görüldü; doktorlar hastalığı netleştirdiğinde enfeksiyon beyinde ağır hasara yol açmıştı.
Jordan’ın ölüm nedeni, Naegleria fowleri’nin yol açtığı primer amebik meningoensefalit (PAM) olarak kayda geçti. Bu tablo, ilk aşamada menenjit belirtilerine benzeyebildiği için tanı gecikebiliyor. Smelski, oğlunun hastalığını anlatırken “Bundan önce hiçbir sorunu yoktu. Tamamen sağlıklıydı” sözleriyle sürecin hızına dikkat çekti.
VAKALAR NEDEN YENİ BÖLGELERDE GÖRÜLÜYOR?
2025’te Hindistan’da 200’den fazla Naegleria fowleri enfeksiyonu bildirilmesi, dünya çapında kaydedilen en büyük salgın olarak değerlendirildi. Daha önce küresel ölçekte toplam vaka sayısının 500’ün altında olduğu belirtilirken, Hindistan’da son aylarda yeni vakaların görülmeye devam etmesi araştırmacıların ilgisini artırdı.
Enfeksiyon ve Halk Sağlığı Dergisi’nde yayımlanan bir incelemeye göre 1962-2023 arasında dünyada 488 vaka bildirildi ve bu kişilerin yaklaşık yüzde 97’si yaşamını yitirdi. Vakalar uzun süre daha çok ABD’nin güney eyaletleri, Pakistan ve Avustralya ile ilişkilendirilirken; son 20 yılda İtalya, Belçika, Slovakya ve ABD’nin daha serin kuzey eyaletlerinde de enfeksiyonlar kayıtlara geçti.
Uzmanlara göre iklim değişikliği, göl ve göletlerde su sıcaklıklarını artırarak amibin daha önce yaşayamadığı alanlarda görülmesine zemin hazırlayabilir. Kent Üniversitesi’nden moleküler parazitoloji uzmanı Dr. Anastasios Tsaousis, “Su ısındıkça, amip daha aktif hale geliyor” diyerek eğlence amaçlı su aktivitelerinde temas riskinin artabileceğini belirtiyor.
Bununla birlikte uzmanlar, vaka artışının yalnızca çevresel koşullarla açıklanamayabileceğini de vurguluyor. Test kapasitesinin ve sağlık çalışanlarının farkındalığının artması, geçmişte saptanamayan enfeksiyonların artık daha görünür hale gelmesine katkı sağlamış olabilir.
ÇOCUKLAR VE SICAK TATLI SULARDA RİSK
Bilim insanları, çocukların sıcak suda oyun oynama ve suya dalma davranışları nedeniyle daha fazla risk altında olabileceğini belirtiyor. Batı Sydney Üniversitesi’nden su bilimi uzmanı Prof. Ian Wright, hastalığa yakalanma olasılığının çok düşük olduğunu ancak enfeksiyon geliştiğinde ölüm riskinin çok yüksek seyrettiğini ifade ediyor.
Yine de Hindistan’ın Kerala eyaletindeki son salgın, hastalığın tedavi edilebilirliğiyle ilgili bazı eski kabulleri sorgulattı. Communications Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, sonucu bilinen 200 hastanın yarısından fazlası hayatta kaldı. Araştırmacılar, erken tanı, sağlık çalışanları arasında artan farkındalık ve daha düzenli tedavi protokollerinin bu sonuçta etkili olabileceğini değerlendiriyor.
RİSKİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Naegleria fowleri genellikle sıcak tatlı sularda yüzerken burundan vücuda giriyor. Bu nedenle uzmanlar, sıcak göl, akarsu, kaplıca ya da benzeri ortamlarda suya dalarken burnu kapatmayı, burun tıpası kullanmayı veya başı suyun altına sokmamayı öneriyor. Wright’ın ifadesiyle, “Şüpheniz varsa, başınızı suyun altına sokmayın.”
Risk yalnızca yüzmeyle sınırlı değil. Burun yıkama sistemleri de steril olmayan su kullanıldığında amibin burun yoluyla vücuda girmesine neden olabiliyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), burun yıkamada steril, damıtılmış ya da önceden kaynatılıp soğutulmuş su kullanılmasını tavsiye ediyor.
Uzmanlar, genel riskin düşük olduğunu ve paniğe gerek bulunmadığını vurguluyor. Ancak sıcak tatlı sularla temasın arttığı dönemlerde belirtilerin hızla ilerleyebileceği, baş ağrısı, ateş, mide bulantısı, kusma, ense sertliği, kafa karışıklığı, nöbet ve halüsinasyon gibi şikâyetlerde gecikmeden tıbbi yardım alınması gerektiği belirtiliyor.
Haber Kaynağı : 12punto