Ana içeriğe geç

İklim değişikliği Doğu Akdeniz'i ve Türkiye'yi 'nemli ve bunaltıcı' bir kapanın içine çekiyor

Climate Central'ın analizine göre iklim değişikliği, tehlikeli derecede nemli ve sıcak günlerin sayısını son 50 yılda iki katından fazla artırdı. Uzmanlar, Türkiye ve Doğu Akdeniz'de ısı stresinin büyüdüğünü belirtiyor.

İklim değişikliği Doğu Akdeniz'i ve Türkiye'yi 'nemli ve bunaltıcı' bir kapanın içine çekiyor
Evrensel
16

Çanakkale — İklim değişikliğinin yerel hava koşulları ve bunların etkileri üzerindeki rolünü araştıran Climate Central adlı kuruluş tarafından yayımlanan yeni bir analiz, 1970'lerden bu yana insan kaynaklı iklim değişikliğinin etkisiyle tehlikeli derecede nemli sıcak günlerin dünya genelinde iki katından fazla arttığını gözler önüne seriyor. Yüz milyonlarca insanı tehlikeye atan bu durum, sıcağa bağlı hastalık ve ölüm risklerini de küresel çapta ciddi bir boyuta taşıyor.

Küresel ısı stresinin birincil nedeni iklim değişikliği

Gerçekleştirilen araştırmaya göre, 1970'lerde dünya genelinde yılda ortalama 10 gün olan tehlikeli nemli sıcak gün sayısı, son on yılda (2016-2025) iki kattan fazla artarak yılda ortalama 23 güne ulaştı. İklim değişikliği, bu artışın başrolünde yer alıyor; 1970'lerde söz konusu nemli ve sıcak günlerin sadece 3 günlük kısmına katkı sağlarken, bu pay günümüzde 18 güne çıkmış durumda. Analizde "tehlikeli nemli sıcaklık" koşulu; vücudun terleme gibi ana serinleme mekanizmalarını bozarak ölümcül sıcaklık rahatsızlıklarına yol açabilen günlük maksimum yaş termometre sıcaklığının 25°C veya daha yüksek olması şeklinde tanımlanıyor.

Türkiye ve Doğu Akdeniz daha "nemli ve bunaltıcı" bir geleceğe ilerliyor

Küresel ölçekteki bu krizden en çok etkilenen noktalardan biri de Türkiye'nin içinde bulunduğu Akdeniz Havzası. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, Türkiye'nin yanı sıra Kıbrıs ve Doğu Akdeniz bölgesinde yaşanan ısı stresinin sıcaklıklardan ziyade nem oranındaki artışla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor.

Yükselen deniz suyu sıcaklıkları ve artan buharlaşmanın havadaki nem oranını artırarak ısı stresini tetiklediğine dikkat çeken Doç. Dr. Yavaşlı, "Kısacası Doğu Akdeniz, daha 'nemli ve bunaltıcı' bir geleceğe doğru ilerliyor" ifadelerini kullanıyor. Geceleri de yüksek seyreden sıcaklıklar, vücudun soğumasına ve dinlenmesine fırsat tanımayarak yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalar için tehlikeyi artırıyor. Yavaşlı, halk sağlığı sistemlerinin bu nemli koşullara acilen hazırlanması gerektiğinin altını çizerek; uyum sağlanabilmesi için kentlerde yeşil alanların artırılmasının ve serinleme merkezleri kurulmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Kıyı kentleri en yüksek riski taşıyor

Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Öznur Işınkaralar ise Türkiye'nin kuzey ve güney kıyı şeridindeki çarpıcı etkilere dikkat çekiyor. İklim değişikliğinin ülkenin kıyı bandındaki termometre sıcaklığında 10 kata kadar değişime neden olduğu bölgeler bulunduğunu belirten Doç. Dr. Işınkaralar, denizlerin önemli bir nem kaynağı olması nedeniyle, artan hava sıcaklığı ve nemin birleşik etkisinin yaş termometre sıcaklığındaki tırmanışı hızlandırdığını aktarıyor.

Haziran ayında yapılan günlük izlemeler; bu tehlikeli değişimin özellikle İstanbul çevresinde yer alan Tekirdağ, Kocaeli, Düzce ve Bursa ile Doğu Karadeniz'deki Artvin ve Sinop kıyılarında en yüksek seviyelerde olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda Güneydoğu Anadolu bölgesinde Adana kıyılarında da yüksek nemli ısı iklim sinyalleri izleniyor. Işınkaralar, izlenen bu tablonun deniz seviyelerinin yükselmesi, fırtına, sel ve yangın gibi diğer kıyısal ek risklerle de paralel seyrettiğini sözlerine ekliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler