Ana içeriğe geç

Heybeliada Sanatoryumu'nun Diyanet'e tahsisi ikinci kez yargıda

Türkiye'nin ilk devlet sanatoryumu olan Heybeliada Sanatoryumu'nun bulunduğu yaklaşık 200 bin metrekarelik alanın yeniden Diyanet İşleri Başkanlığı'na tahsis edilmesine karşı İstanbul Tabip Odası ile Türk Toraks Derneği iptal davası açtı

Heybeliada Sanatoryumu'nun Diyanet'e tahsisi ikinci kez yargıda
Gazete Oksijen
16

Türkiye'nin ilk devlet sanatoryumu olan Heybeliada Sanatoryumu'nun yeniden Diyanet İşleri Başkanlığı'na tahsis edilmesi yargıya taşındı.

Diken'den Mesude Demir'in haberine göre, İstanbul Tabip Odası (İTO) ve Türk Toraks Derneği, tahsis kararının iptali istemiyle dava açtı.

Sanatoryum, ilk olarak Covid-19 salgınının yaşandığı 2020 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı'na tahsis edilmişti. Bu karara karşı TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, İstanbul Barosu, İstanbul Tabip Odası ve Türk Toraks Derneği'nin açtığı dava sonucunda mahkeme 2022 yılında tahsis işlemini iptal etmişti. Aradan geçen dört yılın ardından alan yeniden Diyanet'e tahsis edildi.

Cumhuriyet'in ilk sanatoryumlarından biri

Heybeliada Çam Limanı'nda kızılçam ormanları içinde kurulan sanatoryum, antibiyotiklerin bulunmadığı dönemde verem (tüberküloz) hastalarının temiz hava, dinlenme ve beslenme yoluyla tedavi edildiği Türkiye'nin ilk devlet sanatoryumu olarak hizmet verdi. Davos'taki sanatoryumlar örnek alınarak inşa edilen tesiste rehabilitasyon birimleri de bulunuyor, hastalara çeşitli meslekler öğretilerek tedavi sonrası çalışma yaşamına katılmaları destekleniyordu.

Antibiyotiklerin kullanılmaya başlanmasının ardından da göğüs hastalıkları hastanesi olarak faaliyetini sürdüren sanatoryum, ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, şair Rıfat Ilgaz ve Ece Ayhan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda hastaya hizmet verdi.

1999 Marmara Depremi'nde hasar gören yapı, 2005 yılında hastaların ve personelin başka bir hastaneye nakledilmesiyle boşaltıldı. Tarihi bina ise 2009 yılında çıkan yangında büyük ölçüde tahrip oldu.

"Sağlık amacıyla kullanılmalı"

Doğal sit alanı içerisinde bulunan sanatoryumun yıllarca sağlık işleviyle kullanılması sayesinde bölgenin doğal dokusunun ve orman alanının korunduğu belirtiliyor. Sivil toplum kuruluşları ve ada sakinleri, alanın geleceğinin tarihi ve kültürel mirası gözetilerek belirlenmesini ve yeniden sağlık hizmeti vermesini istiyor.

Eski Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Fuat Kalyoncu, sanatoryumun Cumhuriyet döneminin simge sağlık yapılarından biri olduğunu belirterek yapının Tüberküloz Müzesi ile karantina merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kalyoncu, 2022'de verilen iptal kararının kesinleştiğini hatırlatarak, aynı tahsis işleminin yeniden yapılmasının hukuki tartışmaları yeniden gündeme taşıdığını ifade etti.

İstanbul Tabip Odası da yaptığı açıklamada, sanatoryumun bulunduğu alanın Adalar'ın iklimi ve doğal yapısı nedeniyle özgün nitelikler taşıdığına dikkat çekti. Açıklamada, bölgenin yaklaşık 80 yıl boyunca sağlık hizmeti amacıyla kullanıldığı belirtilerek, yeniden sağlık işleviyle değerlendirilmesinin en uygun seçenek olduğu savunuldu. Diyanet İşleri Başkanlığı'na yapılan tahsisin ise alanın tarihi, sosyal ve kültürel hafızasıyla uyumlu olmadığı ve Adalar'a ilişkin koruma kararlarına aykırılık taşıdığı öne sürüldü.

Adalılar hastanenin yeniden açılmasını istiyor

Sanatoryumun kapatılmasının ardından Adalar'ın hastanesiz kaldığını belirten ada sakinleri ise sağlık hizmetlerine erişimde ciddi güçlük yaşadıklarını dile getiriyor. Özellikle yaşlı nüfusun yoğun olduğu ilçede hafta sonları ve resmi tatillerde sağlık hizmeti almanın zorlaştığını ifade eden vatandaşlar, sanatoryumun yeniden hastane olarak hizmet vermesini talep ediyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler