Sebahattin Ayan İstanbul
Geçtiğimiz aylarda Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporuyla ülkemizi demokrasiden yoksun ve basın özgürlüğüne saygı duymayan bir devlet olarak lanse eden küresel şeytanlar, şimdi de Kıbras Barış Harakatında Rumlara tecavüz edildi iftirasını devreye sokarken, yıllardır Türkiye hakkında hazırladığı raporlar, Ankara’nın uluslararası alandaki stratejik rolünü ve güvenlik alanındaki katkılarını büyük ölçüde görmezden geliyor.
AVRUPA’NIN AHLAKİ İFLASI
Skandallara tepki gösteren AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, şunları söyledi: “Avrupa Parlamentosu’nun sözde Kıbrıs raporu, ahlaki pusulasını çoktan yitirmiştir. Bugün 1974 Barış Harekâtı’na cinsel şiddet ve savaş suçu iftirası atanlar, aslında kendi genetik kodlarının bir itirafını yapmaktadır. Afrika’nın kesilmiş ellerinde, Cezayir’in toplu mezarlarında ve Ortadoğu’daki kan göllerinde onların değişmez imzası vardır. Bize yönelttikleri o ahlaksız suçlamalar, Avrupa’nın tam göbeğinde (Bosna’da) seyirci kaldıkları, hatta göz yumdukları sistematik tecavüz ve soykırımların yarattığı suçluluk psikolojisini bastırma ayinidir. Müzelerinde hala sömürdükleri, katlettikleri milletlerin kemiklerini eser diye sergileyen bu hastalıklı zihniyet, kendi kirli ruhunu aklamak için Türkiye’yi günah keçisi ilan etmeye çalışmaktadır. 1974’te Kıbrıs’ta Türk’ün uzattığı barış ve adalet elini, kendi karanlık geçmişleriyle kirletmeye kalkan bu zihniyeti tanıyoruz. Bu iftira dolu kağıt parçası, Avrupa Birliği’nin diplomatik bir kurumu değil, iki yüzlü kibrinin ve insanlığa karşı işlediği suçların örtbas merkezidir. Kan, sömürü ve vahşet üzerine inşa edilmiş bir medeniyetten Türkiye’nin alacağı tek bir insanlık dersi yoktur.”
ÇİFTE STANDARTLI TUTUM
KKTC Cumhuriyet Meclisi Lefkoşa Milletvekili Yasemin Öztürk de, şunları dile getirdi: “AP, 1974’teki Türk askeri müdahalesinin Kıbrıs’taki kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkilerine ilişkin kararı kabul etmesi, Avrupa’ya bağlı kurumların Türkiye ve KKTC’ye karşı tek taraflı, ön yargılı ve çifte standartlı tutumunun bir tezahürüdür. Karar 1955’ten 1974’e kadar Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak üzere harekete geçen EOKA çetelerine bir paye, toplu mezarlara gömülen binlerce Kıbrıslı Türk kadın ve çocuğun aziz hatıralarına ağır bir saygısızlıktır. Şanlı TSK’yı itham eden, mesnetsiz ve gerçeklikten uzak bu kararı şiddetle kınıyorum. Eğer AP tarafsız bir karar almak isterse Muratağa, Sandallar ve Atlılar’daki Kıbrıslı Türklere ait toplu mezarlarındaki insanların katlediliş öykülerine bakabilir!”
AKDENİZ’E ÇÖKME PLANLARI
Mavi Vatan Derneği Başkanı Cihangir Özyer ise ahlaksızlık tuzağına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Kendi askerleri ile karıştırmışlar. Buna zorlayıcı diplomasi diyorlar... AB Doğu Akdeniz’e çökmek için elinden geleni yapıyor. İsrail’de yardım ediyor... Kocaman küvette katledilmiş ana ve evlatlarının fotoğrafı en güzel yanıt olur... Kayıp bir otobüsümüz var içindekilerle hala bulunmadı... Ada’nın tümünü almadık ki... Yemekleri ocakta bırakıp kaçtılar ilk dakika.”