Murâbaha işlemlerinde katılım bankasının müşterisine verdiği vekâlet, malın banka adına satın alınmasını sağlayan temel unsurlardan biridir. Peki, katılım bankasının müşterisine vekâlet vermesi murâbaha için önemli midir?
Vekâlet “Kişinin, belli bir tasarrufta, başkasını kendi yerine koymasıdır”. Meşrûiyeti konusunda en ufak bir tereddüt bulunmamaktadır. Vekâlet yazılı olabileceği gibi sözlü de olabilir. Açıkça vekâlet verilmedikçe vekâlet verilmiş olmaz. Ancak vekâlet vermek için “vekâlet” lafzı ve türevlerinin kullanılması zorunlu değildir. Başka lafızlarla da vekâlet verilebilir. Vekilin kendisine vekâlet verildiğinden haberinin olması şarttır. Kime vekâlet veriliyorsa onun açıkça tayin edilmesi de gerekir. Katılım bankası çalışanları murâbaha müşterilerine yönelik olarak “Fâizsiz bankacılık ilkeleri gereği talep ettiğiniz malın önce banka adına peşin alınması ve tarafınıza taksitle satılması gerekmektedir.
KATILIM BANKASININ MÜŞTERİSİNE VEKÂLET VERMESİ MURÂBAHA İÇİN ÖNEMLİ MİDİR?
Katılım bankaları mal alım satımı yaptıklarına göre satıcının sattığı malı ya bizzat kendileri ya üçüncü taraflara verdikleri vekâlet ya da bizzat müşterilerini vekil kılarak satın almaları gerekir. Günümüzde bu işlem daha çok müşteriye verilen vekâletle gerçekleştirilmektedir. Eğer katılım bankası bu vekâleti vermez ise satıcının sattığı malı almış olmayacağından müşteriye satmasından da bahsedilemez. Bu durumda müşterinin satın aldığı mal için ona borç vermiş olur ki bu borcun fazlasıyla tahsili fâizcilik anlamına gelir. Katılım bankaları bu noktada müşterilerine genel vekâlet verme, SMS yoluyla vekâlet verme, limit tahsis edilirken ve mal alımı öncesinde şubeden vekâlet verme, MİM aracılığıyla müşterinin aranarak vekâlet verilmesi gibi yöntemler uygulamaktadırlar.
Katılım bankalarının verdikleri vekâletin hukûkî hiçbir yönünün olmadığı iddiasıyla murâbahaya yönelik itirazlar söz konusudur. Kanaatimizce Türkiye şartlarında, bankacılık sektöründe, mevcut müşteri portföyüyle ve müşteri talepleriyle vekâlet verilerek yapılacak murâbahaları geçersiz saymak isabetli bir tavır değildir. Öncelikle katılım bankalarının verdikleri vekâletin neden geçersiz olduğu anlaşılır değildir. Yüzyıllardır geçerli olan vekâlet neden katılım bankaları verince geçersiz olmaktadır? En azından günümüz şartlarında ihtiyaç sebebiyle bile olsa katılım bankalarının verdikleri vekâleti sahih saymak gerekir.