Ana içeriğe geç

Okulu şiddet sarıyor, bedelini öğretmen canıyla ödüyor: ‘24 yıllık AKP iktidarının sonucudur’

Eğitim yuvalarında oluşan şiddet sonucu öğretmenlerin yaşamdan koparılmasına ilişkin konuşan Eğitim-İş Başkanı Özbay, “Okullarımızı saran bu şiddet sarmalı; eğitimi kamusal hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, öğretmeni itibarsızlaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına dönüştüren 24 yıllık AKP iktidarının sonucudur. Öğretmenlerin ‘can güvenliğimiz yok’ çığlıklarına kulak tıkayan Milli Eğitim Bakanlığı’nın liyakatsiz ve sorumsuz yönetimi, bu katliamların baş sorumlusudur!” dedi.

Okulu şiddet sarıyor, bedelini öğretmen canıyla ödüyor: ‘24 yıllık AKP iktidarının sonucudur’
Cumhuriyet
16

İstanbul’da öğrencisi tarafından bıçaklanarak yaşamdan koparılan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, Kahramanmaraş okul saldırısında öğrencilerini korumak pahasına canını veren matematik öğretmeni Ayla Kara ve Ağrı’da yaşadığı yıldırma, şiddet ve ekonomik sorunlarla mücadele etmekten yorularak yaşamına son veren anasınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan...

Atanmama, mülakatta elenme, liyakatsiz idareciler, sosyal ve ekonomik vb. sorunlara sahip öğretmenler eğitim yuvalarında artan psikolojik ve fiziksel şiddet ortamında da bedeli canlarıyla ödüyor.

‘RİSK TAŞIYAN DURUMLAR BİLDİRİLDİ, ÖNLEM ALINMADI’

Okullardaki şiddet sarmalına, alınmayan güvenlik önlemlerine ve şiddet sonucu yaşamını yitiren öğretmenlere ilişkin gazetemize konuşan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Fatma Nur öğretmenimiz katledilmeden önce, şiddet riskini disipline bildirmişti. Tıpkı ondan 44 gün sonra Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta peş peşe yaşanan saldırılarda olduğu gibi, şiddet riski taşıyan durumlar önceden bildirilmesine rağmen hiçbir önlem alınmadı. Bu olaylar asla münferit değildir. Okullarımızı saran bu şiddet sarmalı; eğitimi kamusal hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, öğretmeni itibarsızlaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına dönüştüren 24 yıllık AKP iktidarının sonucudur. Öğretmenlerin ‘can güvenliğimiz yok’ çığlıklarına kulak tıkayan Milli Eğitim Bakanlığı’nın liyakatsiz ve sorumsuz yönetimi, bu katliamların baş sorumlusudur! MEB, eğitime ayrılan bütçeyi okulların güvenliğine, çocuklarımıza verilecek bir öğün ücretsiz yemeğe ayırmak yerine; inanca ve yaşam tarzına müdahale eden, gerici yapılarla imzalanan protokolleri finanse etmek için harcıyor. Laikliğin, bilimin ve meslek onurunun hiçe sayıldığı bu iklimde şiddet olağan hale geliyor. Eskiden bir annenin, bir babanın içi çocuğu okuldaysa rahat olurdu. AKP iktidarında, en güvenli olması gereken yerler olan okullarımız bugün şiddetle anılır hale geldi. Bir ülkede eğer okullar güvenli değilse, o ülkenin hiçbir noktasında güven yoktur!” dedi.

‘POLİTİKANIZ, ÖĞRETMENE YÖNELECEK ŞİDDETE KAPI ARALIYOR’

“Gençlerin geleceksiz bırakıldığı, öğretmenin görevi başında öldürüldüğü; toplumdaki yoksulluğun ve hukuka olan güvensizliğin arttığı bu düzen, sorumluların sorumsuzluğudur” çıkışında bulunan Özbay, MEB’e şu soruları yöneltti:

“En güvenli olması gereken yerler olan okullar; nasıl oldu da can pazarına, en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin, aklın ve aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar; nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı, öğretmenin katledildiği yerler haline geldi?”

Özbay açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Defalarca uyardık, dinlemediniz! Şiddet riskleri önceden bildirildi, görmezden geldiniz! Fatma Nur öğretmenimizin katledilmesi sizi harekete geçirmedi, Üstüne Urfa ve Maraş’taki peş peşe saldırılar bile sizler için yeterli olmadı. Okullardaki şiddet sorununa çözüm getirmek için daha kaç canımızı feda etmemiz gerekiyor? İktidar ve bakanlığı, bugün okulları saran şiddet sorununu çözmek yerine; ‘okulda ölmek istemiyoruz’ diyen, ‘hakkımızı istiyoruz’ diyen, hak mücadelesi veren öğretmenin önüne barikat kuruyor. Bu da yetmiyor! Okulda öğretmenini koruyamayanlar; meydanlarda öğretmenine polis şiddeti uyguluyor, ters kelepçeyle gözaltına aldırıyor. Öğretmeni değersizleştiren, meslek onurunu hiçe sayan bu politikalarınız, eğitim emekçilerine yönelecek her türlü şiddete kapı aralıyor.”

‘SENİN KAPINDA POLİS VARSA OKUL KAPISINDA DA GÜVENLİK OLACAK’

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Özbay, “Öğretmene bu zulmü reva gören Bakan Tekin şunu unutmasın: Bakanlığı öğretmenlerin ve çocukların okulda öldürüldüğü; okulda ölmek istemeyen, hakkını arayan öğretmenlerin ise polis şiddetine uğradığı utanç dolu bir dönem olarak hatırlanacak. Senin kapında onca polis, barikat ve sonsuz güvenlik önlemi varsa bu ülkenin çocuklarının ve öğretmenlerinin okul kapısında da güvenlik olacak!" dedi.

"Eğitim-İş olarak, henüz Urfa ve Maraş saldırıları yaşanmamışken, Fatma Nur öğretmenimiz katledildikten hemen sonra başlattığımız “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim İstiyoruz!” imza kampanyamızın ne denli hayati önem taşıdığını bir kez daha hatırlatmak istiyoruz" diyen Özbay sözlerini şöyle noktaladı:

"Okullarda kadrolu güvenlik görevlisinden, rehberlik ve psikososyal destek ağlarına kadar sıraladığımız taleplerimiz; sadece fiziki iyileştirmeler değil, eğitim emekçilerinin can güvenliğini ve meslek onurunu korumak, geleceğimizi kurtarmak için hayati önem taşımaktadır. Eğitim yuvaları iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin ve aydınlanmanın mekânı olana dek mücadelemizi sürdüreceğiz. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin can güvenliğini sağlanana; eğitim yuvaları şiddetle değil bilimle ve özgürlükle anılana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler