Ana içeriğe geç

TBMM Başkanvekili Celal Adan: Atatürk'ün kurduğu partinin çatışmaların dışında kalması lazım

TBMM Başkanvekili Celal Adan, CHP'de yaşananlara ilişkin değerlendirmesinde, "Atatürk'ün kurduğu partinin bu tip çatışmaların dışında kalması, istikrara kavuşması Türk demokrasisini güçlendirecek bir mücadeleye öncülük etmesi lazım" dedi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan: Atatürk'ün kurduğu partinin çatışmaların dışında kalması lazım
Bengü Türk
16

TBMM Başkanvekili Celal Adan, İstanbul'da Sarıyer İlçe Teşkilat Kongresi öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin konuşan Adan, "Özellikle Türkiye'nin sırtında bir ur gibi, 40-45 yıldır sırtımızda bir ur gibi olan bir büyük olayın çözüldüğü bir süreç yaşıyoruz" ifadesini kullandı.

Adan şöyle devam etti:

"Terörsüz Türkiye, ilk sayın genel başkanımız bu iradeyi öne plana çıkardığında, üç temel konunun çerçevesi içerisinde düşüncesinin gelişmesinden yana irade koymuştu. Bir tanesi terör örgütünün silah bırakması, ikincisi TBMM'de bir komisyon kurulması, üç bu işin bir devlet politikasına dönüşmesi. Her üç konuda karşılık bulmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Allah razı olsun bu konuyu devlet politikasına dönüştürmüştü.

Hepinizin bildiği gibi PKK örgütü, bu silahların menşei Fransa, Almanya, ABD destekli. Bunlara paraların nasıl geldiğini biliyoruz. PKK'nın arkasında kalan dünyada bir güç kalmamıştır. PKK kendini fesh etmiştir.

Genel Başkanımızın ortaya koyduğu iradeden bugüne kadar da bir askerimiz şehit olmamıştır. Türkiye bu meselesini çözerken, sayın sayın Genel Başkanımızın da hassasiyetle belirttiği, bütün kurumların kendi düşünceleri, kendi alanları konusunda istikrarlı bir duruş."

"TBMM'NİN ZAMAN ZAMAN MİTİNGLERE SÜRÜKLENDİĞİNİ GÖRÜYORUZ, BUNLAR DOĞRU DEĞİL"

CHP'de yaşananlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Adan şunları söyledi:

"Ana muhalefet partisi CHP'nin kendi içindeki gelişmelere taraf olmamakla birlikte, Atatürk'ün kurduğu partinin bu tip çatışmaların dışında kalması, istikrara kavuşması Türk demokrasisini güçlendirecek bir mücadeleye öncülük etmesi lazım. Zaman zaman Dev-Yol'u, Dev-Sol'u çağrıştıracak ifadelerle karşılaşıyoruz, bu son derece yanlış bir şeydir.

TBMM'nin zaman zaman mitinglere sürüklendiğini görüyoruz bunlar doğru değil.

Bütün kurumların ciddi, Türkiye'nin meselelerini kucaklamaya ihtiyaç var. biz önce Türkiye diye bir siyasi geleneğe sahibiz. Türkiye'ye sahip çıkan herkese saygı duyuyoruz. Türk siyaseti de bunun üzerine yürümesi lazım.

Genç yaşta İstanbul'da, Antalya'da, İzmir'in bazı ilçelerinde milletimiz teveccüh göstermiş bu arkadaşları iktidara getirmiş. Bunlar niye hapishanedeler? İstanbul niye sahipsiz? Genç yaşta milletimizin gösterdiği teveccühü, rüşvet alarak bu hizmeti kaybetmesine neden olan şartlara neden tenezzül ettiler. Üzülüyoruz biz bu konuya. Siyaset Allah rızası için, milletin menfaati için yapılan bir konu. Bunu şahsileştirmek son derece tehlikeli.

"ÖNCE TÜRKİYE" VURGUSU

Bakınız etrafımız yanıp tutuşuyor. Adaletin, medeniyeti, şefkatin mimarı biziz. Bugün dünyanın en güçlü devletlerinin hastaneler bombalanırken kadeh kaldırdıklarına şahit oluyoruz. Şampanya patlatılarak Gazze'de öldürülenler üzerinden nutuklar atıldığını görüyoruz. Türkiye güçlendikçe coğrafyamızda, dünyada adalete öncülük olur. Birliğe, beraberliğe ihtiyacımız var. Bütün teşkilatlarımızın, Genel Başkanımızın duruşu "Önce Türkiye'dir". Bu çerçevede demokrasiyi, milletimizin birliğini korumak, en doğru siyaset olarak değerlendiriyoruz. "

Kaynağa Git

İlgili Haberler