İSKİ'nin 18 Haziran verilerine göre İstanbul barajlarının ortalama doluluk oranı yüzde 67,32'ye düştü. Barajlardaki toplam su yaklaşık 585 milyon metreküpe inerken, haziran Ayın sonuna 12 gün kala doluluk yüzde 65 bandına doğru ilerliyor.
İstanbul barajlarında doluluk oranı haziran boyunca her gün düştü. 1 Haziran'da yüzde 70,83 ile aya girilen barajlarda doluluk oranı 6 Haziran'da yüzde 70'in altına indi, 18 Haziran itibarıyla yüzde 67,32'ye geriledi.
İstanbul Barajlarına Göre Doluluk Oranları
- Ömerli Barajı: %93,66
- Elmalı Barajı: %93,21
- Darlık Barajı: %86,27
- Alibey Barajı: %62,86
- Terkos Barajı: %55,94
- Kazandere Barajı: %49,79
- Büyükçekmece Barajı: %49,68
- Pabuçdere Barajı: %46,12
- Sazlıdere Barajı: %40,53
- Istrancalar Barajı: %26,00
HAZİRAN SONUNDA YAZ DENGESİ NE OLACAK?
Haziranın kalan 12 gününde günlük 0,20 puanlık ortalama kayıp sürdüğünde ay sonunda doluluk yüzde 64,9 civarına, barajlardaki su yaklaşık 564 milyon metreküpe gerileyecek.
Geçen yılı da ele aldığımızda Haziranın yarısında ulaşılan yüzde 3,51 oranındaki erime, Temmuz ve Ağustos aylarında katlanarak artacak. Geçen yaz temmuz ayı tek başına 12 puan, ağustos 13 puan kaybettirmişti. Ağustos sonunda İstanbul barajları yüzde 38,80 seviyesine kadar gerileyebilir.
ŞEHİRLERE GÖRE BARAJ DOLULUK ORANLARI
BARAJ DOLULUK ORANI NEDEN ÖNEMLİ?
İstanbul gibi yıllık su tüketimi barajların toplam depolama kapasitesini aşan bir metropolde doluluk oranları, sonbahar yağışları başlayana kadar mevcut suyun yetip yetmeyeceğini gösteren en kritik parametredir.
Barajlardaki anlık su miktarının, tesislerin toplam depolama hacmine oranlanmasıyla yüzde cinsinden bir veri elde edilir. İstanbul’a su sağlayan 10 barajın toplam kapasitesi 868 milyon metreküptür. Mevcut stokların 585 milyon metreküp seviyesinde seyretmesi, genel doluluk oranının yüzde 67,32 olduğunu göstermektedir. Bu dinamik veri günlük yağış miktarı, Melen Hattı'ndan yapılan transferler, şehir şebekesinin tüketimi ve buharlaşma kayıplarına bağlı olarak her gün güncellenmektedir.
Baraj havzalarının en dip noktasında yer alan ve fiziksel yapısı gereği pompa istasyonlarıyla şebekeye aktarılamayan su kütlesi "ölü hacim" olarak adlandırılır. Toplam doluluk oranı bu durağan suyu da hesaba katarken, aktif doluluk oranı yalnızca şehre temiz su olarak sunulabilecek kullanılabilir miktarı esas alır. İstanbul sisteminde bu iki oran arasındaki fark normal şartlarda az görünse de genel doluluk yüzde 20’nin altına indiğinde, bu birkaç puanlık sapma kent için haftalarca sürebilecek su kesintisi riski anlamına gelir.
Su yönetimi uzmanları, kurak yaz aylarını güvenli bir eşikte atlatabilmek için haziran ayı başında en az yüzde 70 doluluk hedeflemektedir. Ancak İstanbul, bu yıl 6 Haziran itibarıyla bu kritik emniyet sınırının altına gerilemiş ve yeniden bu seviyenin üzerine çıkamamıştır. Kentin yıllık su ihtiyacının yaklaşık 1,2 milyar metreküpü bulması ve baraj kapasitesini aşması nedeniyle, İstanbul’un su arz güvenliği yapısal olarak Melen ve Yeşilçay regülatörlerinden yapılan dış havza transferlerine bağımlıdır.
Su stokları yetersizleştiğinde, su yönetim otoriteleri öncelikle şebeke basıncını düşürür; bu durum binaların üst katlarında suyun zayıf akmasına veya hiç ulaşmamasına neden olur. Kuraklığın derinleşmesi halinde ise dönüşümlü su kesintileri ve tarımsal sulama kısıtlamaları kaçınılmaz hale gelir. Nitekim 2025 yılının sonbaharında İstanbul’da doluluk oranlarının yüzde 17’ye gerilemesiyle büyük bir krizin eşiğine gelinmiş, aynı dönemde İzmir’in 13 ilçesinde altı ay boyunca planlı gece kesintileri uygulanmak zorunda kalınmıştır.
İstanbul’a hizmet veren 10 barajın tamamı, tarımsal sulama ya da enerji üretiminden bağımsız olarak, neredeyse tamamen kentin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılamak üzere işletilmektedir. Coğrafi dağılımda Ömerli Barajı Anadolu Yakası’nın, Terkos ve Büyükçekmece barajları ise Avrupa Yakası’nın ana su depolarıdır. Baraj havzalarından ve Melen hattından çekilen ham su, İSKİ’nin modern arıtma tesislerinde titizlikle işlendikten sonra şehir şebekesine sunulmaktadır.