Ana içeriğe geç

Bahçeli askeri hastane çağrısını yineledi: Milli beka meselesidir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. NATO liderler zirvesine ilişkin konuşan Bahçeli, "Türkiye bugün NATO'nun önündeki bütün hayati ve kritik başlıkların tam kalbinde duran bir devlettir." dedi.

Bahçeli askeri hastane çağrısını yineledi: Milli beka meselesidir
Turktime
16

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

İşte Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar:

Bölgede barış iklimini baltalamak isteyenler var. Siyonist vahşetin bombaları sahada hunharca konuşmaya devam etmiştir. Cinayet kabilesinin niyeti kirlidir, ateşkes kelamı daha havada asılıyken korsan yapı yeni saldırıların hain planlarını uygulamaktadır.

Netanyahu barışı amaçlayan mutabakata direniyor. Mızrak artık çuvala sığmıyor. Bu şekilde nasıl masa kurulacak. Bu korsan yapı arkadan hançer saplıyor ve yeni saldırılar kurguluyor.

NATO TÜRKİYE İÇİN BİR BİAT MERKEZİ DEĞİLDİR
Karadeniz'de sular durulmuyor. Ukrayna ve Rusya savaşı da bölgesel istikrarın önünde engel olarak da durmaktadır. Ne zaman barışı esintisi olsa başka olaylar gelişmektedir.

Böyle bir dönemde Ankara’da yapılacak NATO zirvesi önemli bir toplantıdır. Stratejik akıl kendini gösterecektir. NATO Türkiye için bir biat merkezi değildir.

Türk ordusu büyük bir ordudur. Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum, gazilerimizi selamlıyorum.

Türkiye NATO'da temel kaldıraçtır. Türkiye NATO masasında şeref siciliyle oturmaktadır. Ev sahibi olduğumuz NATO Zirvesiyle Türkiye, ittifakın yarınlarını yeniden biçimlendirilmesinden rol üstlenecektir. NATO bugün yeni dönemin başındadır.

Başkent Ankara'yı hesaba katmadan NATO'da yol almak kaygan zeminde ilerlemeye benzer.

'ASKERİ HASTANELER AÇILMALI'
NATO'da askeri hastanesi olmayan tek ülke Türkiye.
Askeri hastaneler açılmalıdır. Uzmanlaşmış bir askeri hekim ordusu gerekliliktir.

Bu hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir.

"NATO YENİ BİR DÖNEMİN BAŞINDADIR"
Bugün NATO yeni bir dönemin başındadır. Brüksel'de yapılan son savunma bakanları toplantısında caydırıcılık, savunma kapasitesinin artırılması, mühimmat stokları, savunma harcamaları, nükleer caydırıcılık ve Rusya-Ukrayna Savaşı gündemin merkezine oturmuştur. NATO 3.0 olarak ifade edilen bu anlayış, ittifakın yeniden sert güce, hızlı karar alma kabiliyetine, üretim kapasitesine ve yüksek hazırlık seviyesine yöneldiğini göstermektedir. İşte Türkiye bugün NATO'nun önündeki bütün hayati ve kritik başlıkların tam kalbinde duran bir devlettir. Karadeniz'in stratejik sularında bir güvenlik mimarisi inşa edilecekse herkes peşinen kabul etmelidir ki Montrö ile tahkim edilen boğazlar üzerindeki mutlak egemenliğimiz o masanın temelini teşkil edecektir. Doğu Avrupa hattında bir caydırıcılık kalkanı örülecekse, kahraman Türk ordusunun sahada zaferle tescillediği harekât tecrübesi, Türkiye'nin muazzam askerî kudreti ve savunma sanayisindeki şahlanışı muhakkak surette denklemin tam kalbindedir. Orta Doğu'nun asırlardır kan ve gözyaşıyla yoğrulmuş coğrafyasında yeni bir düzen aranıyorsa, şanlı devletimizin çelikten yumruğuyla kökünü kazıyarak tasfiye ettiği terör odaklarından arta kalan coğrafya ancak ve ancak Ankara'nın iradesiyle hayat bulacaktır.

"TÜRKİYE'NİN OLMADIĞI DENKLEM ÇÖKER"
Allah'ın izniyle önümüzdeki hafta yedi düvel de şahit olacaktır ki kurgulanan bu devasa küresel satrancın tam ortasında başkalarının icazetiyle değil, kendi kudretiyle var olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şirazesi kaymış bu dünyanın üzerinde asırlarca meydan okuyan tarihî bir anıt gibi yükselmektedir. Başkent Ankara'yı hesaba katmadan NATO bünyesinde ve ittifak hesabına yol almaya çalışmak, kaygan zeminde gözleri kapatıp ilerlemeye benzer. Muzaffer Türk ordusunun asırlık tecrübesini, Türk savunma sanayisinin dünyayı şaşkına çeviren üretim kudretini ve Türkiye'nin sarsılmaz jeopolitik ağırlığını dışarıda bırakan her denklem eksik kalmaya ve çökmeye mahkûm olacaktır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kriz hatlarının kesiştiği ateş çemberinde istikrarı temin eden, tehditleri sınırlarının bidayetinde ezen bir devlettir. Bu hassas kavşakta müttefiklik hukukunun riyakârlıktan arındırılarak samimiyetle işletilmesi, bağlarımızın güçlendirilmesi için kaçınılmaz bir fırsattır.

Eli kanlı terör örgütlerine harf oyunlarıyla isim değiştirip meşruiyet elbisesi giydirme devri kapanmıştır. Aynı masada sahte dayanışma fotoğrafları verip Türkiye'nin beka hudutlarını kemiren hain yapılara siyasi ve askerî alan açma kurnazlığı boşa düşmüştür.

Kaynağa Git

İlgili Haberler