Ana içeriğe geç

Avrupa'nın ortasında bir doğu-batı kültürü: Levant Kütüphanesi Hollanda’da açıldı

Doğu ile Batı’yı anlatan eserlerin yer aldığı ‘Levant Kütüphanesi’ Hollanda Haarlem’de açıldı. Avrupa’da kapatılan Türkoloji kürsülerine alternatif sunan merkez, Dr. Mehmet Tütüncü’nün 50 yıllık birikimi ile meşhur Türkolog De Groot’un kitaplığından 2 bin nadide esere ev sahipliği yapıyor. KARAR’a konuşan Tütüncü, ortak kültürel hafızayı buluşturmayı hedefleyen bu ihtisas kütüphanesinin Avrupa’da “adeta bir enstitü gibi faaliyet göstereceğini” vurguladı.

Avrupa'nın ortasında bir doğu-batı kültürü: Levant Kütüphanesi Hollanda’da açıldı
Karar
16

Avrupa, kültür tarihçilerinin ve diplomatların gözünü çevirdiği tarihi bir buluşmaya sahne oldu. Hollanda’nın Haarlem kentinde, Osmanlı İmparatorluğu ve Levant bölgesinin çok katmanlı hafızasını barındıran, halka açık ‘Levant Kütüphanesi’ kapılarını resmî bir törenle açtı.

Türkistan ve Azerbaycan Araştırmaları Vakfı’nın (SOTA) 35. kuruluş yılında hayata geçen bu kütüphane, sadece nadide bir arşiv merkezi olmakla kalmıyor; Avrupa’daki gönüllü kültür elçimiz Dr. Mehmet Tütüncü’nün ifadesiyle, “ayrıştırma değil, Doğu ile Batı’yı ortak bir kültürel hafızada buluşturma” misyonunu üstleniyor. Kütüphanenin ismi de kökenini tam olarak bu misyondan, Osmanlı ve diplomasi tarihinden alıyor. Batı dillerinde ‘güneşin doğduğu yer/doğu toprakları’ anlamına gelen ve Osmanlı döneminde Doğu Akdeniz havzasında ticaret, diplomasi ve kültürlerin iç içe geçtiği o köklü buluşma havzasını ifade eden ‘Levant’ kelimesi, bugün Avrupa’nın ortasında kurulan bu yeni kültür köprüsünün de adı oluyor.

04kr02-metin.jpg
(Soldan sağa) Haarlem-Amsterdam Piskoposu Jan Hendriks, tarihçi-yazar Dr. Mehmet Tütüncü, Levant Kütüphanesi Danışma Kurulu Başkanı Jonkheer André Testa ve eski Hollanda Levant Büyükelçisi Nico Beets Levant Kütüphanesi’nin açılışında bir arada.

29 MAYIS’IN GÖLGESİNDE EZBER BOZAN TEOLOJİK KÖPRÜ

Kütüphanenin açılışı, zamanlaması ve katılımcı profiliyle uluslararası alanda ezber bozan felsefi bir derinliğe sahip. Açılışın hemen ardından kendi blogunda kaleme aldığı ‘29 Mayıs’ta Olanlar...’ başlıklı yazısıyla dikkat çeken Haarlem-Amsterdam Piskoposu Jan Hendriks, çarpıcı bir tespitte bulundu. Hristiyanlık tarihi için dönüm noktası olan İstanbul’un fethinin (29 Mayıs 1453) yıl dönümüne atıf yapan Piskopos Hendriks, bu fethin hemen arifesinde (28 Mayıs 2026) açılan Levant Kütüphanesi’ni ve kurucusu Dr. Mehmet Tütüncü’yü, “Tarih boyunca İslam ile Hristiyanlık arasında barışçıl bir birlikte yaşamı destekleyen ve iki dünya arasında köprü kuran bir irade” olarak nitelendirdi.

Açılışa katılan Katolik kilisesi temsilcilerinin “Bizim dinimiz Levant’tan gelme, o bölgeyi bilmek zorundayız” diyerek geçen yıl 1700. yılı kutlanan İznik Konsili’ne atıfta bulunmaları da kurulan bu dostluk köprüsünün teolojik derinliğini özetliyordu.

GEÇMİŞTEN BUGÜNE UZANAN VEFA: TÜTÜNCÜ VE TESTA ORTAKLIĞI

Kütüphanenin kurumsal meşruiyeti ve Batı dünyasındaki saygınlığı, Dr. Tütüncü’nün hristiyanlık dünyası için son derece kutsal kabul edilen ve Amsterdam’daki Aziz Nikolaos Eş-Katedrali Bazilikası’nda sergilenen ‘Kutsal Haç ve Dikenli Taç’ (Testa kutsal emaneti) üzerine yaptığı ufuk açıcı araştırmalara dayanıyor.

Daha önce sayfalarımızda da özel haber olarak yer verdiğimiz bu kıymetli araştırma, Dr. Mehmet Tütüncü ile Osmanlı döneminde sarayda tercümanlık ve diplomatlık yapmış köklü Cenevizli bir aileden gelen Jonkheer André Testa arasındaki sarsılmaz mesai arkadaşlığının ve kültürel vefanın da en büyük kanıtı. Kütüphanenin Danışma Kurulu Başkanlığını yürüten André Testa ile Dr. Tütüncü’nün yıllara yayılan bu ortaklığı, açılışın en sembolik anında bir kez daha taçlandı. Katolik Piskopos Hendriks ile André Testa, bir Müslüman tarihçinin kurduğu kütüphanenin logosunu podyumda birlikte açarak dünyaya nadir görülecek bir ortak kültürel miras mesajı verdiler.

AVRUPA’DA KAPANAN TÜRKOLOJİ KÜRSÜLERİNE KARŞI İLAÇ

İslam dünyasının ilk demokratik cumhuriyeti olan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin 106. kuruluş yıl dönümüne denk getirilen açılış kapsamında uluslararası bir sempozyum da düzenlendi. Levanten bölgelerinde görev yapmış birçok eski büyükelçin yanı sıra Hollandalı kütüphane müdürlerinin de akın ettiği kütüphane, aslında Avrupa’da can çekişen Türkoloji çalışmaları için bir can suyu niteliğinde.

GEÇEN YIL ALEXANDER DE GROOT (OSMANLI VE AVRUPOA İLİŞKİLERİ UZMANI=, JAN SCHMİDT ()EL YAZMALARI UZMANI)

Batı’daki hükümetlerin tasarruf tedbirleri neticesinde Türkoloji kürsülerinin bir bir kaldırıldığı, geçen yıl Osmanlı ve Avrupa İlişkileri uzmanı Alexander de Groot, el yazmaları uzmanı Jan Schmidt ve Balkanlar’daki Osmanlı mirasını çalışan Machiel Kiel gibi dev profesörlerin vefatıyla yerlerinin doldurulamadığı bir dönemde, Levant Kütüphanesi bir nevi ‘Türkoloji Enstitüsü’ gibi faaliyet gösterecek. Kütüphane ayrıca, De Groot’un yeğenleriyle anlaşılarak koruma altına alınan 2 bin civarındaki nadide ihtisas kitabına da ev sahipliği yapıyor. Bu nadide eserler arasında, 1906 Beyrut baskısı olan, eski Kudüs Valisi Necip Azuri’nin kaleme aldığı ve bugünkü Filistin topraklarını çarpıcı şekilde anlatan ‘Arap Milletinin Uyanışı’ gibi paha biçilemez kaynaklar da yer alıyor. Robert Peereboomweg’deki yeni mekanında hem bir kütüphane hem de eğitim merkezi olarak hizmet verecek olan merkez, Avrupa’nın göbeğinde önyargıları rafa kaldıran yepyeni bir entelektüel koridor açmış durumda.

04kr02-kitap.jpg
Hollanda’nın tarihi Haarlem kentindeki SOTA binasında açılan ‘Levant Kütüphanesi’, binanın ikinci katında hem araştırmacıların hem de genel okuyucunun ziyaretine sunuldu.

‘BİR ENSTİTÜ GİBİ FAALİYET GÖSTERECEK’

Uzun yıllardır Hollanda’da yaşayan, hem SOTA hem Hollanda Araştırmaları Merkezi Başkanlığını başarıyla yürüten tarihçi-yazar Dr. Mehmet Tütüncü, arşivlerden çıkardığı nadide belgelerle kültür dünyamıza yön veren ve yayımladığı sayısız eserle Avrupa’daki gönüllü kültür elçimiz olan çok kıymetli bir isim. Haarlem’de kapılarını açan bu tarihi merkezin felsefesini KARAR’A özel olarak anlatan Dr. Tütüncü, yarım asırlık emeğini şu sözlerle özetledi: “Bu kütüphane benim 50 yıl boyunca büyük bir emekle biriktirdiğim kitaplardan oluşuyor; SOTA Vakfının halka bir hizmeti ancak burası sıradan bir yer değil, tam bir ihtisas kütüphanesi. İçeriği tamamen Türk-İslam sanatı, kültürü ve Hollanda-Türkiye ilişkileri üzerine yapılmış spesifik yayınlardan oluşuyor.”

‘ORTAK GEÇMİŞİ HATIRLATIYOR’

Kütüphanenin isminin neden ‘Levant’ seçildiğine dair Batı dünyasındaki algıyı kıracak diplomatik bir şerh düşen Tütüncü, ismin arkasındaki felsefi derinliği şöyle aktardı: “Bilhassa ‘Levant’ ismini tercih ettik; çünkü Batı terminolojisindeki o mesafeli ve antipati içeren kalıpları kırmak istedik. Levant, hem Doğu’yu ve Doğu Akdeniz’in o zengin kıyı şeritlerini anlatan hem de Batı dünyasındaki önyargılara açık olmayan, diplomasi tarihiyle yoğrulmuş çok zarif bir terim. İstanbul Galata’da, İzmir’de yerleşen Batılı ama zamanla Osmanlılaşan o hristiyan vatandaşı tüccarları, yani ortak geçmişi hatırlatıyor.” Dr. Tütüncü, Batı’da can çekişen akademik çalışmalara karşı kütüphanenin üstlendiği misyonu ve hedefi ise şu cümlelerle ifade ediyor: “Amacımız hem Hollandalılara hitap etmek hem de onlara Doğu’yu doğru tanıtmak. Batı’da Türkoloji kürsülerinin birer birer kapatıldığı bu dönemde, biz bu yıl Türkoloji’nin 100. yılı vesilesiyle Avrupa’da adeta bir enstitü gibi faaliyet gösterecek, bölgedeki akademisyenlerin ve öğrencilerin gelip araştırma yapacağı dinamik bir eğitim ve dostluk merkezi kurduk.”

Dr. Tütüncü, yeni Lahey Büyükelçimizin açılışa davet edildiğini ancak katılmadığını belirterek, Türkiye ile Avrupa ilişkilerinin canlandırılması için önemli bir araç olan kütüphanenin kapılarının herkese açık olduğunu vurguladı. Son olarak bu entelektüel hafıza koridorunu daha da zenginleştirmek adına, akademisyenlerin, tarihçilerin ve koleksiyonerlerin yapacağı her türlü nitelikli kitap bağışına açık olduklarını da sözlerine ekledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler