Adımı sorsalar şaşkın şaşkın bakacak haldeyim. İlk günler, gece gündüz uykusuz bir şekilde düzen oluşturmaya çalışıyorduk. Kendimiz için değil elbet. Bebeğin ihtiyaçlarına göre. Fark edemediğimiz bir hızla büyüyüp gelişiyor. Atakları oluyor. Her gün yeni bir şey öğreniyor. Bakışları biraz daha anlam kazanıyor. Bize mi öyle geliyor yoksa? Birbirimize alışıyoruz. Omuzum da gazını çıkarırken içini çekip, burnunu boynuma gömüyor ve birden uyuyor.
Annesine sesli gülücük atıyor ikidir. O da, beni tanımaya başladı diye seviniyor. Bazen de bir ağlamadır tutturuyor. Geçene kadar ne yapsak, ne denesek faydasız. İlk günler, anne de bebeğiyle birlikte ağlıyordu. Şimdi, durumu kabullendi. Çözüm aramayı ve daha sabırlı olmayı deniyor.
Biz de bebekle birlikte yeni şeyler öğreniyor; unuttuklarımızı hatırlıyoruz. Evimizin içinde telaşla birlikte, neşe, yeni bir hayat enerjisi, sesler kokular var. Her yerde bebekten bir iz bulmak mümkün.
Son numaramız: “Sar sar sar makarayı, çöz çöz çöz makarayı” adlı çocuk şarkısı. Şarkıyı duyunca dikkat kesiliyor ve dans gösterimizle birlikte sonuna kadar izliyor. Bu arada sakinleşmiş oluyor tahmin edeceğiniz gibi. Hallerimiz böyle efendim.
Bakalım bebek sayesinde daha hangi makaraları sarıp çözeceğiz.
Sadık Okurunuz
Kırk beşini aşkın
Meserret Taşkın