Ana içeriğe geç

Umut olan da var, tehdit oluşturan da...

Denizlerimizde istilacı türler artarken arama kurtarma alanındaysa daha fazla eğitimli köpek gerekiyor. Yaban hayatının da desteğe ihtiyacı var...

Umut olan da var, tehdit oluşturan da...
Hürriyet
16

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), Akdeniz, Ege ve Marmara denizlerini kapsayan 2026 ilkbahar araştırma seferini tamamladı. TÜDAV-Maru araştırma gemisiyle İstanbul’un Beykoz ilçesinden başlayıp Antalya’nın Kaş ilçesinde sona eren seferde 15 biliminsanı, 100’den fazla noktada deniz ekosistemine ilişkin çok sayıda parametrede veri topladı. TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün yaptığı açıklamaya göre Türkiye denizlerinde tropikalleşme eğilimi ve istilacı türlerin artışı devam ediyor: “Kızıldeniz kökenli canlıların Akdeniz’e girişleri devam ediyor. Bu da yeni türlerin gelişinin sürdüğünü gösteriyor. Denizkestanesi, göçmen denizanası gibi türler yoğunluklarını koruyor. Aslanbalığınınsa daha kuzeye yayıldığını görüyoruz. Eskiden İzmir çevresinde görülen türün artık Ayvalık’a kadar ulaştığını tespit ettik.” Marmara Denizi’nde de yabancı tür sayısı 150’yi geçti, bunların yarısı Kızıldeniz kökenli türler.

Arama köpekleri aranıyor!

Türkiye’de operasyonel ve AFAD sertifikalı yaklaşık 120 köpekli arama timi var. Pek çok afette kritik rol üstlenen arama kurtarma köpeklerinin sayısı Türkiye’de hâlâ ihtiyaç duyulan seviyede değil. Arama Kurtarma Köpekleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Mamak “Enkaz altında ya da geniş arazilerde insanların ulaşamadığı noktalarda canlı insan kokusunu tespit ederek umut oluyorlar. Bir alan arama köpeği 40 dönümlük, sık bitki örtüsüne sahip bir araziyi 20 dakika gibi kısa bir sürede tarayabiliyor, iz takip köpekleri kayıp bir kişinin izini kilometrelerce sürebiliyor” bilgisini veriyor. Ne yazık ki Türkiye’de arama kurtarma köpeği yetiştirmek Avrupa’daki birçok ülkeye kıyasla yaygın değil. Mamak nedenlerini şöyle açıklıyor: “Uzun eğitim süreci, yüksek maliyetler ve gönüllülerin büyük özveri göstermesini gerektirmesi... Bir köpeğin yıllık eğitim ve bakım maliyeti yaklaşık 300 bin lirayı bulabiliyor.”

Yaban hayata destek

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 16 Haziran’da yaptığı açıklamaya göre 3 milyon 745 bin 402 yaban hayvanı geçen yıl doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Bu sayı 152 memeli yaban hayvanı, 45 bin 250 kanatlı yaban hayvanı ve 3 milyon 700 bin alabalıktan oluşuyor. Yaban hayatını korumaya yönelik çalışmalar bununla sınırlı değil. Türkiye’de 1 milyon 170 bin hektarı aşan büyüklüğe sahip 85 yaban hayatı geliştirme sahasında da türlerin korunması ve izlenmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler