Hava savunma sistemlerinin radar kapasiteleri ile müttefik ülkelerin tedarik süreçlerine yönelik yaklaşımları teknik ve diplomatik verilere yansıyor. Yunanistan envanterindeki S-300 sisteminin F-35 savaş uçaklarını X band atış kontrol radarında 20 kilometreden, Türkiye'deki S-400 sisteminin ise 35 kilometreden tespit ettiği belirtiliyor. Aradaki 15 kilometrelik farka rağmen Atina yönetimi F-35 tedarikinde sorun yaşamazken, Ankara'ya S-400 gerekçesiyle uygulanan CAATSA yaptırımları haksızlık ve çifte standart olarak değerlendiriliyor. Analizlerde, TSK'nın S-400'ün 40N6 füze kabiliyetinden mahrum kalması durumunda 350 kilometreden AWACS, Tanker, SoJ uçakları ile 30 bin feet civarında uçan 4. nesil savaş uçaklarını vurma yeteneğini kaybedeceği vurgulanırken; kalıcı barışın F110 motor temini ve yerli savunma uçağı KAAN'ın 2029'da hava-hava operasyonel seviyeye gelmesiyle sağlanacağı kaydediliyor.
RADAR TESPİT MESAFELERİ VE CAATSA YAPTIRIMLARI
Teknik verilere göre Yunanistan envanterinde bulunan S-300 hava savunma sistemi, F-35 görünmez savaş uçağını X band atış kontrol radarında 20 kilometre mesafede tespit edebilirken, S-400 sistemi aynı uçağı 35 kilometreden belirleme kabiliyetine sahip bulunuyor. Aradaki 15 kilometrelik mesafe farkına rağmen Yunanistan’ın F-35 alım sürecinde herhangi bir kısıtlamayla karşılaşmaması, Türkiye'ye yönelik uygulanan CAATSA yaptırımlarında çifte standart uygulandığı gerçeğini ortaya koyuyor. Yunanistan’da aktif S-300 sistemi mevcutken Türkiye’ye yaptırım uygulanması, CAATSA mekanizmasının haksız bir zemin üzerinde çalıştığını gösteriyor. Bugün gelinen noktada S-400'lere yönelik kısıtlamaların kalkacağına dair yapılan açıklamalar ise geçmişteki haksız uygulamalar karşısında gecikmiş bir adım olarak değerlendiriliyor.
S-400 VE 40N6 FÜZE KABİLİYETİNİN STRATEJİK ÖNEMİ
Türkiye'nin S-400 sistemini envanterden veya ülke dışına çıkarması durumunda, Türk Silahlı Kuvvetleri belirli operasyonel yeteneklerden doğrudan mahrum kalma riski taşıyor. Sistemin 40N6 füze kabiliyetinin bulunmaması halinde TSK, 350 kilometre mesafeden AWACS erken uyarı uçaklarını, yakıt ikmal tanker uçaklarını ve SoJ olarak adlandırılan standoff jammer elektronik harp uçaklarını hedef alma imkanını kaybediyor. Bunun yanı sıra, Türkiye'ye yönelik Standoff mühimmatı ve havadan fırlatılan balistik füze (ALBM) atmak amacıyla 30 bin feet civarı irtifada seyreden F-16I ve F-15I gibi 4. nesil savaş uçaklarını vurma kabiliyetinden de mahrum kalınıyor.