Ticaret Bakanı Bolat, Kalkınma Yolu Projesi'nin yaklaşık 22 milyar dolarlık hacmiyle yalnızca bir ulaştırma projesi olmadığını belirtti. Projenin yeni lojistik merkezleri ve şehirlerin kurulmasını da kapsadığını ifade eden Bolat, Türkiye-Irak ilişkilerine dair de önemli mesajlar verdi.
Türkiye ve Irak basınının ve iş dünyasının gözü bugün Ankara'da gerçekleşen Türkiye-Irak İş İnsanları Yuvarlak Masa Toplantısı'ndaydı.
Etkinlikte konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ankara ile Bağdat arasındaki ekonomik iş birliğini çok daha üst bir seviyeye taşıyacak eylem planını duyurdu.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bütün gücümüzle çalışacağız ve Türkiye-Irak ilişkilerini çok daha iyi noktalara, seviyelere taşıyacağız. Türkiye-Irak ticaret hacmi 17 milyar dolar seviyesindedir. Hatta 2022 yılında, Kovid-19 sonrası süreçte ve enerji fiyatlarının çok yükseldiği dönemde ticaretimiz 24 milyar dolara kadar yükselmişti.
HEDEF 30 MİLYAR DOLAR
Türkiye'nin dış ticaretinde beşinci en büyük ortağı konumunda olan Irak ile ticaret hacmini, liderlerimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Sayın Ali el-Zeydi'nin riyasetinde orta vadede 30 milyar dolara ulaştırma konusunda kararlıyız" açıklamasında bulundu.
Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması ile Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinin büyük önem taşıdığını belirten Bolat, anlaşmalara ilişkin iç onay süreçlerinin en kısa sürede tamamlanmasını temenni ettiklerini söyledi.
"ASYCUDA sisteminin İbrahim Halil Kapısı'nda tamamlanacak olması, belirsizliği ortadan kaldıracak ve ticareti de hızlandıracaktır"
Bolat, İbrahim Halil Sınır Kapısı'nın ASYCUDA sistemine entegrasyonunun iki ülke ticareti açısından önemli olduğunu belirterek, "Türkiye ile Irak arasındaki ticareti 30 milyar dolar seviyesine yükseltme noktasında, özellikle Irak'ta İbrahim Halil Gümrük Kapısı'nın Irak hükümetinin yürürlüğe koyduğu ASYCUDA Sistemi'ne en kısa sürede entegre edilmesinin çok önemli katkı yapacağına inanıyoruz. Ticaret ve enerji koridorları açısından Türkiye-Irak iş birliği bu kadar önemli bir konuma yükselmişken, bu ASYCUDA sisteminin İbrahim Halil Kapısı'nda tamamlanacak olması belirsizliği ortadan kaldıracak ve ticareti de hızlandıracaktır" şeklinde konuştu.
Irak'ın TIR Sözleşmesi'ni uygulamaya başlamasının iki ülke ticareti açısından önem taşıdığını belirten Bolat, bu süreçte her türlü iş birliğine hazır olduklarını söyledi.
KALKINMA YOLU PROJESİ
Bakan Bolat, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında transit vize rejiminin uygulanmaya başlamasının Körfez'e yönelik transit ticareti kolaylaştırdığını kaydederek, şu ifadelere yer verdi:
"15 Nisan 2026 tarihinden bu yana Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki transit vize rejiminin uygulanmaya başlamasıyla Türkiye'den Irak'a, Irak'tan da Suudi Arabistan'a, Kuveyt'e ve bütün Körfez'e transit ticaretin kanalları açılmış bulunmaktadır.
Bu çerçevede, Kalkınma Yolu Projesi'nin sadece bir ulaştırma projesi değil, yeni lojistik merkezlerinin ve yeni şehirlerin kurulmasını kapsayan büyük bir kalkınma projesi olduğunu düşünüyoruz. Yaklaşık 22 milyar dolarlık bu hacmiyle, Türkiye-Irak ilişkilerinde yatırımlar ve müteahhitlik çalışmalarını da önemli ölçüde hızlandıracağına inanıyoruz"
İş dünyasının en önemli beklentilerinden birinin gümrüklerde yaşanan sorunların giderilmesi olduğunu ifade eden Bolat, "Gümrük uygulamalarından kaynaklanan uzun beklemeler ve çifte vergilendirme sıkıntılarını görüyoruz. Bunun yeni hükümetin gündeminde yer alacağına inanıyoruz. Önümüzdeki aydan başlayarak bu sürecin halli konusunda olumlu işaretler alıyoruz" diye konuştu.
Irak'ta Türk ürünlerinin kamu alımları ve ihalelerde daha fazla tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Bolat, "Irak'ta iş yaparken menşe şartı olarak Amerikan, Avrupa Birliği ve Japonya teknolojisi ile kalitesinin aranması konusunda Iraklı kardeşlerime sadece tek bir şeyi hatırlatmak istiyorum. Türkiye'nin bu yıl 282 milyar dolara ulaşacak mal ihracatının yüzde 94'ü sanayi ürünlerinden oluşuyor ve bunun yüzde 55-60'ı Avrupa Birliği ile Kuzey Amerika ülkelerine gerçekleştiriliyor. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 30 yıllık bir Gümrük Birliği entegrasyonu bulunuyor. Ayrıca Avrupa Birliği Komisyonu'nun kabul ettiği 'Made in EU' konsepti kapsamına da Gümrük Birliği üyesi olduğu için Türkiye dahil edilmiştir. Bu nedenle beklentimiz, aranan ürün şartları içerisinde Türkiye Cumhuriyeti'nin de mutlaka yer almasıdır" ifadelerini kullandı.
Karşılıklı yatırımların ekonomik ilişkilerin en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Bolat, "Karşılıklı yatırımlar arttıkça ticaret iki katı, üç katı artabilmekte. O yüzden karşılıklı yatırımlar iki ülke ekonomik ilişkilerinde mutlaka teşvik edilmesi gereken bir konu. Bu anlamda Türkiye olarak Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması'nın iç onay sürecini tamamladık. Iraklı kardeşlerimizden beklentimiz, Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması ile Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması'nın iç onay süreçlerini en kısa sürede tamamlamalarıdır" diye konuştu.
Körfez'de son dönemde yaşanan gelişmelerin ulaştırma ve lojistik altyapısının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Bolat, "Son beş ayda Körfez'de yaşanan olaylar, gerginlikler ve yıkıcı etkiler göstermiştir ki Türkiye ile Irak, uzun kara sınırına sahip iki ülke olarak Körfez'deki ve Hürmüz Boğazı'ndaki sıkıntılı süreçlerle yeniden karşılaşmamak için gümrük geçişlerini, kara yolu ve demir yolu koridorlarını geliştirmeli, enerji hatlarını da genişletmeli ve artırmalıdır. Tır karneleri ile iki ülke arasındaki ulaşımın kolaylaştırılması da ulaşımın hızlanmasını sağlayacaktır" şeklinde konuştu.