Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) beklentilerin üzerinde gelen makroekonomik veriler ve buna bağlı olarak ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırabileceğine yönelik öngörülerin kuvvetlenmesi, küresel döviz piyasalarında kartların yeniden karılmasına neden oldu. Haftanın ilk işlem gününde dolar, başlıca para birimleri karşısında son iki ayın en yüksek seviyelerine yakın bir seyir izlerken; euro, sterlin, Japon yeni ve emtia para birimleri sert satış baskısıyla karşı karşıya kaldı.
Küresel piyasalardaki bu hareketlilik yurt içi piyasalara da yansıdı. Dolar/TL yeni haftanın ilk işlem gününde yüzde 0,13 oranında sınırlı bir yükseliş kaydederek 46,10 seviyesinde hareket ediyor.
TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ TAHMİNLERİ ALTÜST ETTİ
Doların küresel ölçekte değer kazanmasını tetikleyen en önemli unsurlardan biri, ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan resmi istihdam verileri oldu. Bakanlık raporuna göre, ABD'de tarım dışı istihdam mayıs ayında 172 bin kişi artış göstererek piyasa beklentilerini önemli ölçüde aşmayı başardı.
CNBC-e'de yer alan bilgilere göre, istihdam piyasasındaki bu güçlü görünümün yanı sıra, enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceği endişesi, yatırımcıların Fed'e yönelik para politikası beklentilerini agresif bir şekilde yeniden fiyatlamasına yol açtı.
KÜRESEL PARA BİRİMLERİ GÜÇLÜ DOLAR KARŞISINDA ERİDİ
ABD para biriminin küresel çapta ivme kazanması, diğer majör ve emtia para birimlerinde dikkate değer kayıplara neden oldu:
Euro: Dolar karşısında baskı altında kalarak son iki ayın en düşük seviyesi olan 1,1507'ye kadar geri çekildi.
Sterlin: Satış baskısından kaçamayarak son üç haftanın en düşük seviyesi olan 1,33165 dolar seviyelerine kadar geriledi.
Japon Yeni: Yaşanan değer kayıplarının ardından yeniden merkez bankasının müdahale edebileceği kritik bölge sınırına girdi.
Emtia Para Birimleri: Avustralya doları dolar karşısında 0,7016 ile son iki ayın en düşük seviyesini görürken, Yeni Zelanda doları da benzer bir eğilimle son iki ayın dip seviyesi olan 0,5779 dolara kadar indi.
ENERJİ KRİZİ VE SAVAŞ ENDİŞELERİ FAİZ BEKLENTİLERİNİ TERSİNE ÇEVİRDİ
Piyasalardaki yönelim değişikliğinin arka planında, jeopolitik risklerin tetiklediği ekonomik endişeler yer alıyor. İran savaşı kaynaklı küresel enerji krizinin enflasyonu yeniden hızlandırabileceğine dair korkular, Fed'in daha önce öngörülen faiz indirim döngüsüne başlayacağı yönündeki beklentileri zayıflatırken, faiz artırımı ihtimalini ise masada en güçlü seçenek haline getirdi.
CME FedWatch verilerine göre, finansal piyasalar önümüzdeki aralık ayında Fed'in faiz artırma olasılığını yüzde 70'in üzerinde bir oranla fiyatlamaya başladı. Söz konusu ihtimalin sadece bir hafta önce yaklaşık yüzde 45 seviyesinde bulunması, beklentilerdeki değişimin ne kadar keskin olduğunu gözler önüne seriyor.
Finans analistleri, ABD ekonomisinden gelen güçlü verilerin ve tırmanan enerji maliyetlerinin, Fed'in sıkı para politikası duruşunu tahmin edilenden çok daha uzun bir süre sürdürmesine zemin hazırlayabileceğini ifade ediyor.