Genel Kurul'da konuşan Akay, üretici ile market arasındaki fiyat farkının yüzde 379'a ulaştığını ifade ederek, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını, vatandaşın ise aynı ürünü kat kat pahalıya tüketmek zorunda kaldığını söyledi.
Tarımsal üretimde maliyetlerin her geçen gün arttığını belirten Akay, gübre, mazot ve elektrik fiyatlarındaki yükselişin üreticiyi zor durumda bıraktığını kaydetti.
Çiftçinin artan maliyetler nedeniyle üretim yapamaz hale geldiğini savunan Akay, "Çiftçiyi ezen anlayış, sofradaki yangının da sorumlusudur." ifadelerini kullandı.
Üreticinin desteklenmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Akay, gerekli adımlar atılmadan ne tarımsal üretimin ayağa kalkabileceğini ne de gıda enflasyonunun düşürülebileceğini belirtti.
Akay, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin paylaştığı veriler tarımsal üretimdeki sürdürülemez tabloyu gözler önüne seriyor. Üretici ile market arasındaki fiyat makasının yüzde üç yüz yetmiş dokuzlara ulaşması sistemdeki yapısal denetimsizliğin vahim bir kanıtıdır. Ancak bu krizin asıl mağduru emeğinin karşılığını alamayan her geçen gün üretimden kopan çiftçimizdir.
Gübre fiyatlarının yüzde yetmiş yediyi aşan oranlarda artması, elektrik, mazot ve tarım ilacı gibi temel maliyetlerdeki yükseliş sürdürülebilir üretimi imkansız kılmaktadır. Girdi kalemlerindeki bu fahiş artışlar dizginlenemediği sürece gıda enflasyonu kontrol altına almak hayali olacaktır. Tarımın bel kemiği olan üreticimiz devasa maliyetler altında ezilirken fiyatların katlanması hem tüketiciyi hem de çiftçiyi çaresizliğe itmektedir.
Tarımsal üretimde sürekliliği sağlamak için girdi destekleri acilen gerçekçi seviyelere çekilmelidir."