Ana içeriğe geç

Gülistan Doku soruşturması: Handan Sonel'in ifadesi ortaya çıktı

Gülistan Doku soruşturmasında delil karartma suçlamasıyla tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'in savcılık ve jandarmada verdiği ifadenin detayları ortaya çıktı.

Gülistan Doku soruşturması: Handan Sonel'in ifadesi ortaya çıktı
Turktime
16

Gülistan Doku soruşturmasında delil karartma suçlamasıyla tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'in savcılık ve jandarmada verdiği ifadenin detayları ortaya çıktı.

OĞLUNUN SİLAHLARA İLGİSİNİ VE ARAÇ DETAYLARINI ANLATTI

Soruşturma kapsamında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklanan Handan Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel'in psikolojik sorunu bulunmadığını ve kimseyle kavga etmediğini öne sürdü. Oğlunun tek hobisinin hayvanlar olduğunu savunan Sonel, koruma polisleri ve araç kullanımı hakkında, "Vali konutunun alt katının ilk girişinde 27-28 kişilik özel harekat polislerinin yeri vardı. Bu polislerin 14-15'i dönemin sıkıntılı olmasından dolayı eşimin korumalığını yapardı. Türkay da bu polisler ile çok muhatap olurdu. Bu polislerin silahlarından dolayı kendisi de airsoft silaha merak salmıştı. Babasının evdeki silahlarını bile bilmez asla dokunmazdı. Türkay ehliyet aldıktan sonra araba sürmeye hevesli olması nedeniyle ve devletin aracını kullanmaması için araç almıştık. Bu aracı biz kendi paramızla aldık. Bu araç Ankara'dan alındı ama nereden, kimden alındı bilemem. Plakasını hatırlamıyorum. Bu aracı sadece Türkay kullanıyordu, eşim zaten hep zırhlı ile hareket etmesi sebebiyle bu aracı zaten kullanamazdı. Ben de zaten sürekli yanımda koruma ile sivil araç kullanırdım." beyanında bulundu.

"SON SENE KAFELERE GİTMEYE BAŞLADI"

Oğlunun koruma polisleriyle zaman geçirdiğini ve ilk iki sene kafelere gitmediğini aktaran Sonel, son sene kurulan arkadaşlıklardan duyduğu endişeyi, "İlk iki sene kafelere gitmezdi ama son sene arkadaşı Uğurcan ve Umut ile zaman geçiriyorlardı. Ben hatta bu arkadaşlığı çok tasdik etmiyordum, Tuncelili olmaları nedeniyle korkuyordum. Şöyle ki ben de zaten ildeki terörden korktuğumdan dolayı öğretmenlik görevimi bile yapamadım. Yanlış anlatmak istemiyorum amacım terörden korkma amaçlıdır. Söylediğim gibi Uğurcan ve Umut ile arkadaştı ama hangi kafelere gittiğini bilmem. Biz ailece Moğoltay Mahallesi'ndeki kafeye giderdik." ifadeleriyle dile getirdi.

"UMUT ALTAŞ İLE ARALARINDA SORUN YAŞANMIŞ"

Oğlunun ruhsatlı ya da ruhsatsız tabanca veya tüfeği bulunmadığını, airsoft diye tabir edilen boncuk atan silahları ise spor amaçlı kullandığını iddia eden Sonel, Umut Altaş ve Uğurcan A. ile olan temaslarına dair, "Bir kez konuta Uğurcan ve ismini bilmediğim bir arkadaşı ile gelmişti, çok da kalmamışlardı zaten. Yüz yüze sadece o gün iletişimim oldu başka da bir yerde görmedim iletişim kurmadım. Umut Altaş ile oğlumun arkadaşı olduğu için bir kez görüştüm o gün hariç hiç görüşmedim, ailelerini dahi bilmem. Umut ile biz Ordu'da iken aralarında sanırım bir sorun yaşanmış ki adını hiç anmamaya başladı. Sorun olup olmadığını da bilmiyorum. Oğluma bir kez sordum bir şey mi oldu diye o da bana 'boşver anne' dediğini hatırlıyorum. Uğurcan A'yı Tunceli ilinde oğlumun son bir sene arkadaşı olması nedeniyle tanırım. Bir ya da iki kez konuta Umut ve ismini bilmediğim bir arkadaşı ile gelmişti. Onun haricinde Uğurcan'ın da ailesi dahil tanımam. Oğlum Uğurcan ile Tunceli ilinden gittikten sonra da görüşmeye devam etti." bilgisini verdi.

"PKK'NIN EYLEMLERİNDE GÖRÜNTÜLERİ VARDI"

Gülistan Doku'nun adını 2020 yılında kaybolduktan sonra duyduğunu ve kendisini asla tanımadığını ileri süren Sonel, "PKK'nın eylemlerinde görüntüleri vardı, benim de bu tür kişileri tanımamın imkanı yok. Başına gelenler hakkında bir bilgim yok. Ben PKK derken şunu demek istedim nevruz olaylarında medyada kızın fotoğraflarını görmüştüm. Ben sadece medyada duyduklarımı biliyorum haricinde akıbeti ve kendisi hakkında bir bilgim yoktur. Ben eşimin kayıp kızı arama çalışmaları ile ilgili gazetelerden duyduğum kadarıyla her tarafın arandığını duydum. Kaybolduktan sonra arama çalışmaları olarak neler yapıldığını bilmiyorum. Suyun içerisinde AFAD ve il dışından gelen ekipleri görüyorduk." açıklamasını yaptı.

SİLAHLI FOTOĞRAFLARI VE SIM KART SORUSUNU YANITLADI

Oğlunun el konulan cep telefonunda yapılan incelemede elde edilen silahlı fotoğrafların sorulması üzerine bunlardan haberinin olmadığını öne süren Sonel, "Bu fotoğraflardan bilgim yok, görmedim ama var ise bu silahlı fotoğraflar görevli polislere ait silahlardır. Oğlumun airsoft silahı vardı gerçek silahı yoktu. Ben medyada çıkan resimleri görmedim çünkü ilk operasyon haberleri ile birlikte aileme bombardıman başladı, bu sebeple tansiyon hastalığım nüksetti ve sosyal medyam dahil hiçbir haber sitelerine girmedim, televizyon açmadım. Kızım arada gelip anlatıyordu, sonra onu da istemedim." yanıtını verdi.

Gülistan Doku'ya ait SIM kartın eşi Tuncay Sonel'in talimatıyla adli makamlara bildirilmeden Ankara'da yetkisi bulunmayan eski polis Gökhan Ertok'a gönderilerek işlem yaptırılmasına ilişkin soruya ise Sonel, konu hakkında hiçbir fikrinin bulunmadığını ve eşinin bu tür konuları kendisiyle konuşmadığını iddia etti.

TUTUKLU TANIK T.G.'NİN İDDİALARINI REDDETTİ

Tutuklu tanık T.G.'nin kendisi hakkındaki, cesedi yok etmesi için 100 bin lira para verdiği ve oğlunun Gülistan Doku'yu iki el ateş ederek öldürdüğü yönündeki beyanlarına değinen Sonel, "T.G. isimli şahsın adını bile duymadım. Bu iddialara karşılık ne şahidi var göstersin delillerini. Böyle bir şey yaptığına dair delili nedir? Bunu kesinlikle kabul etmiyorum." ifadeleriyle iddiaları reddetti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler