Bahar döneminde hava şartlarının olumlu gitmesiyle birlikte nektarin, şeftali, erik ve kayısı gibi sert çekirdekli meyvelerde bu yıl büyük bir rekolte artışı yaşandı. Sezon başında umutlanan üreticiler için bu bolluk, belirsiz fiyat politikaları, keyfi alım koşulları ve fahiş ıskarta kesintileri nedeniyle kısa sürede büyük bir hayal kırıklığına ve ekonomik felakete dönüştü. Bir yıllık emek ve yatırımları tehdit altında olan çiftçiler, tarımsal üretimin artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini vurguluyor.
FİYATLAR KEYFİ, ISKARTA ORANLARI YÜZDE 70’İ BULUYOR
Hasat döneminin başlamasıyla birlikte üreticiler, ihracatçı firmaların kıskacında kaldı. Çiftçiler, bazı ihracatçı firmaların ürünleri fiyatı sonradan belirlenmek üzere teslim aldığını, bunun da piyasada tam bir belirsizlik yarattığını ifade ediyor. Bununla birlikte, bahçeden toplanan meyvenin paketleme tesislerine taşınma maliyeti ve tüm riskler çiftçiye yüklenirken, yüzde 30’dan başlayıp yüzde 70’e kadar ulaşan yüksek ıskarta kesintileri üreticinin belini büktü. Bu büyük kesintiler nedeniyle birçok çiftçinin eline, ürünün sadece toplama maliyetini bile karşılayacak bir gelir geçmiyor.
'GEÇEN YIL DON AFETİ, BU YIL İHRACATÇI AFETİ YAŞIYORUZ'
Artan işçilik, gübre, ilaç, mazot ve enerji maliyetlerinin altında ezildiklerini belirten üreticiler, meyve ihracatçılarının ortak hareket ederek tekelleştiğini ve fiyatları keyfi olarak belirlediğini söylüyor. Bu durumun Rekabet Kanunu’na aykırı olduğunu dile getiren çiftçiler, geçen yıl don afeti yaşadıklarını ancak bu yıl ihracatçı afetiyle karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor. Mevcut şartların devam etmesi halinde birçok üretici, binbir masrafla yetiştirdiği ağaçları ve bahçeleri sökmek zorunda kalacağını ifade ediyor. Tarım sektöründe alarm zillerinin çaldığını belirten üreticiler, yetkililerin piyasayı düzenlemesi ve çiftçinin emeğini koruması için acil adımlar atmasını talep ediyor.
'ÇİFTÇİ SAYISI 5 MİLYONDAN 2,7 MİLYONUN ALTINA DÜŞTÜ'
Tarımda yaşanan bu kriz ve yanlış tarım politikaları, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" sırasında muhalefet milletvekilleri tarafından sert sözlerle eleştirildi.
'SU VAR AMA ÇİFTÇİ SUYA ULAŞAMIYOR'
CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, köylünün toprağını terk etmek zorunda kaldığını ve kentlerde işsizliğe mahkûm edildiğini belirterek çarpıcı veriler paylaştı. Türkiye'de çiftçi sayısının 5 milyondan 2,7 milyonun altına gerilediğini vurgulayan Şevkin, iktidarın üretimi desteklemek yerine hobi bahçeleri üzerinden cezaları artırmayı seçtiğini söyledi. Çukurova'da su olmasına rağmen çiftçinin suya ulaşamadığına dikkat çeken Şevkin, yeraltı barajlarının hayata geçirilemediğini ve sular akarken sadece bakıldığını ifade etti.
'BUĞDAY EKİLİ ALANLAR 23 MİLYON DEKAR AZALDI'
CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ise Türkiye'deki tarım alanlarının lokomotifi olan buğday üretimindeki korkunç gerilemeyi rakamlarla gözler önüne serdi. Türkiye'deki ekim alanlarının yüzde 40'ını buğday alanlarının oluşturduğunu hatırlatan Barut, 2002 yılında 93 milyon dekar olan ekili alanın bugün 70 milyon dekara gerilediğini ve buğday ekim alanının tam 23 milyon dekar azaldığını açıkladı. Türkiye'nin bu süreçte 112 milyon ton buğday ithalatı gerçekleştirdiğini belirten Barut, bu ithalat için yabancı ülkelere 31 milyar dolar harcandığını vurgulayarak buğdayda alarm zillerinin çaldığını söyledi.
Milletvekilleri ve üreticiler, hem sert çekirdekli meyvelerdeki tekelci fiyat baskısının hem de genel tarım politikalarındaki istikrarsızlığın Türkiye'yi büyük bir üretime dayalı krize doğru sürüklediği konusunda hemfikir görünüyor.
Odatv.com