Ana içeriğe geç

Avrupa yanıyor medya klimaları tartışıyor

Avrupa'yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası can almaya devam ederken kıta basınında tartışma iklim krizinden çok alınacak önlemlere odaklandı. Bir yanda klimalar, diğer yanda kentlerin yeniden yeşillendirilmesi konuşulurken, ölümlerin neden hâlâ "sessiz felaket" olarak görüldüğü sorgulanıyor

Avrupa yanıyor medya klimaları tartışıyor
CGTN Türk
16

Avrupa’da devam eden yüksek sıcaklıkların yıkıcı etkileri devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgasına ilişkin yaptığı açıklamada 150 milyonun insanın baskı altında olduğunu ve 21 Haziran’dan bu yana 1300’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Okulların kapandığını ve elektirik şebekelerinin çökmeye başladığını aktaran yetkili "Özellikle iklim değişikliğine karşı sağlığı korumaya yönelik daha geniş gündemin bir parçası olarak, Avrupa ülkelerini sıcaklık sağlığı eylem planlarını uygulamaya teşvik ediyoruz." bilgisini verdi. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Başkanı Jim Skea, da önlem alınmadığı takdirde “son günlerde gördüklerimizin daha fazlasını yaşamamız kaçınılmaz” diyerek uyardı.

“Hem klima hem ormana ihtiyaç var”

Avrupa’da devletlerin sıcaklık eylem planı çerçevesinde atacağı adımlar merak edilirken kıta basının ise tartışmaların odağına klimaları almış durumda. Sağ akım partilerin klimayı, sol partilerin ise ağaçları tek çözüm olarak gördüğünü anımsatan Belçika’nın De Standaart gazetesi “ikisine ihtiyacımız” var mesajını verdi. Gazete “Oysa evleri, okulları ve yaşlı bakım evlerini yaşanabilir kılmak için elbette hem çok daha fazla ağaca hem de daha fazla soğutma sistemlerine ihtiyacımız var.” İfadesini kullandı.

Aşırı sıcaklara karşı klimaları merkeze koymanın kolaycılık olduğunu vurgulayan Volkskrant köşe yazarı Jarl van der Ploeg ise kaleme aldığı makalede şunları kaydetti:

“Lütfen bu aletler, aşırı sıcakların semptomu olduğu sistematik krizden bir çıkış yolu sunuyormuş gibi davranmayalım. Zira yeterince başka çözüm var. Örneğin iki kat daha fazla ağaç dikin, ilave içme suyu çeşmeleri inşa edin, bahçesi tamamen betonla kaplı olan herkesi derhal sınır dışı edin. Ayrıca aşırı sıcaklarla ilgili haber metinlerinin yanına bir de neşeli plaj fotoğrafları koyan her görsel editörünü iyice bir haşlayın ve asla, ama gerçekten asla iklim inkârcılarına oy vermeyin.”

Terör saldırısından büyük bilanço

Yaşlı kıtada sıcaklar nedeniyle yaşanan can kayıpları da medyanın tartışma başlıklarından biri haline geldi. İspanya’nın el Diarido gazetesi 21-25 Haziran tarihleri arasında sadece İspanya’da 212 kişinin yaşamını yitirdiğini anımsatarak “Eğer bir terör saldırısında ya da tren kazasında yaşamlarını yitirmiş olsalardı, bütün ülke durur ve onların yasını tutardı. Günlerce manşetlerde yer alırlardı. Bombalı saldırılara ve darbelere, bir anda çok sayıda insanın hayatına mal olan trajedilere hazırlıklıyız. Ancak sessiz ölümler manşetlerin radarına girmiyor.” diye yazdı.

Ölümlerin nedenini reddedilen iklim tasarıları olduğunu ve yaşlıların sandık başına giderek bu kararda etkili olduğunu savunan İsviçre’nin Le Temps gazetesi ise faturanın gençlere çıktığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Elektrik Yasası [2024] dışında, İsviçre’de geçtiğimiz yıllarda iklim konularında yapılan tüm halk inisiyatiflerinin ve oylamaların başarısız olduğunu belirtmeliyiz - en son İklim Fonu yüzde 71 oyla reddedildi. Bunun suçlusu, sandıkta gençlerden daha büyük katılım sergileyen yaşlılar olabilir mi? Kimileri, bu konulardaki oy hakkının çıkacak kararın sonuçlarıyla yaşamak zorunda kalacaklarla sınırlandırılması önerisini getiriyor. Bu da diğer herkesin isyanına yol açıyor. Her halükârda, en çok acı çekecek olanlar gençler. İnsanlar için giderek daha yaşanmaz hale gelen yeryüzünde hayatta kalmak zorundalar; üstelik daha şimdiden ev bulmada büyük zorluklar çekiyor, daha düşük ücretler alıyor ve daha belirsiz yaşam beklentileriyle karşı karşıya kalıyorlar.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler