Ana içeriğe geç

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan net mesaj: Milli güvenliğimizden taviz vermeyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi'nde MSÜ Kurmay Subaylar Mezuniyet Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki tarihi NATO Zirvesi'nin dünyada barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamasını temenni etti. Başkan Erdoğan, Türkiye'nin güvenliğinin kimseye emanet edilemeyeceğini belirterek, 'Millî güvenliğimizden asla taviz vermeyiz' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan net mesaj: Milli güvenliğimizden taviz vermeyiz
Star Gazetesi
16

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MSÜ Kurmay Subaylar Mezuniyet Töreni'nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

Kurmaylık eğitimlerini başarıyla tamamlayan subaylarımızın mezuniyet merasiminde sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.

Bugün, 125'i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askerî personel olmak üzere toplam 301 subayımızın gurur gününe iştirak ediyor, mezuniyet sevinçlerini paylaşıyoruz.

Dereceye girenlerle birlikte, 16. Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8. Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimlerini neticelendiren tüm subaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum.

Biraz önce diplomalarını alan subaylarımız, kurmay unvanıyla farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerimize, devletimize ve milletimize yüksek bir vazife şuuruyla inşallah hizmet edecekler.

Türk ordusunun tarih boyunca dünya ölçeğinde temayüz etmiş en güçlü vasıflarından biri olan kurmay akla, bilgi ve kabiliyetleriyle en güçlü katkıları yapacaklarına inanıyorum.

Kurmay subaylarımıza yeni vazifelerinde şimdiden üstün muvaffakiyetler temenni ediyor, Cenab-ı Allah'tan ayaklarına taş değdirmemesini niyaz ediyorum.

Sizleri her türlü tehdit ve tehlikeden emin ve muhafaza eylesin, diyorum.

26 farklı ülkeden gelerek burada modern, kapsamlı ve nitelikli eğitimler alan misafir askerlerimizi de aynı şekilde canıgönülden kutluyor, ülkelerine döndüklerinde üstlenecekleri görevleri başarıyla yerine getireceklerine yürekten inanıyorum.

Son olarak, subaylarımızı hem kuramsal çerçevede hem de uygulama zemininde titizlikle eğiten, bilgi ve deneyimleriyle genç kurmaylarımızı teçhiz eden komutan ve hocalarımıza da takdir ve tebriklerimi iletiyorum.

'ŞEHİTLERİMİZİN TAMAMINI RAHMETLE YÂD EDİYORUM'

Bu vesileyle devletimizin bekası, ülkemizin güvenliği, milletimizin huzur ve selameti için can veren şehitlerimizin tamamını rahmetle yâd ediyorum.

Merhum Nurettin Topçu'nun ifadesiyle, 'Şehit, bir fertte barınan milletin ruhu, bir millet iradesidir ki bir vücudun gömüldüğü yerden bize ebedî hayat gönderir, bize ebediyeti kazandırır.'

Türk milletine ebediyeti kazandıran, milletimizin hürriyet abideleri ve devletimizin ebed müddet nişaneleri olan aziz şehitlerimiz; destanlaşan mücadeleleri ve hatıralarıyla yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.

Ay yıldızlı al bayrağımızda temerküz eden millî ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını ortaya koyan gazilerimize şükranlarımı sunuyor, hepsine hayırlı ve bereketli ömürler diliyorum.

Bugün mezun ettiğimiz kurmay subaylarımızın; ülkemizde, bölgemizde ve sınırlarımızın ötesinde ifa edecekleri görevlerle şehit ve gazilerimizin emanetini layıkıyla taşıyacaklarından hiçbir şüphe duymuyorum.

'KÜRESEL ÖLÇEKTE YILDIZI PARLAYAN EN SEÇKİN EĞİTİM KURUMLARIMIZDAN BİRİ HÂLİNE GELDİ'

Değerli arkadaşlar, 31 Temmuz'da, yani 20 gün sonra, Millî Savunma Üniversitemizin 10'uncu kuruluş yıl dönümünü idrak edeceğiz.

Şunu en başında ve özellikle ifade etmek isterim: 10 yıl gibi kısa bir sürede Millî Savunma Üniversitemiz, küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri hâline gelmiştir.

Vatanına, milletine ve devletine aşkla bağlı; donanımlı, vicdanlı, özgüven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak, milletimizin iftihar kaynağıdır.

Savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla; ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle; askerî harekât ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle üniversitemiz hayati bir misyonu yerine getirmektedir.

Millî Savunma Üniversitemiz, bünyesindeki 7 enstitü, 3 harp okulu, 4 astsubay meslek yüksekokulu ve Yabancı Diller Yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen, vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor.

Bunun için değerli rektörümüzün ve yöneticilerimizin şahsında, Millî Savunma Üniversitemizin sivil ve asker eğitimci kadrosunu, bu ailenin tüm mensuplarını tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum.

Hükûmet olarak kurulduğu günden beri üniversitemizin yanında olduk. Subay ve astsubaylarımızın daha yüksek standartlarda, daha iyi şartlarda eğitim alabilmeleri için fiziki ve teknik altyapı başta olmak üzere ihtiyaçların karşılanması noktasında ayrı bir hassasiyet taşıdık.

Bundan sonra da Millî Savunma Üniversitemizin daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacağız.

Rabb'im yâr ve yardımcımız olsun, diyor; üniversitemizin 10'uncu kuruluş yıl dönümünün Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve aziz milletimiz için şimdiden hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

YAPAY ZEKÂ VE YENİ TEKNOLOJİLER

Keskin değişimlerin istisna olmaktan çıkıp sıradanlaştığı bir dönemi yaşıyoruz. Yapay zekâ ve yeni teknolojiler; eğitimden sağlığa, finanstan ulaştırmaya, kamu hizmetlerinden hayatın her alanına kadar çok derin etkiler meydana getiriyor.

Savunma ve güvenlikte ise bu dönüşümün tezahürlerini çok daha net bir şekilde gözlemliyoruz. Şu gerçeği en iyi sizler biliyorsunuz: Klasik harp ortamlarında belirleyici faktörler kuvvet yoğunluğu ve platform sayısıydı. Günümüzde bunlara teknolojinin, enformasyonun, insansız sistemlerin ve hızlı karar destek mekanizmalarının da eklendiğini görüyoruz.

Savaşlar artık sadece cephelerde verilmiyor; siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyalarıyla birlikte yürütülüyor. Kamikaze dronlarla kritik altyapılar, enerji nakil hatları ve ticaret güzergâhları hedef alınıyor.

İnsansız hava ve deniz araçlarının sonuca doğrudan etki ettiği, yapay zekâ merkezli yazılımların harekâtın seyrini değiştirdiği yeni bir denklemle karşı karşıyayız.

Keşif ve gerçek zamanlı haber almanın vazgeçilmez birer kuvvet çarpanı olduğu bu yeni ortam, planlamayla birlikte sevk ve idareyi de her zamankinden daha kritik hâle getirmiştir.

Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim: Millî Savunma Üniversitemizde yetişen subaylarımız, hem planlama hem de sevk ve idare noktasında eşsiz bir performans ortaya koyuyorlar.

'SAVUNMA SANAYİSİNDE YÜZDE 82 YERLİLİK ORANINA ULAŞTIK'

Gazi Mustafa Kemal, tuttuğu notlardan birinde, 'Komutanlık, çare aramaktan ibarettir. Bunu da harp tarihi öğretir.' diyordu.

Farklı misyonlarda görüyoruz ki komutanlarımız, eşsiz zaferlerle dolu tarihimizden aldıkları ilhamla ve harp tarihinden edindikleri bilgilerle hamdolsun yeni destanlar yazmaya devam ediyorlar.

Biz de devlet olarak uluslararası güvenlik paradigmasının radikal bir dönüşüme uğradığı bu dönemde, yeni sistemin kutup başlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.

Savunma sanayisinde yüzde 82 yerlilik oranına ulaştık. Geliştirdiğimiz ürünleri doğrudan sahada test ediyor; geri bildirimler ışığında sürekli yeniliyor ve güncelliyoruz.

Mühendislerimiz, yazılımcılarımız, teknisyenlerimiz ve sektörde faaliyet gösteren 4 bine yakın firmamız, başarılarına her gün yenilerini ekliyor.

Bu atılımla birlikte güvenlik birimlerimizi yerli ve millî ekipmanlarımızla teçhiz ediyoruz.

Kaynağa Git

İlgili Haberler