Bir gazetecinin gerçek etkisi, öldüğü gün yazılan yazılarla ya da yapılan yorumlarla değil, arkasında bıraktığı medya düzeniyle ölçülür.
Bu yüzden bugün sorulması gereken soru şu:
Reha Muhtar, Türk medyasına ne bıraktı?
Unutulmamalı ki o, televizyon haberciliğini değiştiren önemli bir isim.
Özellikle 1990’larda televizyon haberciliğinin kurallarını yeniden yazdı.
O güne kadar haber bültenleri, “haber vermek” için hazırlanır, TRT haberciliği örnek alınırdı.
Onun döneminde ise haberler “izletmek” için hazırlanmaya başladı.
Bu küçük gibi görünen fark, aslında Türk medyasının kaderini değiştirdi ve büyük bir dönüşüme, bana göre de “yozlaşmaya” yol açtı.
HABER DEĞİL GÖSTERİ!
Çünkü haber artık bilgi olmaktan çıkıp gösteriye dönüştü.
Sunucu haberin anlatıcısı değil, başrol oyuncusu haline geldi.
Olayın kendisi yerine, nasıl sunulduğu önem kazandı.
Bir cinayet haberiyle magazin haberi arasında ton farkı kalmadı.
Haber fonlarında müzik efekti kullanılmasına ilk olarak onun döneminde başlandı.
Siyaset, ekonomi, dış politika haberleri ötelendi, hatta bazen görmezden gelindi; onların yerini magazin dünyasının kavgaları, kazalar, skandallar hatta hayvanlar dünyasındaki komik videolar aldı.
HABERE PARAYI KARIŞTI!
Bazen sunucunun sesi, haberin önüne geçti; bazen de haber bülteni ile televizyon şovu arasındaki çizgi tamamen kayboldu.
Reha Muhtar ekrana çıkardığı ünlülerle tartışmaya ve avaz avaz bağırmaya bile başladı.
Ve en önemlisi…
İlgi çekebilecek haber görüntüleri için, o görüntüleri çekenlere yüklü ödeme yapılması onun yöneticiliğinde ve sunuculuğunda başladı.
Sadece “haber ya da görüntü satın almakla” kalmadı; Türk televizyonculuk tarihinde eşi benzeri görülmemiş paralar kazandı.
ÜNLÜ İSİMLERİ SOLLADI!
Ve işin ilginç tarafı bu yöntem işe yaradı. Reytingler patladı, Uğur Dündar, Ali Kırca, Gülgün Feyman gibi diğer ana haber sunucuları geride kaldı.
Milyonlarca insan ekran başına koştu.
Patronların görmek istediği şey de zaten buydu.
Kimse haberciliğin nereye gittiğini sormuyordu.
Herkes reyting tablosuna bakıyordu.
Sonra ne oldu?
Bugün televizyon ekranlarında gördüğümüz pek çok alışkanlık ortaya çıktı.
Bağıran sunucular...
Her olayı “flaş, flaş, flaş” ya da “son dakika” diye duyuran kanallar...
Sürekli felaket duygusu üreten yayınlar...
Haberin yerine duygunun geçirilmesi...
Magazin mantığının siyasete uygulanması yayıldıkça yayıldı.
KADRO TERCİHİ!
Türk medyası bugünkü noktaya Reha Muhtar’ın açtığı yoldan yürüyerek geldi.
Ama bence asıl önemli mirası insan seçimlerindeydi…
Çünkü gazetecilikte yalnızca yaptığınız iş değil, önünü açtığınız insanlar da önemlidir.
Bir gazetecinin etkisi yetiştirdiği ya da parlatıp ekrana çıkardığı isimlerle de ölçülür.
Onun sunduğu haberleri muhabirler değil, cüceler, uzun adamlar, oradan oraya zıplayan komikler, falcılar, kahinler anlatmaya başladı.
RASİM OZAN’IN KAŞİFİ!
Ama… En büyük keşfi Rasim Ozan Kütahyalı oldu.
Kütahyalı, bir dönem CNN Türk’te yayınlanan “Reha Muhtar’la Çok Farklı” programında danışman olarak görev yaptı. Sonrasında ise televizyon ekranlarının en tartışmalı figürlerinden birine dönüştü.
Elbette hiç kimse bir başkasının gelecekte yapacağı her şeyden sorumlu tutulamaz.
Ama şu da bir gerçek:
Medyada hangi isimlerin öne çıkarılacağına karar verenler, o tercihlerinin sonuçlarından tamamen bağımsız olamaz.
İşte bu yüzden:
Bilgi yerine provokasyonu öne çıkaran…
Üslubu içeriğin önüne koyan…
Sadece sorunu daha da büyütmek için tartışan…
Yalan yanlış bilgilerle spekülasyon yapan…
Kabalığı “cesaret” gibi pazarlayan…
Ağzından köpükler saçarak konuşan Rasim Ozan Kütahyalı’yı başımıza musallat etmesi bile Reha Muhtar’ı tartışmamız için yeterlidir.
YOZLAŞMANIN ÖNÜNÜ AÇTI!
Kısacası Reha Muhtar’ın mirasını değerlendirirken yalnızca reyting rakamlarına bakmak yetmez.
Bazı soruları da sormak gerekir:
Örneğin Türk medyası onun sayesinde daha mı nitelikli oldu?
Daha mı bağımsız oldu?
Daha mı araştırmacı oldu?
Daha mı saygın hale geldi?
Yoksa daha gürültülü...
Daha magazinel...
Daha gösterişli...
Ve daha yüzeysel bir yere mi savruldu?
Bu soruların cevabını herkes kendisi verecek ama bir gerçek asla değişmeyecek:
Reha Muhtar, her zaman Türk televizyon haberciliğinin yolunu olumsuz anlamda değiştiren insan olarak anılacak.
Ve bu algı, kolay kolay silinmeyecek.