Türk Eximbank, uluslararası piyasalarda gerçekleştirdiği sendikasyon kredisi işlemiyle 830 milyon dolar tutarında finansman sağladı.
Euro ve dolar cinsinden 1, 2 ve 3 yıl vadeli dilimlerden oluşan işlem, yüzde 129 yenileme oranıyla tamamlanırken, krediye 9'u ilk kez olmak üzere toplam 32 uluslararası banka katıldı.
Küresel piyasalarda jeopolitik riskler ve finansman maliyetlerindeki dalgalanmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleştirilen işlem, uluslararası yatırımcıların Türk Eximbank'a ve Türkiye'nin ihracat odaklı büyüme perspektifine olan güveninin göstergesi olarak değerlendirildi.
Sağlanan finansman, üretim, yatırım ve istihdama katkı sağlayan ihracatçı firmaların finansman ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılacak.
Yılbaşından bu yana 5,1 milyar dolar dış kaynak
Türk Eximbank, 2026 yılının başından bu yana uluslararası kredi ve sermaye piyasalarından sağladığı toplam dış kaynağı 5,1 milyar dolara çıkardı.
Banka, uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş finansman yapısıyla ihracatçılara rekabetçi finansman sağlamayı sürdürürken, Türkiye'nin ihracat hedeflerine katkı sunan önemli finans kuruluşlarından biri olmayı sürdürdü.
Sendikasyon kredisinin 1 yıl vadeli bölümü sürdürülebilirlik bağlantılı olarak yapılandırıldı. Bu kapsamda çevre dostu ürün ihracatı gerçekleştiren KOBİ'ler ile ihracatçı kadın girişimcilerin desteklenmesi hedeflenirken, ihracat finansmanının yeşil dönüşüm, kapsayıcı kalkınma ve sürdürülebilir üretimi destekleyen bir araç olarak kullanılması amaçlanıyor.
Ali Güney: Uluslararası güvenin somut göstergesi
Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, küresel piyasalardaki belirsizliklere rağmen elde edilen sonucun uluslararası finans kuruluşlarının bankaya duyduğu güveni ortaya koyduğunu söyledi.
Güney, yüzde 129 yenileme oranı ve işleme ilk kez katılan 9 uluslararası bankanın, Türk Eximbank'ın güçlü bilançosuna, etkin risk yönetimine ve Türkiye'nin üretim kapasitesine duyulan güvenin somut göstergesi olduğunu belirtti.
2026 yılı başından bu yana uluslararası piyasalardan sağlanan 5,1 milyar dolarlık kaynağın yalnızca finansal büyüklük ifade etmediğini vurgulayan Güney, bu finansmanın ihracatçı firmaların yeni pazarlara açılmasını, yüksek katma değerli üretimi ve Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesini destekleyen uzun vadeli bir kalkınma yatırımı niteliği taşıdığını ifade etti.
Güney, sürdürülebilirlik bağlantılı bu işlemin yeşil dönüşümü, KOBİ'leri ve kapsayıcı ihracatı önceleyen finansman stratejisinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, uluslararası piyasalardan sağlanan kaynakların ihracatçıların rekabet gücünü artıracak şekilde ekonomiye kazandırılmaya devam edileceğini söyledi.