Sağlık ve beslenme alanındaki çıkışlarıyla yıllardır kamuoyunun gündeminde yer alan Canan Karatay, bu kez kolesterol hakkındaki açıklamalarıyla dikkatleri üzerine çekti. Kendi sağlık verilerini örnek gösteren Karatay, kolesterol değerinin 350 seviyesinde olduğunu ifade ederken, kısa süre önce yapılan damar kontrolünde doktorların damar yapısını oldukça genç ve sağlıklı bulduğunu aktardı. Özellikle "iyi kolesterol" ve "kötü kolesterol" ayrımına yönelik eleştirileri ise sağlık camiasında yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu.
CANAN KARATAY'DAN TIP DÜNYASINI KARIŞTIRACAK ÇIKIŞ
Katıldığı programda kendi sağlık durumundan bahseden Karatay, yüksek olarak kabul edilen kolesterol seviyesine rağmen damar sağlığının oldukça iyi durumda olduğunu ifade etti. Karatay, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Benim kolesterolüm 350. Geçen hafta damarlarıma bakıldı, doktor hanım bana 'Hocam bunlar 18 yaşındaki kız damarları' dedi."
Bu açıklama kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, birçok kullanıcı yüksek kolesterol seviyeleriyle damar sağlığı arasındaki ilişkiyi yeniden tartışmaya başladı.
"İYİ VE KÖTÜ KOLESTEROL AYRIMI BİR PAZARLAMA STRATEJİSİ" İDDİASI
Karatay'ın en çok dikkat çeken açıklamalarından biri ise toplumda yaygın olarak kullanılan "iyi kolesterol" ve "kötü kolesterol" tanımlarına yönelik oldu. Karatay, bu ayrımın bilimsel bir gerçeklikten çok ilaç sektörünün oluşturduğu bir algı olduğunu savundu.
Ünlü profesör, yıllardır dile getirdiği görüşlerini yineleyerek, kolesterolün insan vücudu için hayati öneme sahip doğal bir madde olduğunu ve tek başına yüksek çıkmasının sağlık sorunları anlamına gelmeyeceğini belirtti.
Özellikle beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı, inflamasyon düzeyi ve metabolik sağlık gibi faktörlerin daha önemli olduğunu savunan Karatay, yalnızca laboratuvar sonuçlarına bakılarak değerlendirme yapılmasının yanlış olabileceğini ifade etti.
TIP DÜNYASINDA GÖRÜŞ AYRILIKLARI SÜRÜYOR
Ancak Karatay'ın açıklamaları, tıp dünyasında genel kabul gören görüşlerle tam olarak örtüşmüyor. Günümüzde birçok ulusal ve uluslararası kardiyoloji rehberi, özellikle yüksek seviyelerdeki LDL kolesterol değerlerinin bazı kişilerde kalp ve damar hastalığı riskini artırabileceğini belirtiyor.
Uzmanlar, kolesterol değerlendirmesinin yalnızca tek bir sayı üzerinden yapılmadığını; kişinin yaşı, genetik yatkınlığı, tansiyon durumu, sigara kullanımı, diyabet varlığı ve genel sağlık geçmişiyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.
Bu nedenle bazı bireylerde ilaç tedavisi önerilirken, bazı kişiler için yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olabiliyor. Tedavi kararı ise kişiye özel risk değerlendirmesi sonucunda veriliyor.
Karatay'ın açıklamalarının ardından sosyal medya kullanıcıları iki farklı görüş etrafında toplandı. Bir kesim, yıllardır doğal beslenme ve yaşam tarzı konusundaki önerileriyle tanınan Karatay'ın görüşlerini desteklerken, diğer kesim ise bu tür açıklamaların düzenli tedavi gören hastalar üzerinde yanlış yönlendirmelere neden olabileceğini savundu.
Özellikle kolesterol ilacı kullanan bireyler arasında "İlaçları bırakmalı mıyım?" sorusu yeniden gündeme gelirken, uzmanlar tedavi süreçlerinde doktor önerilerinin dışına çıkılmaması gerektiğini hatırlattı.
Kolesterol, uzun yıllardır tıp dünyasının en çok tartışılan başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Bir tarafta yüksek kolesterol seviyelerinin kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü olduğunu savunan uzmanlar bulunurken, diğer tarafta kolesterolün tek başına belirleyici olmadığını öne süren isimler yer alıyor.
Canan Karatay'ın son açıklamaları da bu tartışmayı yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. Ancak uzmanların ortak görüşü, sağlık kararlarının sosyal medya paylaşımları veya tekil deneyimler yerine kişisel sağlık geçmişi ve doktor değerlendirmesi doğrultusunda verilmesi gerektiği yönünde birleşiyor.