Christopher Nolan’ın “The Odyssey” filmi, konusu itibarıyla Türkiye’deki Troya’ya ilgiyi artıracağa benziyor. Troya Kazı Başkanı Prof. Rüstem Aslan “Çekimlerin Türkiye’de yapılmaması bizi üzdü ama böyle büyük filmler, en azından o hikâyelerin geçtiği toprakları öne çıkarıyor” diyor.
Yılın en beklenen filmi olduğundan şüphe duyulmayan İngiliz yönetmen Christopher Nolan imzalı “The Odyssey” vizyona girmek için gün sayarken gözler, Türkiye’ye ve Anadolu kültürüne çevriliyor. Bir zamanlar Homeros’un Anadolu topraklarında kaleme aldığı rivayet edilen “Odysseia” destanına dayanan yapım, İthaka kralı Odysseus’un Troya Savaşı’ndan sonra evine dönmek için 10 yıl boyunca yaşadığı maceraları işliyor. Eser hem kaleme alındığı hem de hikâyenin geçtiği yer bakımından Türkiye’yi yakından alakadar ediyor.
TÜRKİYE’NİN TEŞEBBÜSLERİ İŞE YARAMADI
Aslında Kültür ve Turizm Bakanlığı, geçen sene Nolan’ın “The Odyssey” filmini Türkiye’de çekmesi için açık ve örtülü teşebbüslerde bulundu. Çanakkale’deki Troya Müzesi yetkilileri de Nolan’a mektup yazıp kendisini misafir etmek istedi. Ardından Türk basınında usta yönetmenin filmin çekimlerini Sinop’taki Yason Burnu’nda yapacağına dair haberler ortaya çıktı. Türkiye gazetesinin ilk defa duyurduğu üzere haberler asılsızdı. Nolan, bütün çabalara rağmen filminin çekimlerini Türkiye’de yapmadı. Bunun yerine İtalya, Fas, İskoçya ve İzlanda gibi farklı ülkelerde set kurmayı tercih etti.
SAVAŞIN İZLERİ ÇANAKKALE’DE
Buna rağmen film, Anadolu tarihinin gündeme gelmesine yol açacak gibi görünüyor. Özellikle eserde geniş yer tutan Troya Savaşı’nın geçtiği alan olan Troya antik şehri Çanakkale topraklarında bulunuyor. Antik şehirde Troya Savaşı’nın izlerini aydınlatmak için arkeolojik çalışmalar devam ediyor. Bölgede bulunan eserler ise Troya Müzesi’nde sergileniyor. Müzede büyük savaşa dair birçok keşif görülebiliyor.
Öte yandan destanda ve “The Odyssey” filminde Odysseus, savaştan sonra çıktığı yolculukta Ege topraklarından geçiyor. Bu durumun, “ekran turizmi” faktörüyle filmin çekildiği yerlerin yanı sıra Türkiye’ye de ziyaretlerin artmasına yol açacağı düşünülüyor.
Konuya dair Türkiye gazetesinin sorularını cevaplayan Troya Antik Şehri Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, “Nolan’ın filmi bizi çok yakından ilgilendiriyor” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:
“Çünkü Homeros’a atfedilen Odesa Destanı Anadolu’nun hikâyesini anlatıyor. Son yirmi yıldaki araştırmalar artık Homeros’un antik dönem Smyrna’sında yani İzmir’de doğduğunu, Doğu destan teknikleriyle Troya Savaşı’nın hikâyesini MÖ 730’larda kayda geçirdiğini ortaya koyuyor.”
Homeros destanlarıyla ilgili hikâyelerin sinemanın başlangıcından itibaren ele alındığını kaydeden Aslan “Ancak son dönem büyük yapımlarda çekimlerin küçük bir kısmının bile Türkiye’de yapılmaması bizi üzdü. Buna rağmen büyük filmler, en azından o hikâyelerin geçtiği toprakları öne çıkarıyor; Troya ve Anadolu ilgisini artırıyor. Nolan’ın filminin de böyle bir etkisinin olacağını söyleyebiliriz” diye konuşuyor.
Troya Savaşı’nın gerçek bir olay olup olmadığıyla alakalı tartışmalara temas eden Prof. Dr. Rüstem Aslan “Bu tartışmalar çok eski. Troya Savaşı’nın olmadığına dair teoriler aslında geçerliliğini antik dönemde yitirmiştir. Bazı araştırmacılar bu savaşın gününü bile hesaplayıp söylemişlerdir. Son dönemde ise Homeros filolojisi, Troya arkeolojisi ve Hitit yazılı metinleri böyle bir savaşın olduğunu bize açıkça gösteriyor. Tabii bu, bire bir Hormeros’un destanlarındaki gibi değil. Troya Savaşı ile yapılan arkeolojik kazılarda son Tunç Çağı tabakasında 7A kentinin savaşa işaret eden bir tahribatla yok olduğunu arkeolojik olarak görebiliyoruz. Ok uçları, sapan taşları, yanık tabakalar ve sokaklara gömülen cesetler gibi savaşa işaret eden birçok arkeolojik buluntunun da olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullanıyor.
250 milyon dolarlık bütçesiyle Christopher Nolan’ın bugüne kadarki en pahalı filmi olan “The Odyssey” tamamı IMAX film kameralarıyla çekilen ilk büyük stüdyo yapımı olarak tanıtılıyor. Eser, 17 Temmuz’da dünya ile aynı anda Türkiye’de de gösterime girecek.