Ana içeriğe geç

İşgal ve savaş suçu, İsrail geri dönüşe izin vermiyor

Uluslararası Af Örgütü'nün (Amnesty International-AI) yeni araştırması, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde uyguladığı toplu "tahliye" ve "geri dönmeyin" emirlerinin giderek genişlediğini ortaya koydu. Kuruluş, on binlerce sivilin evlerine dönmesini engelleyen uygulamaların Dördüncü Cenevre Sözleşmesi kapsamında hukuka aykırı olduğunu ve savaş suçu oluşturduğunu açıkladı.

İşgal ve savaş suçu, İsrail geri dönüşe izin vermiyor
Haber Global
16

Uluslararası Af Örgütü'nün son araştırmasına göre, İsrail ordusu 23 Eylül 2024 ile 31 Mayıs 2026 tarihleri arasında Lübnanlı sivillere yönelik yayımladığı yüzlerce toplu "tahliye" emriyle ülkenin güneyindeki geniş bölgeleri fiilen sivillerden arındırdı. AI'ın Kanıt İnceleme Laboratuvarı tarafından incelenen 447 tahliye emrinin, sivillerin güvenli biçimde nereye gideceğine ya da ne zaman dönebileceğine ilişkin yeterli bilgi içermediği, buna karşın geniş çaplı yerinden edilmeye yol açtığı belirtildi.

YASAKLI BÖLGE YÜZDE 6'YA ÇIKTI

Rapora göre İsrail ordusu, ateşkes sonrasında da geri dönüşü yasakladığı alanları büyütmeye devam etti.2024 sonunda Lübnan topraklarının yaklaşık yüzde 4,6'sını kapsayan yasaklı alan, 2026 yılında yayımlanan yeni haritayla yaklaşık 600 kilometrekareye, yani ülke topraklarının yaklaşık yüzde 6'sına çıkarıldı. İsrail bu bölgeyi "İleri Savunma Bölgesi" olarak tanımlarken, 74 köyü kapsayan listede 53 köyün sakinlerinin evlerine dönmesi tamamen yasaklandı, 21 köyün sakinlerine ise daha kuzeye çekilmeleri bildirildi. Bölge, binlerce ailenin geçim kaynağı olan zeytinlikleri ve tarım alanlarını da kapsıyor. Af Örgütü, sınır hattındaki birçok yerleşim yerinde yapıların tamamen yıkıldığını, ağır tahribatın ise iç kesimlere doğru genişlediğini belirledi.

BİR MİLYONDAN FAZLA KİŞİ

Lübnanlı yetkililere göre ülkede 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.Yaklaşık 64 bin kişi, 2024 ateşkesinden sonra dahi evlerine dönemedi. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre ise çatışmaların yeniden tırmanmaya başladığı 2 Mart 2026'dan 12 Haziran'a kadar geçen sürede en az 3 bin 700 kişi hayatını kaybetti. Araştırma kapsamında görüşülen yerinden edilmiş siviller de, köylerine döndüklerinde evlerin, yolların, altyapının ve hatta mezarlıkların bile büyük ölçüde yıkıldığını dile getirdiler.

ZORLA NAKİL SAVAŞ SUÇU

Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktör Yardımcısı Kristine Beckerle, İsrail'in on binlerce sivili yerinden ederek evlerine dönmelerini engellemesinin Dördüncü Cenevre Sözleşmesi kapsamında hukuka aykırı nakil anlamına geldiğini ve bunun savaş suçu teşkil ettiğini söyledi. Beckerle, İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından çekilmesi, sivillerin güvenli biçimde evlerine dönmesine izin verilmesi ve hukuka aykırı biçimde yıkılan evler için mağdurlara tazminat ödenmesi çağrısında bulundu.

İSRAİL'İN SIĞINDIĞI YALAN

Uluslararası Af Örgütü'nün bulgularını paylaşmasının ardından yazılı yanıt veren İsrail ordusu ise sivillere zorunlu tahliye emri vermediğini, yayımlanan duyuruların yalnızca "ön uyarı" ve "tavsiye" niteliğinde olduğunu savundu. Buna karşın Af Örgütü, sahadaki fiili durumun bu açıklamalarla örtüşmediğini belirterek, yayımlanan haritalar, uydu görüntüleri, tanık ifadeleri ve yerinden edilme verilerinin sivillerin geniş bir bölgede evlerinden uzun süre uzak tutulduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Kaynağa Git

İlgili Haberler