Aysel YÜCEL
[email protected]
Türkiye ile İran arasındaki karayolu taşımacılığında yaşanan kriz giderek derinleşiyor. Türk taşımacılık firmaları, ihracat ve ithalat pazarlarında paylarını hızla kaybederken, sınırda yaşanan haksız rekabet uygulamaları ve 28 güne varan bekleme süreleri ticareti durma noktasına getirdi. Sektörü adeta çıkmaza sürükleyen bu sorunlar, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) tarafından Türkiye’ye gelen İranlı ticaret ve lojistik temsilcileriyle masaya yatırıldı. Karşılıklı ticarette kan kaybeden Türk nakliyecileri, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için İran heyetine 12 maddelik acil çözüm planı sundu.
UND İkinci Başkanı Ergun Bilen tarafından geçen hafta kabul edilen İran heyetinde; İran Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi, İran Ticaret Müşaviri, İran Ticaret Odası üst düzey yöneticileri ile İran Taşımacılar Birliği (ITCAI) Başkanı ve temsilcileri yer aldı.
TİM verilerine göre, Ocak-Mayıs 2026 döneminde Türkiye’nin İran’a toplam ihracatı 813 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. İran’a ihracatın yüzde 90'dan fazlası karayoluyla yapılıyor. Ancak bu dönemde taşıma pastasından aslan payını İran plakalı araçlar aldı. İran plakalı araçlarla İran’a yapılan ihracat taşımaları, söz konusu dönemde 22.775 TIR seferi olarak kayıtlara geçti. İran’a komple TIR navlununun ortalama 4.500 dolar seviyesinde olduğu hesaplandığında, 813 milyon dolarlık ihracat için yaklaşık 102,5 milyon dolarlık hizmet ithalatı yapıldığı ortaya çıkıyor. Farklı bir deyişle, Türkiye’nin bu ülkeye yaptığı ihracat gelirinin yaklaşık yüzde 13’ü doğrudan hizmet ithalatına harcandı.
İlk 5 ayda karayoluyla İran’a yapılan toplam ihracat seferi yıllık yüzde 2 artışla 32.114’e ulaştı. Ancak bu dönemde Türk plakalı araçların sefer sayısı yüzde 17 azalırken, İran plakalı araçların sefer sayısı yüzde 13 arttı. Böylece İran TIR’larının toplam taşımalardaki pazar payı yüzde 71’e tırmandı. İran’dan Türkiye’ye karayoluyla yapılan ithalat taşımaları yıllık bazda yüzde 15 gerileyerek 41.879 sefer oldu. Türk plakalı araçlarla yapılan ithalat taşımaları yüzde 48 gibi dramatik bir düşüşle 6.974 adette kalırken, İran plakalı araçların sefer sayısı sadece yüzde 2 azalarak 33.974 sefer olarak gerçekleşti.
Sınırda kuyruk çilesi arttı
Toplantıda, özellikle kavurucu sıcakların yaşandığı bu günlerde sınır bekleme sürelerinin 28 güne ulaşmasının insani ve ticari açıdan kabul edilemez olduğunun altı çizildi. Bilen, İran tarafından uygulanan ve Türk taşıtlarının sıra numarası almasını engelleyerek İran araçlarına haksız geçiş önceliği tanıyan sistemin derhal iptal edilmesini istedi. Bu kural hayata geçirilene kadar yeni müzakerelerde somut bir adım atılmasının mümkün görünmediği vurgulandı.

Acil çözüm bekleyen 12 kritik madde
DÜNYA'nın ulaştığı bilgiye göre UND, ikili taşımacılığın karşılıklı fayda ve adil rekabet ilkeleriyle yürütülmesi için aşağıdaki 12 başlıkta acil ve somut adımlar atılmasını talep ediyor:
* Gürbulak sınır kapısındaki yavaşlamanın ana sebebi olan İran tarafının eksik güvenlik kontrolleri giderilmeli. Kaçak mal tespiti ve asıl güvenlik süreçleri Gürbulak’a yıkılmamalı, adımlar İran’ın Bazargan tarafında atılmalıdır.
* Bazargan Sınır Kapısı içerisindeki antrepo ve yetkisiz kişilerin sınır operasyonlarına müdahalesi engellenmeli, kapı sadece resmi işlemlerin yapıldığı güvenli bir alan olmalıdır.
* Tüm İran sınırlarında sadece İran araçlarına elektronik sıra fişi verilerek geçiş önceliği tanınması uygulamasına son verilmelidir. Bu hak Türk araçlarına da tanınmalı, "İlk Gelen İlk Geçer" ilkesi eksiksiz uygulanmalıdır.
* Triptik Karnesi zorunluluğu tümüyle kaldırılmalıdır.
* Bazargan’daki yerel acentelerin, CMR (taşıma belgesi) değişikliği gibi usulsüz yöntemlerle Türk ihracatına el koymasının önüne geçilmelidir.
* Mutabakata varıldığı üzere; Transit Geçişte Akaryakıt Fiyat Farkı, Bazargan’da yük boşaltan araçlardan alınan karayolu ücreti ve X-Ray kontrol ücretleri derhal kaldırılmalıdır.
* İran plakalı bir aracın alabildiği mazot miktarı ne kadarsa, Türk araçlarına da aynı miktarda yakıt alma hakkı tanınmalıdır.
* Türk taşımacıların, İran'ın sadece belirli bölgelerinden değil, farklı şehirlerinden de yük alabilmesine olanak sağlanmalıdır.
* Türk TIR'larını tercih eden İranlı ihracatçılardan haksız yere tahsil edilen ceza niteliğindeki vergilere son verilmelidir.
* Kapasite yükünü hafifletmek için İran tarafı Gürbulak dışında Borualan, Sarısu ve Kapıköy sınır kapılarına yatırım yapmalı ve bu kapıların tam kapasite hizmet vermesi sağlanmalıdır.
* Konteyner taşıyan TIR'ların "gabari dışı" kabul edilerek refakatçi eşliğinde ve sadece belirli saatlerde yola çıkmasına izin veren sınırlayıcı uygulamalar bitirilmelidir.
* Tüm dünyada olduğu gibi, TIR karneleri işlemler tamamlanır tamamlanmaz taşıyıcıya teslim edilmeli; TIR-EPD sistemi etkinleştirilerek sınırda dijitalleşme artırılmalıdır.