Ana içeriğe geç

İhracatı Türkiye yaptı, navlunu İran kaptı!

Türkiye ve İran arasındaki dış ticarette Türk taşımacıların aleyhine bozulan rekabet dengesi ve sınır kapılarında 28 güne varan bekleme süreleri sektörü çıkmaza sürüklüyor. İran’a yapılan ihracat taşımalarında bu ülkenin TIR’larının payı yüzde 71’e çıktı. İthalatta ise bu oran yüzde 80’i aştı. İlk 5 ayda Türkiye’den bu ülkeye 813 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, bu malları taşımak için ihracatın yüzde 13’ü kadar, yani 102,5 milyon dolar İranlı nakliyi firmalarına ödendi.

İhracatı Türkiye yaptı, navlunu İran kaptı!
Dünya Gazetesi
16

Aysel YÜCEL
[email protected]

Türkiye ile İran arasındaki karayolu taşımacılığında yaşanan kriz giderek derinle­şiyor. Türk taşımacılık firma­ları, ihracat ve ithalat pazar­larında paylarını hızla kay­bederken, sınırda yaşanan haksız rekabet uygulamaları ve 28 güne varan bekleme sü­releri ticareti durma noktası­na getirdi. Sektörü adeta çık­maza sürükleyen bu sorun­lar, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) tarafından Türkiye’ye gelen İranlı ticaret ve lojistik temsilcileriyle ma­saya yatırıldı. Karşılıklı tica­rette kan kaybeden Türk nak­liyecileri, yaşanan mağduri­yetlerin giderilmesi için İran heyetine 12 maddelik acil çö­züm planı sundu.

UND İkinci Başkanı Ergun Bilen tarafından geçen hafta kabul edilen İran heyetinde; İran Dışişleri Bakanlığı Tem­silcisi, İran Ticaret Müşaviri, İran Ticaret Odası üst düzey yöneticileri ile İran Taşıma­cılar Birliği (ITCAI) Başkanı ve temsilcileri yer aldı.

TİM verilerine göre, Ocak-Mayıs 2026 dönemin­de Türkiye’nin İran’a toplam ihracatı 813 milyon dolar se­viyesinde gerçekleşti. İran’a ihracatın yüzde 90'dan fazla­sı karayoluyla yapılıyor. An­cak bu dönemde taşıma pas­tasından aslan payını İran plakalı araçlar aldı. İran pla­kalı araçlarla İran’a yapılan ihracat taşımaları, söz ko­nusu dönemde 22.775 TIR seferi olarak kayıtlara geçti. İran’a komple TIR navlunu­nun ortalama 4.500 dolar se­viyesinde olduğu hesaplan­dığında, 813 milyon dolarlık ihracat için yaklaşık 102,5 milyon dolarlık hizmet it­halatı yapıldığı ortaya çıkı­yor. Farklı bir deyişle, Türki­ye’nin bu ülkeye yaptığı ihra­cat gelirinin yaklaşık yüzde 13’ü doğrudan hizmet ithala­tına harcandı.

İlk 5 ayda karayoluyla İran’a yapılan toplam ihra­cat seferi yıllık yüzde 2 artışla 32.114’e ulaştı. Ancak bu dö­nemde Türk plakalı araçla­rın sefer sayısı yüzde 17 aza­lırken, İran plakalı araçların sefer sayısı yüzde 13 arttı. Böylece İran TIR’larının top­lam taşımalardaki pazar payı yüzde 71’e tırmandı. İran’dan Türkiye’ye karayoluyla yapı­lan ithalat taşımaları yıllık bazda yüzde 15 gerileyerek 41.879 sefer oldu. Türk plaka­lı araçlarla yapılan ithalat ta­şımaları yüzde 48 gibi drama­tik bir düşüşle 6.974 adette kalırken, İran plakalı araçla­rın sefer sayısı sadece yüzde 2 azalarak 33.974 sefer olarak gerçekleşti.

Sınırda kuyruk çilesi arttı

Toplantıda, özellikle kavu­rucu sıcakların yaşandığı bu günlerde sınır bekleme süre­lerinin 28 güne ulaşmasının insani ve ticari açıdan kabul edilemez olduğunun altı çi­zildi. Bilen, İran tarafından uygulanan ve Türk taşıtları­nın sıra numarası almasını engelleyerek İran araçlarına haksız geçiş önceliği tanıyan sistemin derhal iptal edil­mesini istedi. Bu kural haya­ta geçirilene kadar yeni mü­zakerelerde somut bir adım atılmasının mümkün görün­mediği vurgulandı.

İhracatı Türkiye yaptı, navlunu İran kaptı! - Resim : 1

Acil çözüm bekleyen 12 kritik madde

DÜNYA'nın ulaştığı bilgiye göre UND, ikili taşımacılığın karşılıklı fayda ve adil rekabet ilkeleriyle yürütülmesi için aşağıdaki 12 başlıkta acil ve somut adımlar atılmasını talep ediyor:

* Gürbulak sınır kapısındaki yavaşlamanın ana sebebi olan İran tarafının eksik güvenlik kontrolleri giderilmeli. Kaçak mal tespiti ve asıl güvenlik süreçleri Gürbulak’a yıkılmamalı, adımlar İran’ın Bazargan tarafında atılmalıdır.

* Bazargan Sınır Kapısı içerisindeki antrepo ve yetkisiz kişilerin sınır operasyonlarına müdahalesi engellenmeli, kapı sadece resmi işlemlerin yapıldığı güvenli bir alan olmalıdır.

* Tüm İran sınırlarında sadece İran araçlarına elektronik sıra fişi verilerek geçiş önceliği tanınması uygulamasına son verilmelidir. Bu hak Türk araçlarına da tanınmalı, "İlk Gelen İlk Geçer" ilkesi eksiksiz uygulanmalıdır.

* Triptik Karnesi zorunluluğu tümüyle kaldırılmalıdır.

* Bazargan’daki yerel acentelerin, CMR (taşıma belgesi) değişikliği gibi usulsüz yöntemlerle Türk ihracatına el koymasının önüne geçilmelidir.

* Mutabakata varıldığı üzere; Transit Geçişte Akaryakıt Fiyat Farkı, Bazargan’da yük boşaltan araçlardan alınan karayolu ücreti ve X-Ray kontrol ücretleri derhal kaldırılmalıdır.

* İran plakalı bir aracın alabildiği mazot miktarı ne kadarsa, Türk araçlarına da aynı miktarda yakıt alma hakkı tanınmalıdır.

* Türk taşımacıların, İran'ın sadece belirli bölgelerinden değil, farklı şehirlerinden de yük alabilmesine olanak sağlanmalıdır.

* Türk TIR'larını tercih eden İranlı ihracatçılardan haksız yere tahsil edilen ceza niteliğindeki vergilere son verilmelidir.

* Kapasite yükünü hafifletmek için İran tarafı Gürbulak dışında Borualan, Sarısu ve Kapıköy sınır kapılarına yatırım yapmalı ve bu kapıların tam kapasite hizmet vermesi sağlanmalıdır.

* Konteyner taşıyan TIR'ların "gabari dışı" kabul edilerek refakatçi eşliğinde ve sadece belirli saatlerde yola çıkmasına izin veren sınırlayıcı uygulamalar bitirilmelidir.

* Tüm dünyada olduğu gibi, TIR karneleri işlemler tamamlanır tamamlanmaz taşıyıcıya teslim edilmeli; TIR-EPD sistemi etkinleştirilerek sınırda dijitalleşme artırılmalıdır.

Kaynağa Git

İlgili Haberler