Ana içeriğe geç

Lipodemden kurtaran beslenme! Her şey yiyin onu çıkarın

Özellikle kadınlarda görülen ve çoğu zaman kilo problemiyle karıştırılan lipodem, son yıllarda giderek daha fazla kişinin araştırdığı sağlık sorunları arasında yer alıyor. Bacaklarda, kalçalarda ve bazen kollarda meydana gelen orantısız yağ birikimiyle ortaya çıkan bu durum, yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilmemeli. Uzmanlar, doğru beslenme alışkanlıklarının lipodem belirtilerini hafifletmede önemli rol oynadığını belirtiyor.

Lipodemden kurtaran beslenme! Her şey yiyin onu çıkarın
TGRT Haber
16

Lipodemle mücadelede uygulanan beslenme programlarının temelinde ise dikkat çeken bir öneri bulunuyor: Pek çok besin tüketilebilir ancak iltihabı artırdığı düşünülen belirli gıdaların hayatımızdan çıkarılması gerekiyor. Uzmanlara göre bu değişiklik, vücuttaki ödemin azalmasına ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlayabiliyor.

LİPODEM NEDİR VE NEDEN OLUŞUR?

Lipodem, genellikle hormonal değişimlerle ilişkilendirilen kronik bir yağ dokusu hastalığı olarak tanımlanıyor. Ergenlik dönemi, hamilelik veya menopoz gibi hormonal süreçlerde ortaya çıkabilen bu rahatsızlık, çoğunlukla kadınlarda görülüyor.

Hastalığın en belirgin özelliği ise vücudun üst kısmı ile alt kısmı arasındaki orantısız görünüm oluyor. Kişinin beli ince kalırken bacaklarında ve kalçalarında belirgin bir kalınlaşma meydana gelebiliyor. Bunun yanı sıra ağrı, hassasiyet, kolay morarma ve gün sonunda artan şişlik hissi de yaygın belirtiler arasında yer alıyor.

BESLENMEDE EN ÖNEMLİ ADIM: ŞEKERİ HAYATTAN ÇIKARMAK

Uzmanların üzerinde durduğu en önemli noktalardan biri rafine şeker tüketiminin azaltılması hatta mümkünse tamamen bırakılması oluyor. Çünkü yüksek miktarda şeker tüketimi vücutta iltihabi süreçleri tetikleyebiliyor ve ödem oluşumunu artırabiliyor.

Tatlılar, şekerli içecekler, paketli atıştırmalıklar ve yüksek şeker içeren hazır ürünlerin azaltılması, lipodem belirtilerinin hafiflemesine yardımcı olabiliyor. Uzmanlar bu nedenle "Her şeyi yiyin, şekeri çıkarın" yaklaşımının birçok kişi için olumlu sonuçlar verebildiğini ifade ediyor.

ANTİOKSİDAN ZENGİNİ BESİNLER ÖN PLANA ÇIKIYOR

Lipodem dostu beslenme düzeninde sebze ve meyveler önemli yer tutuyor. Özellikle renkli sebzeler, yeşil yapraklı ürünler ve antioksidan bakımından zengin meyveler vücuttaki inflamasyonun azaltılmasına destek sağlayabiliyor.

Ispanak, brokoli, roka, maydanoz, yaban mersini, böğürtlen ve nar gibi besinler sıkça önerilen seçenekler arasında bulunuyor. Bunun yanında yeterli su tüketimi de lenf dolaşımının desteklenmesi açısından büyük önem taşıyor.

Uzmanlar, kaliteli protein kaynaklarının lipodem hastaları için önemli olduğunu vurguluyor. Tavuk, balık, yumurta, yoğurt, kefir ve baklagiller dengeli şekilde tüketildiğinde hem uzun süre tokluk sağlıyor hem de kas kaybının önlenmesine yardımcı oluyor.

Özellikle işlenmiş et ürünleri yerine doğal ve az işlem görmüş protein kaynaklarının tercih edilmesi öneriliyor. Bu sayede gereksiz tuz ve katkı maddesi tüketimi de azaltılmış oluyor.

Lipodemde ödem şikayetlerini artırabilen faktörlerden biri de fazla tuz tüketimi olarak gösteriliyor. Hazır çorbalar, paketli gıdalar, salam, sosis ve benzeri işlenmiş ürünler yüksek miktarda sodyum içerdiği için uzmanlar tarafından sınırlandırılması tavsiye edilen besinler arasında yer alıyor.

Evde hazırlanan yemeklerde daha az tuz kullanılması ve baharatlarla lezzetlendirme yöntemine başvurulması ise daha sağlıklı bir alternatif olarak görülüyor.

Uzmanlara göre tek başına beslenme değişikliği yeterli olmayabiliyor. Düzenli yürüyüş, yüzme ve düşük etkili egzersizler lenf dolaşımını destekleyerek şişlik hissinin azalmasına katkı sağlayabiliyor.

Bunun yanı sıra yeterli uyku, stres yönetimi ve doktor önerisi doğrultusunda kullanılan kompresyon ürünleri de tedavi sürecinin önemli parçaları arasında bulunuyor.

Her ne kadar beslenme alışkanlıkları lipodem belirtilerini hafifletmede önemli rol oynasa da uzmanlar, kişiye özel değerlendirme yapılmasının şart olduğunu belirtiyor. Çünkü her bireyin ihtiyaçları ve sağlık durumu farklılık gösterebiliyor.

Bu nedenle uzun süredir geçmeyen şişlik, ağrı veya orantısız yağlanma şikayetleri yaşayan kişilerin mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurması öneriliyor. Doğru teşhis ve uygun yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde lipodemin günlük yaşam üzerindeki etkileri önemli ölçüde azaltılabiliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler