Ana içeriğe geç

Diyabet yönetiminde dijital sağlık çözümleri ve veri odaklı yaklaşımlar fark yaratıyor

Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun verilerine göre Türkiye, yaklaşık 9,6 milyon yetişkin diyabetli ile Avrupa...

Diyabet yönetiminde dijital sağlık çözümleri ve veri odaklı yaklaşımlar fark yaratıyor
Gazete Oksijen
16

Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun verilerine göre Türkiye, yaklaşık 9,6 milyon yetişkin diyabetli ile Avrupa bölgesinde en yüksek diyabet prevalansına sahip ülke konumunda.¹ 2050 projeksiyonları bu sayının 14 milyonun üzerine çıkacağını öngörüyor.¹ Güncel veriler ise diyabetli bireylerin önemli bir bölümünde kan şekeri seviyelerinin istenen düzeyde kontrol altında tutulamadığını ve bunun uzun vadede sağlık sorunları riskini artırabildiğini gösteriyor.² Diyabete bağlı kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği ve görme kaybı gibi komplikasyonlar çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor.³

Bu tablo, diyabet gibi kronik hastalıklarda tedaviye erişimin yanı sıra düzenli takip ve hastalık yönetiminin hasta sonuçları açısından ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor. Roche Diagnostik Türkiye, bu alanda geliştirdiği yenilikçi çözümlerle diyabet yönetimini daha öngörülebilir, kişiselleştirilmiş ve güvenli hale getirmeyi amaçlıyor.

Sürekli glikoz takip sistemleri anlık ölçümün ötesine geçiyor

Araştırmalar, tedavi altındaki diyabetli bireylerin yalnızca %41'inin hedef değerlere ulaşabildiği ortaya konuyor²; bu durum, diyabet yönetiminde kişiselleştirilmiş ve sürekli takibe duyulan ihtiyacı gözler önüne seriyor. Bu ihtiyaca yanıt veren yenilikçi çözümlerin başında ise sürekli glikoz takip sistemleri (CGM, Continuous Glucose Monitoring) geliyor. Diyabet yönetiminde yeni nesil yaklaşımın merkezinde yer alan bu sistemler, glikoz seviyelerini gün boyunca kesintisiz olarak izleyerek kullanıcıya kapsamlı veriler sağlıyor. Parmak ucu ölçümüne duyulan ihtiyacı azaltan sürekli glikoz takip sistemleri, yalnızca mevcut kan şekeri değerlerini göstermekle kalmıyor; glikoz seviyelerinin yükselme ve düşme hızını, gün içindeki eğilimleri ve olası riskleri de analiz ederek meydana gelebilecek değişimlere ilişkin öngörüler sunabiliyor. Böylece bireyler beslenme ve günlük rutinlerine ilişkin kararlarını daha bilinçli şekilde yönetebiliyor.

Sürekli glikoz takip sistemlerinin diyabet yönetiminde sağladığı avantajların altını çizen Roche Diagnostik Türkiye Medikal İşler Müdürü Dr. Mehmet Gürlek şu bilgileri paylaştı: “Bugün CGM sistemleri sayesinde yalnızca mevcut glikoz düzeyini değil, önümüzdeki saatlerde oluşabilecek değişimleri de öngörebiliyoruz. Örneğin bu sistemler 2 saatlik kan şekeri eğilimini gösterirken, düşük glikoz riskine yönelik de önceden uyarı verebiliyor. Özellikle 7 saatlik gece hipoglisemi tahmini sayesinde gece yaşanacak hipoglisemi ataklarının tespit edilmesi hayati önem taşıyor. Bu öngörüler, zamanında önlem alınmasına yardımcı olarak hem hasta güvenliğini hem de yaşam kalitesini artırıyor. Aynı zamanda diyabetli bireylerin gün içindeki belirsizlikleri daha iyi yönetmelerine ve olası risklere yönelik kaygılarının azalmasına da katkı sağlıyor. Bu faydalar yalnızca bireylerle sınırlı kalmıyor; sağlık sistemi açısından da önemli kazanımlar sunuyor. Diyabetin yol açtığı komplikasyonların azalması, acil müdahale ihtiyacının ve tedavi maliyetlerinin de düşmesi anlamına geliyor. Nitekim klinik araştırmalar, CGM kullanımının acil servis ziyaretlerini ve hastaneye yatışları 6 ay içinde anlamlı ölçüde azalttığını gösteriyor.⁴”

Dijital sağlık çözümleri geleceğin diyabet yönetimini şekillendiriyor

Yapay zekâ destekli analizler ve entegre dijital sağlık teknolojileri sayesinde diyabet yönetiminin önümüzdeki dönemde daha proaktif bir yapıya kavuşması bekleniyor. Gerçek zamanlı veri akışı ile desteklenen sistemler, hem bireylerin kendi sağlık yolculuklarını daha bilinçli yönetmelerine hem de sağlık profesyonellerinin daha hızlı ve bütüncül karar almasına katkı sunuyor.

Etkin diyabet yönetiminin ve güvenilir çözümlere erişimin diyabetli bireylerin yaşamına sağladığı katkıları değerlendiren Roche Diagnostik Türkiye Genel Müdürü Nazli Sahafi şunları söyledi: “Sürekli glikoz takip sistemleri, diyabetli bireylerin sağlıklarıyla ilgili kararları daha bilinçli alabilmelerini, günlük yaşamlarını daha güvenle planlayabilmelerini ve yaşamlarını kendi hedefleri doğrultusunda şekillendirebilmelerini önemli ölçüde destekliyor. Diyabetli bireyler için yaratılan değer tam da burada ortaya çıkıyor. Çünkü diyabet yönetimi yalnızca klinik sonuçlarla ilgili değil; aynı zamanda kişinin kendini güvende hissetmesi, günlük yaşamını daha rahat sürdürebilmesi ve kendi sağlığıyla ilgili kararlarda daha etkin rol alabilmesiyle de ilgili. Tam da bu nedenle, kişilerin ihtiyaçlarına göre şekillenen ve geleceğe yönelik içgörüler sunan bir yönetim yaklaşımı hem yaşam kalitesini hem de uzun dönemli sağlık sonuçlarını olumlu yönde destekliyor. Ancak, bu faydanın gerçek anlamda karşılık bulabilmesi için yenilikçi teknolojilerin ihtiyaç duyan bireyler tarafından erişilebilir olması büyük önem taşıyor. Bu açıdan bakıldığında, sürekli glikoz takip sistemlerine yönelik geri ödeme kapsamının son dönemde genişletilmesini son derece değerli buluyoruz. Özellikle Tip 1 diyabetli bireylerde geri ödeme desteğinin 18 yaş 11 ay 29 güne kadar uzatılması, daha fazla gencin bu teknolojilerden faydalanabilmesi açısından önemli bir adım niteliğinde. Bu gelişmenin, diyabet yönetiminde hasta odaklı dönüşümü desteklediğine inanıyoruz. Roche Diagnostik Türkiye olarak biz de, diyabetli bireylerin yaşamlarını iyileştiren yenilikçi ve güvenilir teknolojiler geliştirmek adına kararlılık çalışmaya devam ediyoruz.”

MC-TR-02784

İlandır

Kaynağa Git

İlgili Haberler