Altın fiyatları, çarşamba günü kasımdan bu yana ilk kez ons başına 4 bin doların altına geriledi. Güçlü ABD doları ve daha yüksek faiz oranı beklentileri, değerli metal üzerinde baskı oluşturdu.
Son düşüşle birlikte altın, ocak ayında gördüğü tüm zamanların en yüksek seviyesinin yüzde 26’dan fazla altına indi.
Momentum ve teknik göstergeler, son dönemde reel getirilerdeki artış ve ABD dolarındaki güçlenmenin altın tutmanın fırsat maliyetini yükseltmesi nedeniyle fiyatların kısa vadede 3 bin 850-4 bin dolar aralığında hareket edebileceğine işaret ediyor.
12 AYLIK HEDEF 5 BİN 200 DOLAR
UBS değerlendirmesinde, altının gelecek 12 ayda ons başına 5 bin 200 dolara doğru hareket etmesinin beklendiği belirtildi.
Mevcut seviyelerin, portföyünde altına yeterince yer vermeyen yatırımcılar için pozisyon oluşturma fırsatı olarak görüldüğü ifade edildi.
FED’İN KISA VADEDE FAİZ ARTIRMASI BEKLENMİYOR
Piyasalar, ABD Merkez Bankasının faiz patikasına ilişkin beklentileri değerlendirmek için bugün açıklanacak çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksine odaklandı. Piyasa beklentisi, veride yıllık bazda yüzde 3,4’e doğru yeni bir hızlanmaya işaret ediyor.
UBS değerlendirmesinde, bu enflasyon göstergesinin güçlü kalabileceği ancak Fed Başkanı Kevin Warsh tarafından tercih edilen kırpılmış ortalama ve piyasa bazlı ölçümlerin merkez bankasının hedefine daha yakın seyretmesinin beklendiği belirtildi.
Enflasyonun gelecek aylarda ılımlılaşmasının beklendiği ifade edilirken, tarife etkilerinin azalmaya başladığı kaydedildi.
Fed’in yılın geri kalanında faizleri sabit tutmasının beklendiği, ancak bir sonraki hamlenin 2027’de faiz indirimi olabileceği aktarıldı. Piyasaların Fed’den faiz artırımı beklentilerini geri çekmeye başlaması halinde altının destek bulabileceği belirtildi.
Gelecek yıl mali desteğin azalmasıyla büyümenin yavaşlamasının da külçe altın için daha elverişli bir zemin oluşturabileceği değerlendirildi.
DOLARDA ZAYIFLAMA ALANI GÖRÜLÜYOR
ABD dolarının kısa vadede destek bulmayı sürdürebileceği belirtilse de, dolarda uzun pozisyonlanmanın gerilmiş göründüğü ifade edildi.
Bu durumun, doların daha fazla belirgin değer kazanma potansiyelini sınırlayabileceği kaydedildi.
Büyük mali ve dış açıklar ile yatırımcıların dolar varlıklarına yönelik halihazırda yüksek tahsisleri gibi yapısal zorlukların da zaman içinde risk dengesini dolar açısından daha az destekleyici hale getirebileceği belirtildi.
Değerlendirmede, zayıf doların tarihsel olarak altın için güçlü bir destek unsuru olduğu vurgulandı.
MERKEZ BANKASI TALEBİ DESTEK SAĞLIYOR
Merkez bankalarının güçlü altın talebinin, fiyatlar için kritik bir destek unsuru olmaya devam ettiği belirtildi.
Mayıs ayına ilişkin öncü veriler, merkez bankası alımlarında artışa işaret etti. Polonya’nın 18 ton, Çin’in ise 10 ton altın aldığı aktarıldı.
UBS değerlendirmesinde, yıllık bazda toplam merkez bankası alımlarının 750-1000 ton aralığında kalmasının beklendiği ifade edildi. Bu talebin tek başına fiyatları sert şekilde yukarı taşımayabileceği, ancak piyasa için istikrarlı bir zemin sağlayacağı belirtildi.
ALTININ UZUN VADELİ GÖRÜNÜMÜ POZİTİF
Değerlendirmede, altının uzun vadeli yatırım gerekçesinin pozitif kalmaya devam ettiği kaydedildi.
Altının, hisse senedi piyasalarında stres dönemleri, jeopolitik belirsizlik, enflasyon sürprizleri ve itibari para birimlerine güvenin azaldığı dönemlerde portföy çeşitlendirmesi açısından avantaj sunduğu belirtildi.
Geleneksel varlık sınıflarıyla tarihsel korelasyonunun görece düşük olması nedeniyle altının zaman içinde portföy dayanıklılığına katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Reel varlıklara ilgi duyan yatırımcılar için portföylerde orta tek haneli oranlara kadar altın tahsisinin uygun görüldüğü belirtildi.