Cumhuriyet Halk Partisi'nin mutlak butlanla İzmir İl Başkanı olan Utku Gümrükçü, parti içi son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak hem hukuki süreçlere hem de örgüt içi tartışmalara dair dikkat çeken ifadeler kullandı.
Gümrükçü, açıklamasında partide geçmişte görev yapmış ve 2023 kurultayı öncesi döneme işaret eden yönetimle ilgili mahkeme kaynaklı bir fiili durum oluştuğunu belirtti. Bu sürecin eleştirilebileceğini ve tartışılabileceğini ifade eden Gümrükçü, “Zaten bütün Türkiye yaklaşık üç haftadır bu süreci tartışıyor. Fakat tartışılamayacak olan şudur; mahkeme kararları uygulanır ve bu uygulamanın sonuçları artık kanunidir” dedi.
Mevcut yönetim ve genel başkanın sürece yaklaşımını da değerlendiren Gümrükçü, “Mevcut yönetim ve Sayın Genel Başkan, tanımadığını defalarca ifade etmiş durumda” ifadelerini kullandı. Parti içi disiplin ve görev dağılımına ilişkin değerlendirmelerinde ise yüksek disiplin kurulu ve parti organları üzerinden yürüyen tartışmalara değinerek bazı isimler üzerinden yapılan söylemleri eleştirdi.
MYK ve Parti Meclisi’nin yetkilerine ilişkin konuşan Gümrükçü, “MYK’nın bu işe yetkisi yok. Parti Meclisi hukuksuzdur, Parti Meclisi düşmüştür. İl başkanını görevden alma kararı veremezler” dedi. Süreç içerisinde alınan kararların parti içi yetki sınırlarını aştığını savundu.
Gümrükçü, parti içinde kullanılan sert ifadeleri de eleştirerek, “Tanımıyorum deyip, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sloganların atılmasına müsaade edilmiştir” ifadelerini kullandı. Parti içi dilin ve üslubun örgüt bütünlüğünü zedelediğini belirtti.
Partilerin güçlü olabilmesi için bütünlük ve aidiyet duygusunun önemli olduğunu vurgulayan Gümrükçü, “Partiler birleşik olurlarsa güçlü olurlar. Partililer kendini partili hissederse o partide kucaklaşma olursa bu sorunlar kendi içinde çözülür” dedi.
Son günlerde yaşanan olaylara değinen Gümrükçü, parti içi kararların ardından yapılan açıklamaları hatırlatarak, “Gümrükçüyle görüşmem, AKP’den daha AKP’liler, önce çay içiririz yollarız sonra görüşmeme giden süreç” gibi ifadelerin ortamı gerdiğini söyledi. Sürecin planlı şekilde tırmandığını savundu.
Parti binası önünde yaşanan gelişmelere de değinen Gümrükçü, kahve içerken kapıların kapatılması, parti binası önünde kurulan barikatlar ve olası devir teslim girişimlerinin engellenmesi gibi olayların kabul edilemez olduğunu ifade etti. Yangın ekipmanları ve su hortumlarıyla bina önünün kapatıldığı iddialarına da atıfta bulundu.
Parti içinde kullanılan söylemlere ilişkin eleştirilerini sürdüren Gümrükçü, “AKP’den daha AKP’liler, yüzde bir oy alırlar, gelenler bar fedaisidir, partili bile değillerdir, silahlı ve bıçaklı insanlar gelmiş” gibi ifadelerin ortamı daha da gerdiğini belirtti. Süreçte sürekli kutuplaştırıcı bir dil kullanıldığını söyledi.
Yaşananların ardından bir değerlendirmede bulunan Gümrükçü, parti üyelerinden kırdığı ya da üzdüğü kişiler varsa özür dilediğini ifade etti. Partinin kendileri için kişisel unvanlardan ve isimlerden daha büyük olduğunu iddia etti.
CHP’ye uzun yıllar emek verdiğini hatırlatan Gümrükçü, partinin geçmişte çok daha zayıf dönemlerden geçtiğini belirterek, “Ben Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye olduğumda partinin oyu yüzde 8,7’ydi, İzmir’de iki üç belediyesi vardı ve baraj altında kalmıştı” dedi. Yıllar içinde verilen mücadeleyle partinin bugünlere geldiğini ifade etti.
Örgüt emekçilerine de değinen Gümrükçü, gençlik kolları, kadın kolları ve ilçe örgütlerinde görev almamış kişilerin partiyi dışarıdan değerlendirmesini doğru bulmadığını söyledi. Demokratik yarış süreçlerinden geçmeyen kişilerin parti kültürünü yeterince anlayamayacağını ifade ederek, “Bu süreci bilmeyenlerin partiyi tarif etmesini doğru bulmuyorum” dedi.
"İZMİR DÜŞMEYECEK"
Utku Gümrükçü, parti içi süreçler ve İzmir İl Başkanlığı dönemine ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, görev süreci, örgüt yapısı ve yaşanan gelişmelere dair açıklamalarda bulundu.
Gümrükçü, Babalar Günü’nde “baba ocağı” olarak nitelendirdiği parti binasına çiçekle ve aynı kıyafetle geldiğini belirterek, içeri alınmama sürecine tepki gösterdi. Bu durumu eleştirerek, “Elimde çiçekle geldim, özür diliyorum. Taktığım kravata, giydiğim gömleğe bile laf söyleyecek hale gelmiş bir anlayışla karşılaştık ve içeri alınmak istemedik” ifadelerini kullandı.
Yaşanan süreç sonucunda partililerin demokratik iradesiyle hareket edildiğini savunan Gümrükçü, “Taban harekâtıyla, örgütün gerçek sahiplerinin demokratik iradesiyle biz dün akşam itibarıyla kan dökmeden, polisi çağırmadan Cumhuriyet Halk Partisi’ni teslim aldık” dedi.
Görev sürecine ve siyasi geçmişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gümrükçü, 27 yıllık örgüt emeğine dikkat çekerek, ilçe başkanlığı, il başkan adaylığı ve belediye başkanlığı görevlerini hatırlattı. Çiğli’de elde edilen seçim başarılarına da değinen Gümrükçü, parti oylarının artırıldığı dönemlere vurgu yaptı.
Parti içi atama ve görevlendirme süreçlerine ilişkin konuşan Gümrükçü, kendi profilinin bazı dönemlerde farklı tercihlerle değerlendirilebileceğini ancak bu süreçte tabanın iradesinin belirleyici olduğunu ifade etti. Bu kararın CHP Genel Merkezi üzerinde de etkili olduğunu belirtti.
Kendisine bu görevi veren Kemal Kılıçdaroğlu’na da teşekkür eden Gümrükçü, görev sürecinde İzmir’e ilişkin hedefleri aktardı. Kılıçdaroğlu’nun kendisine “CHP’nin kalesi İzmir düşmeyecek, büyüyecek ve bayrak daha yukarı taşınacak” dediğini aktardı.
Görev anlayışını da paylaşan Gümrükçü, hiçbir partiliyi dışlamama ve örgütün tüm bileşenlerini dinleme yaklaşımıyla hareket ettiğini belirterek, “Hiç kimseyi görevden almaya gelmedim, hiç kimseyi partiden dışlamaya gelmedim” ifadelerini kullandı.
İzmir örgüt yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gümrükçü, il yönetimi ve ilçe başkanlarıyla birlikte değerlendirme süreçleri yürütüleceğini, partinin yol haritasının ortak akılla belirleneceğini söyledi. CHP’nin İzmir’de güçlü bir örgüt yapısına sahip olduğunu ve bu yapının korunması gerektiğini vurguladı.
Parti içi birlik ve dayanışmaya dikkat çeken Gümrükçü, CHP’nin İzmir’de büyük bir aile olduğunu belirterek, “Bu süreçte kırılan, üzülen, kendisini CHP dışında hisseden tüm arkadaşlara kapımız açık” dedi. Partinin Türkiye’de iktidar hedefi için birlik içinde olması gerektiğini ifade etti.
"ÖZGÜR ÖZEL VE KEMAL KILIÇDAROĞLU EL ELE VERMELİ'
Gümrükçü, seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu arasında parti içi barışın sağlanması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin beklediği demokratik değişim için ortak hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.
Gümrükçü, “Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun el ele vererek parti içi barışı sağlaması ve Türkiye’nin beklediği demokratik değişimi gerçekleştirmesi gerektiğine inanıyorum. Bu amaçla ben İzmir İl Başkanı olarak üstüme düşen her vazifeye de hazırım. Bunu kamuoyunun takdirine sunuyorum” ifadelerini kullandı.
CHP’nin bütün renkleriyle ve üyeleriyle bir bütün olduğunu vurgulayan Gümrükçü, farklılıkların birleşmesi halinde büyük bir enerji ortaya çıkacağını belirtti. Parti içindeki ayrışmaların sona ermesi gerektiğini ifade eden Gümrükçü, birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.
İzmir örgütüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gümrükçü, ilçe başkanlarıyla yapılacak görüşmelerin ardından sürecin netleşeceğini söyledi. Kaç ilçe başkanının kendisiyle birlikte hareket edeceğine dair sorulara ise net bir sayı vermeyerek, yapılacak toplantılar sonrasında durumun ortaya çıkacağını ifade etti.
"ALGI OLUŞTURULDU"
Gümrükçü, Tugay’ın CHP’den ayrılığına yönelik “algı oluşturulduğunu” belirterek, sürecin kişisel bir istifa ya da rahatsızlıktan ziyade partinin genelinde yaşanan tartışmalar ve eleştiriler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Gümrükçü, bu konuda yaptığı açıklamada, “Hem Çağatay Bey’in açıklamalarından hem Cemil Bey’in kendi açıklamalarından, partinin genel süreciyle ilgili eleştiriler olduğu ve bu nedenle bir ayrışma yaşandığı görülüyor” dedi.
Parti içi bütünlüğe vurgu yapan Gümrükçü, Cemil Tugay’a yönelik çağrısının devam ettiğini belirterek, “Az önce söylediğim çağrı Cemil Tugay için de geçerlidir. Cumhuriyet Halk Partisi’ne katkı koymak isteyen herkese kapımız açıktır” ifadelerini kullandı.
Gümrükçü, Ergenekon sürecinde yaşadığı gözaltı ve yargı deneyimlerine atıfta bulunarak, Türkiye’de benzer davalar üzerinden yaşanan mağduriyetlere dikkat çekti. Gümrükçü, bu süreçlerin her zaman kişilerin suçlu olduğu anlamına gelmediğini vurgulayarak, hukukta “masumiyet karinesi” ilkesinin önemine işaret etti.
Kendisinin de geçmişte benzer süreçlerden geçtiğini belirten Gümrükçü, bu tecrübeler doğrultusunda yaşanan iddialara temkinli yaklaştığını ifade etti. Hukuki süreçlerin detaylarının uzmanlar ve yargı mercileri tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Gümrükçü, konuyu genel merkezle de paylaşacağını ancak kamuoyu ile doğrudan paylaşma niyetinin olmadığını dile getirdi.
Gümrükçü, sadece belediye başkanları ya da üst düzey yöneticilerin değil, sıradan parti üyelerinin de benzer hukuki süreçlerle karşılaşabileceğini belirterek, bu durumda herkesin yanında olunması gerektiğini söyledi. “Siyaseten düşenin yanında olmak, kötü gün dostu olmak gerekir. Cemil Tugay'ın da Çağatay Güç'ün de başına bir şey gelir bir operasyon olursa onlarında yanında olurum" ifadelerini kullandı.