Ana içeriğe geç

Yaz aylarında sessiz tehlike: Vakalar artıyor

Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hülya Ulusoy, yaz aylarında belirgin şekilde artış gösteren suda boğulma vakalarına karşı vatandaşları uyardı.

Yaz aylarında sessiz tehlike: Vakalar artıyor
Yeniçağ
16

Boğulmanın hem dünyada hem de Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Ulusoy, özellikle yaz mevsiminde deniz, göl, akarsu ve havuzlarda yaşanan kazaların büyük oranda önlenebilir olduğuna dikkat çekti.

Yüzme bilmemek, riskli alanlarda suya girmek, çocukları gözetimsiz bırakmak ve alkol etkisi altında yüzmeye çalışmak gibi faktörlerin boğulma riskini ciddi biçimde artırdığını belirten Ulusoy, basit tedbirlerle birçok ölümün engellenebileceğini ifade etti.

Çocukların en yüksek risk grubunda yer aldığını söyleyen Ulusoy, “Çocuklar çok kısa sürede ve çoğu zaman sessiz şekilde boğulabilir. Bu nedenle ebeveynlerin dikkati bir an bile dağılmamalı” uyarısında bulundu. Çocukların su kenarında sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini vurguladı.

Güvenli ve cankurtaran bulunan alanların tercih edilmesi gerektiğini belirten Ulusoy, Karadeniz’de sık görülen rip (çeken) akıntıların oldukça tehlikeli olduğuna dikkat çekti. Denize girenlerin bayrak uyarılarını, hava ve rüzgâr koşullarını mutlaka takip etmesi gerektiğini söyledi.

Erişkinler için de önemli uyarılarda bulunan Ulusoy, tek başına denize girilmemesi, alkol alınarak suya girilmemesi ve kalp, epilepsi ya da panik atak gibi rahatsızlığı olan kişilerin yalnız yüzmemesi gerektiğini belirtti.

Gençler arasında yaygın olan “gösteriş amaçlı balıklama atlama” davranışının da ciddi omurilik yaralanmalarına yol açabileceğini ifade eden Ulusoy, suyun derinliğinin ve zeminin zamanla değişebileceğini hatırlatarak, sığ veya kaya zemine yapılan atlayışların kalıcı felçle sonuçlanabileceğini söyledi.

Boğulma anlarının çoğu zaman filmlerdeki gibi gürültülü ve çırpınmalı olmadığını belirten Ulusoy, kişinin nefes alamadığı için sessizce suya battığını ifade etti. Bu nedenle olayın çoğu zaman geç fark edildiğini vurguladı.

Müdahale sırasında kurtarıcının da kendi güvenliğini koruması gerektiğini söyleyen Ulusoy, mümkünse can simidi ya da ip gibi yardımcı ekipmanlarla müdahale edilmesini, hemen 112’nin aranmasını önerdi. Kişi sudan çıkarıldığında nabız kontrolüyle vakit kaybedilmemesi gerektiğini, solunum yoksa temel yaşam desteğine hızla başlanmasının hayati önem taşıdığını belirtti.

Boğulma vakalarında asıl ölüm nedeninin akciğerdeki sudan ziyade beyin ve kalbin oksijensiz kalması olduğunu söyleyen Ulusoy, birkaç dakikalık gecikmenin bile geri dönüşü olmayan beyin hasarına yol açabileceğini ifade etti. Kirli suya maruz kalınan durumlarda ise zatürre ve ciddi enfeksiyon risklerinin de tabloya eklendiğini belirtti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler