Ana içeriğe geç

Yalanlar ve yaşadıklarımız: Murat Eruslu’nun övüldüğünü gördükçe utanıyorum

Araştırmanın hiçbir işçiye sorulmadan, tamamen sipariş usulü hazırlandığını Eruslu’da çalışan ve çalışmış işçilerin tamamı çok iyi biliyor. “Hayırsever” ve “en iyi patron” olarak Murat Eruslu’nun övüldüğünü gördükçe utanıyorum.

Yalanlar ve yaşadıklarımız: Murat Eruslu’nun övüldüğünü gördükçe utanıyorum
Evrensel
16

Antep’ten bir işçi

Geçtiğimiz günlerde “Gaziantep’in en iyi işverenleri”nin seçildiğine dair bir haber yayımlandı. Haberde, ‘işçilerin değerlendirmelerine’ göre hazırlanan listede Eruslu Sağlık’ın sahibi Murat Eruslu da yer alıyor. Ancak bu araştırmanın hiçbir işçiye sorulmadan, tamamen sipariş usulü hazırlandığını Eruslu’da çalışan ve çalışmış işçilerin tamamı çok iyi biliyor. “Hayırsever” ve “en iyi patron” olarak Murat Eruslu’nun övüldüğünü gördükçe utanıyorum.

Ben Eruslu Sağlık’da iş kazası geçirdim. Kolum eski sağlığına kavuşmayacak. Sağlık kurulunun maluliyet raporu da bunu doğruluyor. Buna rağmen iş kazası sonrası binbir türlü oyunla kapının önüne konuldum. İş kazası geçirdikten sonra raporluydum. Sonra işe başladığımda “Anlaşmalı olduğumuz hastaneye gitmemişsin, ödeme yapmayacağız” cevabıyla karşılaştım. Devamında baskı sürdü. “Sana zam vermeyeceğiz” denildi. 6 bin liralık gıda çeki, 1000 liralık sosyal yardım çeki ve 7 bin liralık bayram ikramiyem “Şikayetini geri çekmezsen vermeyeceğiz” denilerek verilmedi. Bayram tatilinden sonra yeniden insan kaynaklarına çağrıldım, “Şikayetini geri çekip gelip çalışacaksın, seni işten çıkarmayız ama fabrikaya da almayız. Git bunu düşün, kararını ver.” dediler. Ertesi gün işime devam ettim. Amirler ve müdürlerin olduğu bir ekip, “Ne karar verdin? Patronun ekmeğini yiyorsun. Burası büyük bir şirket, dava açsan da biz kazanırız. Şahitler de buluruz” diyerek üzerimde baskıyı sürdürdüler. Hakkımı aradığımı, haksızsam adaletin karar vereceğini, şikayetimi geri çekmeyeceğimi söyledim. Konuşmaların ardından işe giriş kartım elimden alındı. Kapı önüne koyuldum. Çalıştığım halde, işe gelmediğim ve devamsızlık gerekçesiyle çıkışımın verileceğine dair ihtar çektiler. Dört yıl çalıştığım fabrikadan kıdem tazminatım verilmeden çıkarıldım. İş kazası davam ve alacak davam hâlâ devam ediyor. Ama yalnız ben değilim. Eruslu’da çalışırken iş kazası geçiren, ardından mobbinge maruz kalan, hakları gasbedilerek işten çıkarılan birçok arkadaşım var.

İşçilerin alın teri üzerinden servet kazanan, sonra da işçilerin yasal haklarını vermeyip cami, park, Kur’an kursu ya da okul yaptırarak “hayırsever” ilan edilen bir düzen adaletli bir düzen değildir. Gerçek hayırseverlik, işçinin hakkını zamanında ve eksiksiz vermektir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına da soruyorum: İşçilerin zorunlu pazar mesailerine zorlanmasına, banka promosyonlarının işçilere verilmemesine, mobbing uygulanmasına ve istedikleri SGK koduyla işten çıkarılmasına neden sessiz kalıyorsunuz?

Neden Eruslu’ya ve patronların bu zulmüne bu kadar göz yumuluyor?

Kaynağa Git

İlgili Haberler