Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP 38. Olağan Kurultayı’nı baştan itibaren geçersiz sayan "mutlak butlan" kararı, ana muhalefet partisinde eşi benzeri görülmemiş bir yönetim krizine ve hukuk savaşına yol açtı. Mahkeme kararıyla görevine geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimi, Özgür Özel ve ekibinin Meclis zemininden yükselttiği "kurultay" çağrılarını görmezden gelmeye çalışırken, peş peşe yaptıkları çelişkili açıklamalar gündem oldu.
Sürecin başından bu yana "tedbir" zırhına sığınan butlan yönetiminin, kendi meşruiyetini savunurken düştüğü tezatlar parti tabanında da kafa karışıklığını derinleştiriyor.

"İHRAÇ YETKİMİZ VAR, İSTİFAYI KABUL YETKİMİZ YOK"
Özgür Özel ve ekibinin partiyi 45 gün içinde kurultaya götürmek için delege imzası toplamaya başlaması üzerine, yeni yönetim "ihraç" kartını masaya sürdü. Aralarında Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın ile Parti Meclisi (PM) üyelerinin de bulunduğu 9 milletvekilinin disipline sevk edilmesi, çelişkiler zincirinin ilk halkasını oluşturdu.
Gazete Pencere'deki habere göre Özel yönetiminin, "Kurultay kararı alamayacak kadar yetkisiz olduğunu iddia edenler, nasıl ihraç kararı alabiliyor?" itirazına, Kılıçdaroğlu’nun atadığı Parti Sözcüsü Müslim Sarı’dan şu yanıt geldi: "İhraç yetkimiz var ama istifayı kabul etme yetkimiz yok."
Bu açıklama üzerine Özel kanadı, "Madem mahkeme kararı gereği yönetim üzerinde bağlayıcı bir tedbir var, o zaman partide geri dönülemez zararlar verecek ihraç adımları nasıl atılabiliyor?" sorusunu yönelterek tepkisini büyüttü.
Özgür Özel’e yakın 27 PM üyesi topluca istifa etti. CHP tüzüğü, PM üye sayısının 40’ın altına düşmesi durumunda 45 gün içinde zorunlu kurultay yapılmasını emrediyor. Ancak butlan yönetimi, tüzük hükmüne de mahkeme kararını gerekçe göstererek direniyor.
Kılıçdaroğlu ekibinden Berhan Şimşek, "5 kişi kalsa da Parti Meclisi çalışır" dedi ancak butlan yönetimi "Partinin kurumsallığını korumak zorundayız" ifadeleriyle yönetimde kalacaklarını belirtiyor.
PEŞ PEŞE ÇELİŞKİLER
Dün toplanan PM sonrası tüzüğün kurultay zorunluluğunu hatırlatan basın mensuplarına Müslim Sarı, önce "Olağan kurultay takvimi belirleme yetkimiz var ama olağanüstü kurultay tarihi belirleme yetkimiz yok" dedi.
Gazetecilerin tüzükteki maddeleri ısrarla hatırlatması üzerine aynı cümleyi tekrarlayan Sarı, MYK kararıyla tüzüğe aykırı şekilde yapılan ihraçlar sorulduğunda ise şu açıklamayı yaptı:
"Kurullarda tedbir var, kararın kesinleşmesi gerekir; tüzükte tedbir kararı yok, yine de eski tüzüğü dikkate alıyoruz."
SOSYAL MEDYA GRUBU KURULMUŞ!
Müslim Sarı’nın PM toplantısı sonrası yaptığı, "Tasfiyeci anlayışta değiliz ama adı soruşturmalara karışan milletvekillerini ihraç etmeye kalkıyoruz" savunması kısa sürede çöktü.
Sarı’nın bu açıklamayı yaptığı dakikalarda, yeni yönetimin Özgür Özel’i destekleyen milletvekilleri için özel bir sosyal medya takip grubu kurduğu ortaya çıktı.
Bu grubun, vekillerin paylaşımlarını mercek altına alarak düzenli olarak butlan yönetimine rapor sunduğu ortaya çıktı.
Krizin en hayati noktalarından biri ise Siyasi Partiler Yasası. Yasaya göre, 7 yıl boyunca büyük kurultayını yapmayan partilerin seçimlere katılması engelleniyor.
Yönetimden yapılan, "Seçime girebiliriz ama kurultay yapamayız" açıklaması, yasanın kesin hükmü karşısında havada kaldı.
Gazetecilerin bu hayati tehlikeyi hatırlatarak, "YSK’ya 'CHP seçime katılabilir mi?' diye bir yazı gönderdiniz mi?" sorusuna ise Müslim Sarı, bunun yerinde uyarı olduğunu ve yapacaklarını söyledi.