Ana içeriğe geç

Yale endeksi: Çevre performansında Avrupa ülkeleri zirvede

Yale Üniversitesi’nin 2026 Çevresel Performans Endeksi’nde Estonya ilk sırada yer aldı. Lüksemburg ve Birleşik Krallık’ın takip ettiği listede Avrupa ülkeleri zirveye damga vururken, ABD 27’nci sırada kaldı

Yale endeksi: Çevre performansında Avrupa ülkeleri zirvede
Gazete Oksijen
16

Yale Üniversitesi’nin iki yılda bir yayımladığı çevre performansı endeksine göre Avrupa ülkeleri iklim ve çevre politikalarında listenin üst sıralarında yer aldı. 177 ülkenin değerlendirildiği endekste Estonya ilk sırada yer alırken, Lüksemburg ikinci, Birleşik Krallık üçüncü oldu. ABD ise 27’nci sıraya geriledi.

Endekste ülkeler; hava ve su kirliliğinin azaltılması, ormanların, balıkçılığın ve tarım alanlarının sürdürülebilirliği, pestisit kullanımı, sera gazı emisyonları ve ekosistemlerin korunması gibi 47 çevresel gösterge üzerinden değerlendirildi.

Yale Üniversitesi’nin 2002’den bu yana hazırladığı çevre performansı endeksi, dünyada içme suyu güvenliği ve asit yağmurlarına yol açan kirlilik gibi bazı çevre sorunlarında uzun vadeli ilerleme kaydedildiğini ortaya koydu. Ancak rapora göre iklim kriziyle mücadelede tablo hâlâ yetersiz. Çok az ülke, net sıfır emisyon taahhütlerini yerine getirecek patikada ilerliyor.

Listenin zirvesinde Estonya var

Estonya, sera gazı emisyonlarını azaltma ve ekosistemlerini koruma yönündeki son dönemdeki adımları sayesinde endekste bir kez daha ilk sırada yer aldı. Lüksemburg ikinci sıraya yerleşirken, Birleşik Krallık 2024 endeksindeki beşinci sıradan üçüncülüğe yükseldi.

İlk 20 ülke içinde Avrupa dışından yalnızca Japonya yer aldı. Japonya 16’ncı sırada listelendi. Avustralya 25’inci, ABD ise onun iki sıra gerisinde 27’nci oldu. Listenin son sırasında Laos yer alırken, son üç ülke Laos, Hindistan ve Bangladeş olarak sıralandı.

ABD ve Çin geride kalıyor

Rapor, ABD’nin Donald Trump döneminde iklim kriziyle mücadeleye yönelik bazı politikaları geri çektiğine dikkat çekti. Endeks 2024’e kadar olan verileri kullandığı için Trump’ın son dönem politikalarını değil, Joe Biden döneminin son kısmını yansıtıyor. Buna rağmen ABD’nin emisyonlarının, 2050’ye kadar net sıfır hedefine ulaşmak için gereken hızın oldukça gerisinde düştüğü belirtildi.

Dünyanın en büyük karbon salımcısı olan Çin’in temiz enerji sektöründe büyük ilerleme kaydettiği ifade edildi. Ancak rapora göre Çin elektriğinin yüzde 56’sını hâlâ fosil yakıtlar içinde en kirli kaynaklardan biri olan kömürden elde ediyor. Çin ayrıca deniz koruma ve biyoçeşitlilik alanlarında da düşük performans gösterdi.

Yale’dan çevre politikası uzmanı Daniel Esty, “ABD ve Çin’de geride kalanlar hâlâ geride kalıyor, hatta daha da geriye düşüyor gibi görünüyor. Bu da küresel toplumun üzerinde uzlaşılan hedeflere ulaşma çabasını yavaşlatıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Birleşik Krallık yükseldi ama eksikleri sürüyor

Birleşik Krallık’ın üçüncü sıraya yükselmesinde kara ve su ekosistemlerinde biyoçeşitliliğin korunması, iç ve dış hava kirliliğinin azaltılması ve sera gazı emisyonlarındaki düşüş etkili oldu.

Ancak rapor, Birleşik Krallık’ın sıralamasının mutlak bir başarı değil, diğer ülkelere kıyasla göreli bir performans olduğunu vurguladı. Ülkede ağaç örtüsü kaybı, dip trolü balıkçılığı ve gübre kullanımı sorunlu alanlar arasında gösterildi.

Esty, Avrupa’nın iklim politikalarında uzun yıllara dayanan çalışmalarının karşılığını aldığını belirterek, “Avrupa bu konuda öne geçti. Siyasi koşullar birkaç yıl önceki kadar elverişli olmasa da iklim değişikliğiyle mücadeleyi sürdürmeye devam ediyorlar” dedi.

Hindistan’ın performansı eleştirildi

Çin endekste 129’uncu sıraya yükselse de hâlâ listenin alt bölümünde yer aldı. Ülkenin geçmişte en alt sıralarda bulunmasında büyük şehirlerdeki tehlikeli hava kirliliği etkili olmuştu. Rapora göre Çin, kentlerin yakınındaki birçok kömürlü termik santrali devreden çıkararak bu alanda ilerleme kaydetti.

Hindistan ise ağaç örtüsü kaybı, pestisit kirliliği riski ve okyanus koruma alanlarındaki performansı nedeniyle düşük puan aldı. Esty, Hindistan için “Küresel ölçekte ekonomik lider olmayı hedefleyen bir ülke açısından performansı şaşırtıcı derecede kötü” dedi.

Zengin ülkeler için de eleştiri var

Endeksin üst sıralarında çoğunlukla zengin ülkeler yer alıyor. Yale araştırmacıları, düşük gelirli ülkelerin kanalizasyon, temiz enerji ve çevre altyapısına yatırım yapmakta daha fazla zorlandığını kabul ediyor. Bunun yanında zengin Batılı ülkelerin üretim ve atıklarının önemli bir bölümünü gelişmekte olan ülkelere kaydırarak kirlilik yükünü de dışarıya taşıdığına dikkat çekiliyor.

Esty’ye göre buna rağmen emisyonları azaltmak için düşük maliyetli seçenekler de var. Güneş ve rüzgar enerjisinin ucuzlamasıyla birçok ülke yenilenebilir enerji kapasitesini artırdı. Ancak 2050’ye kadar net sıfır emisyona ulaşmak için gereken sonraki aşamaların daha zor olacağı belirtiliyor. Özellikle havacılık gibi bazı alanlar hâlâ fosil yakıtlara yüksek düzeyde bağımlı.

Yale araştırmacıları, endeksin ülkeler arasında çevre performansı konusunda rekabet yarattığını belirtiyor. Esty, Danimarka, Türkiye, Umman ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi ülkelerden liderlerin son yıllarda skorlarını nasıl iyileştirebilecekleri konusunda Yale ekibiyle görüştüğünü söyledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler