Avrupa otomotiv sektörünün en büyük üreticilerinden Volkswagen, tarihinin en sert yeniden yapılanma süreçlerinden birine hazırlanıyor. Alman devinin 100 bine kadar çalışanı işten çıkarabileceği ve dört fabrikada üretimi sonlandırabileceği iddiaları, şirketin yalnızca maliyetleri değil, portföyündeki en değerli varlıkları da masaya yatırdığı yorumlarına neden oldu.
Financial Times’ın analizine göre Volkswagen CEO’su Oliver Blume, şirketin yaklaşık 10 milyar euro değer biçilen deniz motorları birimi Everllence’in çoğunluk hissesini satmasının ardından, çok daha büyük bir kriz başlığıyla karşı karşıya kaldı. Everllence satışından elde edilen gelir, şirket için önemli bir nakit kaynağı yaratsa da dev işten çıkarma planının yaratacağı yeniden yapılandırma maliyetleri bu kazanımı gölgeleyebilir.
100 BİN KİŞİLİK KESİNTİ PLANI
Volkswagen’in gündemindeki plan, şirketin 625 bin kişilik küresel iş gücünün yaklaşık altıda birine denk gelen 100 bine kadar çalışanın işten çıkarılmasını içeriyor. Planın gelecek ay denetim kuruluna sunulması bekleniyor.
Bu ölçekte bir kesinti, yalnızca Volkswagen tarihinin değil, küresel şirketler tarihinde de en büyük işten çıkarma programlarından biri olabilir. Planın, 1990’larda General Motors ve IBM gibi dev şirketlerde görülen büyük tasfiye dalgalarını bile aşabileceği belirtiliyor.
Volkswagen’in Almanya’daki dört fabrikada üretimi durdurma seçeneğini de değerlendirdiği aktarılıyor. Şirket, Çinli üreticilerin Avrupa ve Çin pazarlarında artan rekabeti, ABD tarifeleri, Avrupa’daki zayıf talep ve elektrikli araç dönüşümünün yüksek maliyeti nedeniyle baskı altında.
Volkswagen’de büyük çöküş: Dört dev fabrika kapanıyor
EVERLLENCE SATIŞI KRİZİ GÖLGELEYEMEDİ
Volkswagen, deniz motorları ve büyük endüstriyel motorlar üreten Everllence’in yüzde 51 hissesini ABD merkezli özel sermaye grubu Bain Capital’e satmak üzere anlaşmaya vardı. Satışın Volkswagen’e borç dahil 7,4 milyar euro gelir sağlaması bekleniyor.
Everllence’e yaklaşık 10 milyar euro değer biçilen satış süreci, özel sermaye fonları arasında yoğun rekabete sahne oldu. Bain Capital, CVC ve EQT gibi güçlü rakipleri geride bırakarak ihaleyi kazandı.
Ancak FT’ye konuşan analistlere göre, bu satıştan elde edilen gelir Volkswagen’in elini rahatlatsa da şirketin önündeki yeniden yapılandırma maliyetleri milyarlarca euroyu bulabilir. Bu nedenle yatırımcıların temettü beklentilerinin zayıfladığı, Everllence anlaşmasının yarattığı iyimserliğin ise kısa sürede dağıldığı belirtiliyor.
GÖZLER DUCATİ, LAMBORGHİNİ VE SCOUT’TA
Everllence satışının ardından Volkswagen’in başka varlıkları da elden çıkarıp çıkarmayacağı tartışılıyor. FT’ye göre danışmanlar ve yatırımcılar, şirketin portföyündeki bazı “en değerli varlıkları” satış ya da halka arz yoluyla değerlendirebileceğini düşünüyor.
Bu kapsamda motosiklet markası Ducati’nin satışı, süper spor otomobil markası Lamborghini’nin halka arzı, batarya birimi PowerCo’ya dış yatırımcı alınması, otonom sürüş birimi ADMT’de ortaklık seçenekleri ve ABD merkezli pick-up markası Scout için halka arz ihtimali gündeme gelen başlıklar arasında.
Volkswagen daha önce kamyon üreticisi Traton’daki payını azaltmıştı. Şirketin şimdi de çekirdek otomotiv faaliyetleri dışındaki varlıklardan kaynak yaratma arayışına girebileceği belirtiliyor.
98 model Volkswagen tüm rakiplerini solladı! Tek depoyla 2400 km yol yaptı
ÇİN BASKISI VOLKSWAGEN’İ ZORLUYOR
Volkswagen’in içinde bulunduğu krizin merkezinde Çinli otomobil üreticilerinin yükselişi bulunuyor. BYD başta olmak üzere Çinli markalar, elektrikli araçlarda hem fiyat hem teknoloji tarafında Avrupa devlerine karşı ciddi bir rekabet üstünlüğü elde etti.
Volkswagen uzun yıllar Çin pazarının en güçlü yabancı markalarından biri olarak görülüyordu. Ancak son yıllarda yerli Çinli üreticilerin yükselişi, şirketin bu pazardaki konumunu zayıflattı. Avrupa’da da uygun fiyatlı Çinli elektrikli araçların payını artırması, Volkswagen’in geleneksel iş modelini baskı altına aldı.
Bu tablo, şirketi aynı anda iki zor karar arasında bırakıyor: Bir yandan maliyetleri sert biçimde düşürmesi gerekiyor, diğer yandan elektrikli araç, batarya, yazılım ve otonom sürüş yatırımlarına devam etmek zorunda.
BLUME ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR
Oliver Blume, Eylül 2022’de Volkswagen’in başına geçtiğinden bu yana şirketin piyasa değerinde ciddi kayıp yaşandı. Hisse fiyatının yaklaşık yarı yarıya gerilemesi, yönetim üzerindeki baskıyı daha da artırdı.
Blume’un önündeki temel soru, Volkswagen’in satışlardan elde edeceği kaynağı nasıl kullanacağı. İyimser senaryoya göre bu kaynak, şirketin elektrikli araç ve yazılım yatırımlarına yönlendirilecek. Daha karamsar yorumlara göre ise satış gelirleri, eski yapının verimsizliklerini finanse etmek ve yeniden yapılandırma maliyetlerini karşılamak için kullanılacak.
Volkswagen ise Everllence satışından elde edilecek gelirin nasıl kullanılacağına daha sonra karar verileceğini belirtiyor.
ALMAN SANAYİSİ İÇİN SEMBOLİK KIRILMA
Volkswagen’deki kriz, yalnızca bir şirketin maliyet azaltma hamlesi olarak görülmüyor. Almanya’nın sanayi gücünün sembollerinden biri olan şirketin 100 bin kişilik kesinti planı ve değerli varlık satışlarıyla anılması, Avrupa otomotiv sektöründeki dönüşümün sertliğini ortaya koyuyor.
Elektrikli araçlara geçiş, Çinli markaların hızlı yükselişi, yazılım yatırımlarındaki gecikmeler ve küresel talepteki zayıflama, Volkswagen’i tarihî bir karar noktasına getirdi.
Everllence satışı Volkswagen’e kısa vadede nakit sağladı. Ancak asıl soru, Alman devinin bu kaynakla geleceğin otomotiv rekabetine hazırlanıp hazırlanamayacağı ya da değerli varlıklarını satarak yalnızca mevcut krizi erteleyip ertelemeyeceği olacak.