Zeynep Pia Bugay‘ın yeni kitabı Mona Kitap etiketiyle 'Şişkooo' raflarda yerini aldı. Başlığı sebebiyle sıradan bir kilo alma-verme hikâyesi izlenimi uyandıran eser, bu algıyı bilinçli şekilde kırarak, okuyucuyu bambaşka bir anlatının içine sürüklüyor. Toplumsal normlara, beden algısına ve özgün kimlik arayışına cesur bir yerden yaklaşan roman bambaşka bir okuma deneyimi arayanlar için... Yeşilçam klasiklerinin senaristi, oyuncu, yönetmen, dramaturg ve yazar Umur Bugay’ın da kızı olan Zeynep’le kitabını konuştuk.
-Kendinizi ve yazım yolculuğunuzu nasıl tanımlıyorsunuz? Edebiyat dünyasında Pia kim, kendinizden bahseder misiniz?
Pia, köklerini kendi ruhunun en derinlerine doğru salmaya çalışan ve bunu yapabilmek için de yazıyı kullanarak, ürettiği farklı düşünceleri, duyguları, hayal ve gerçek unsurlarını harmanlayan bir rüyagezer. Kendimi yüzmeyi, adaları, kedileri, kaplanları, uykuyu, seyahati, müzik ve öğrenmeyi çok seven, her kolunda farklı bir kalem olan ve sürekli ne yazacağını düşünen meraklı bir ahtapot gibi tanımlayabilirim. Bu ahtapotun yazım yolculuğu da en az kendisi kadar renkli ve farklı.
-Bugüne kadar "Sevgili Nasıl Bulunur?", "Proti Adası'nın Esrarı", "Proti Adası'nın Esrarı: Zaman" ve "Kimsesiz Kız Çocuğu" gibi farklı eserlere imza attınız. Şimdiye kadarki çalışmalarınızı ve bu kitapların yazarlık serüveninizdeki yerini nasıl özetlersiniz?
Komedi, fantastik, dram gibi tamamen birbirinden farklı türlerde yazabilme imkânına sahip olduğum için ve üretimlerim her seferinde okuyucu tarafından takdirle kucaklandığı için hem memnuniyet hem minnet duyumsuyorum. Ne kadar çok yazarsam, o kadar çok kendi içimdeki farklı anlatı, benzetme ve yorumlama cevherlerine ulaşabildiğimi anladığım için tüm eserlerime bana kattıkları için yüksek bir minnet duyumsuyorum.
-Yeni kitabınız 'Şişkooo' ilk bakışta sıradan bir kilo hikâyesi gibi duruyor ama çok başka bir anlatı sunuyor. 'Şişkooo'nun arkasındaki o fantastik ve mitolojik dünyayı anlatır mısınız?
'Şişkooo' toplumun herkese tek elden çıkmışcasına aynı görünme baskısına baş kaldıran, farklılığın çeşitlilik ve renk olduğunu anlatan, sizi tam üzülecekken ters köşeye yatırıp güldüren bir öykü. Aynı zamanda da kilosu sebebiyle dışlandıkça ve toplum zorbalığına maruz kaldıkça ruhunun içine doğru utançla gömülerek, adeta içeriye doğru bir şişmanlama hikâyesi... Zamanda ve mekânda seyahat unsurları, fantastik karakterlerin de eşlikçiliği ile diyet listelerinden, tartıdaki aldım verdim ben seni yenemedim durumlarından uzak, gökkuşağı neşesi saçan bir içsel dünya vaat ediyor.
-Edebiyatta pek rastlamadığımız bir adımla, kitap için Zeynep Alasya ile birlikte özel bir şarkı hazırladınız. Bu müzikal iş birliği fikri nasıl doğdu ve şarkı kitaba ne katıyor?
Kilonun görsel bir algıdan ziyade işitsel bir farkındalık sebebiyle oluştuğuna inanıyorum. Kimse ayna karşısındayken kendisine kilolu damgası vurmaz ama ne zaman birisi kulağına eğilir: "Olmamış, şuran çok fazla, buran şöyle duruyor!" diye fısıldar, o andan itibaren kişi artık 'şişko'dur. Madem birileri bize "Şişko Ol!" diyor ve bizler de oluyoruz, o halde bu olumsuz ezberi bozmak için 'Şişkooo'nun bir şarkısı olmalı diye düşünüp, çok sevdiğim müzisyen arkadaşım Zeynep Alasya'dan yardım istedim.
-Kitaplarınız arasında görünmez bağlar, tüneller var. Bu 'Pia Evreni' fikri edebi olarak nasıl besleniyor ve ortaya çıkıyor?
Farklı tarzlarda yazarken, kendi ruhumun çatısı altında değişik odalarda bağımsız oyunlar sergilerlerken, tüm bu odalardaki anlatıların esasında birbiriyle bağlantılı olması için organik bir kurgu yapısı düşündüm ve ilk eserden sonuncusuna dek ortak hayali unsur ve karakterleri kullanmaya özen gösterdim. Tüm kitaplarım birbirinden bağımsız ama birbirine de bağlı. Bu benim neşeli 'Pia Evrenim'.
-"Şişkooo patates" tekerlemesindeki o çocukluk travmasına ve toplumsal beden dayatmalarına kara mizahla saldırmak fikri nereden çıktı?
Kişi, şişmanlığını ayna karşısında fark etmez bilakis kendisine biçimsizliği birisi tarafından ifade edildiğinde kilosunu, görünümünü sorun etmeye başlar. Şişmanlık içsel değil dışsal, görsel değil işitsel bir algıya dayanıyorsa, bu sözel olumsuz ezberi bozma hedefi ve tek tipleşmeye itiraz etmek için Zeynep Alasya ile birlikte şişmanlığı kucaklayan, klişeye dil çıkartan 'Şişkooo' isimli bir parça hazırladık. Spotify ve farklı platformlardan dinlenilmesi mümkün.
-Okuyucu kitabı bitirip, aynaya baktığında ne hissetsin istiyorsunuz?
Nasıl göründüklerinden ziyade nasıl hissettiklerine ve karşılarındakilere de neler hissettirdiklerine odaklansınlar isterim. Tüm yaşantımız hologram bir öyküden ibaretken, görselliğe bağımlılık yaşamın anlamını kaçırmaktır.