Yeni yasak, Avrupa Birliği'nin Sürdürülebilir Ürünler için Eko-tasarım Yönetmeliği (ESPR) kapsamında hayata geçirildi. Düzenleme, 250'den fazla çalışanı bulunan ve yıllık net cirosu 50 milyon euroyu aşan büyük şirketleri kapsıyor. Bu şirketler artık satılamayan tekstil ürünlerini yakmak ya da çöpe göndermek yerine farklı yöntemlerle yeniden ekonomiye kazandırmak zorunda olacak.
Şirketler Ürünleri Satmak, Bağışlamak veya Yenilemek Zorunda Kalacak
Yeni kurallara göre şirketlerin önceliği, elde kalan ürünleri kullanımda tutmak olacak. Bunun için indirim kampanyaları düzenlemek, ürünleri farklı pazarlarda satışa sunmak, hayır kurumlarına bağışlamak ya da tamir ve yenileme süreçlerinden geçirerek yeniden kullanılabilir hâle getirmek gibi yöntemlere başvurulması gerekecek.
İmha yalnızca oldukça sınırlı durumlarda mümkün olacak. Ürünün insan sağlığı açısından risk oluşturması, hasarlı ya da sahte olması veya belgelenmiş bağış girişimlerine rağmen hayır kuruluşları tarafından kabul edilmemesi gibi istisnai durumlarda ürünlerin imha edilmesine izin verilecek.
Ancak bu istisnalardan yararlanmak isteyen şirketlerin de belirli yükümlülükleri bulunuyor. Firmalar, hangi ürünleri neden imha ettiklerini yıllık raporlarla açıklamak zorunda olacak. Ayrıca ulusal denetim makamlarının inceleme yapabilmesi için ilgili kayıtların en az beş yıl boyunca saklanması gerekecek. Avrupa Komisyonu, tüm şirketlerin aynı formatta raporlama yapmasını sağlayacak standart bildirim sistemini ise Şubat 2027'de devreye almayı planlıyor.
Tekstil Ürünlerinin Çöpe Gitmesinde Artan İade Oranlarının da Payı Büyük
Avrupa Komisyonu'nun tahminlerine göre AvrupaBirliği'nde satılmayan tekstil ürünlerinin yaklaşık yüzde 4 ila 9'u her yıl çöplüklere gönderiliyor veya yakılarak imha ediliyor. Buna internet üzerinden yapılan alışverişlerin ardından gerçekleşen yüksek iade oranları da önemli ölçüde katkı sağlıyor. AB genelinde internetten satın alınan moda ürünlerinin yaklaşık beşte biri daha sonra iade edilirken, bu ürünlerin önemli bir kısmı yeniden satışa sunulamıyor.
Yeni düzenleme yalnızca hızlı moda şirketlerini değil, fazla stoklarını marka algısını korumak amacıyla imha eden lüks moda markalarını da doğrudan hedef alıyor. Avrupa Birliği, bu uygulamanın yalnızca ürün israfına değil, aynı zamanda üretim sırasında harcanan su, enerji, ham madde ve lojistik kaynaklarının da boşa gitmesine neden olduğunu vurguluyor.
2030'da Daha Fazla Şirketi Kapsayacak
Yasak ilk etapta yalnızca büyük şirketler için geçerli olacak. Ancak Avrupa Birliği, düzenlemenin kapsamını ilerleyen yıllarda genişletmeyi planlıyor. Temmuz 2030'dan itibaren orta ölçekli işletmeler de aynı yükümlülüklere tabi olacak. Küçük ölçekli işletmeler ise şimdilik düzenlemeden muaf tutulacak. Her AB üyesi ülke, düzenlemenin uygulanmasını kendi ulusal makamları aracılığıyla denetleyecek. Kurallara uymayan şirketler ise para cezalarıyla karşı karşıya kalabilecek.