Ana içeriğe geç

Prof. Dr. Aygün Attar'dan İsrail'e 1915 tepkisi! 'Kabul edilemez'

Prof. Dr. Aygün Attar, İsrail’in 1915 olaylarını sözde “Ermeni soykırımı” olarak tanımasına tepki gösterdi. Bu durumun kabul edilemez olduğunu belirten Attar, "Türkiye’ye haksız tarihi suçlamalar yöneltildiğinde Azerbaycan suskun kalmaz" dedi.

Prof. Dr. Aygün Attar'dan İsrail'e 1915 tepkisi! 'Kabul edilemez'
Halk TV
16

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, İsrail’in 1915 olaylarını sözde "Ermeni soykırımı" olarak tanıma kararının ardından konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

"KABUL EDİLEMEZ BİR YAKLAŞIM"

Attar, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın 1915 olaylarının sözde "Ermeni soykırımı" olarak tanınması için sunduğu teklifin kabulünün ardından Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın 29 Haziran günü yayınladığı açıklamaya ilişkin, şu ifadeleri kullandı:

"1915 olaylarına ilişkin karmaşık tarihi süreçlerin hukuki ve bilimsel zeminden koparılarak siyasi karar konusu haline getirilmesinin kabul edilemez bir yaklaşım olacağı ifade edilmiştir. Zira açıklamada da vurgulandığı üzere, tarihi olayların lobilerin baskısı, diplomatik hesaplar ve güncel siyasi konjonktür üzerinden değerlendirilmesi, adalet arayışına hizmet etmez, aksine yeni güvensizlikler üretir. Geçmişin trajik sayfaları arşivler, belgeler, tarihçiler, uluslararası hukukçular ve bağımsız bilimsel komisyonlar aracılığıyla incelenmelidir. Bu anlamıyla Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın açıklaması, İsrail Hükümetinin sözde 'Ermeni soykırımı' ile ilgili kararına verilen ilkeli, ölçülü ve devlet aklına dayalı bir tepki olmakla birlikte, tarihi gerçeklerin korunması, uluslararası hukuka saygı ve Güney Kafkasya’da kalıcı barış gündeminin savunulması bakımından özel önem taşımaktadır."

Prof. Dr. Aygün Attar'dan İsrail'e 1915 tepkisi! 'Kabul edilemez' - Resim : 1

"ESKİ İHTİLAFLARIN YENİDEN CANLANMASINA ZEMİN HAZIRLAR"

"İsrail Hükümetinin bu girişimi, Güney Kafkasya’nın barışa en fazla ihtiyaç duyduğu bir döneme rastlamaktadır" ifadesini kullanan Attar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Otuz yıla yakın işgal, savaş, yıkım ve zorunlu göçün ardından bölge yeni bir siyasi gerçekliğe girmiştir. Azerbaycan, Karabağ ve Doğu Zengezur’un kurtuluşundan sonra intikam çizgisini seçmek yerine imar, geri dönüş, bölgesel bağlantıların açılması ve güvenlik mimarisinin güçlendirilmesi yolunu tercih etmiştir. Bu hassas dönemde tarihi tartışmaları alevlendiren her adım, barış sürecine ağır bir yük bindirir ve eski ihtilafların yeniden canlanmasına zemin hazırlar. Bu bakımdan Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının İsrail Hükümetini söz konusu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırması tamamen yerinde ve sorumlu bir tutumdur. Bakü’nün yaklaşımı dar siyasi tepki çerçevesinin ötesindedir. Bu tutum, tarihi hakikatin siyasi manipülasyon malzemesine çevrilmesine karşı açık bir devlet iradesidir. Türkiye, Azerbaycan için kardeş devlet ve vazgeçilmez stratejik müttefiktir. Bu kardeşlik tarihi, manevi ve siyasi temeller üzerinde yükselmektedir. Türkiye’ye haksız tarihi suçlamalar yöneltildiğinde Azerbaycan suskun kalmaz/kalamaz. Tarih Ermeni propagandasının çıkarlarına göre yeniden yazılmaya çalışıldığında Bakü gerçeklerin, onurun ve devlet aklının dilini tercih etmektedir. Bakü, dost ülkelerle ilişkilerinde her zaman yapıcı köprülerin korunmasına, karşılıklı güvenin güçlenmesine ve bölgede gereksiz gerilimlerin önlenmesine önem vermiştir. Bu nedenle İsrail Hükümetinin mevcut kararı sorunlu bir adım niteliği taşımaktadır.

"BU ADIM İSRAİL’E STRATEJİK KAZANÇ SAĞLAMAYACAKTIR"

Sözde 'Ermeni soykırımı'nın' bugün siyasi düzeyde tanınması, tarihi hakikate hizmet etmekten çok, Ermeni lobisinin ve Güney Kafkasya’daki yeni gerçekliği kabul etmek istemeyen rövanşist çevrelerin çıkarlarına alan açmaktadır. Bu çevrelerin amacı barış sürecini sabote etmek, Türkiye-Ermenistan normalleşmesini zorlaştırmak, bölgesel ulaşım hatlarının açılmasını engellemek ve Güney Kafkasya’yı yeniden bölge dışı güçlerin rekabet sahasına çevirmektir. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının açıklamasındaki temel mesaj açıktır: Bu tür adımlar barışa ve karşılıklı anlayışa katkı sağlamayacağı gibi, mevcut karşıtlıkları derinleştirir. Bölgenin bugün ihtiyaç duyduğu temel gereklilik, geçmişin siyasi silaha dönüştürülmesi yerine egemenliğe, toprak bütünlüğüne, uluslararası hukuka ve karşılıklı saygıya dayalı yeni bir barış düzenidir. İsrail Hükümeti bu kararı yeniden gözden geçirmeli ve devlet politikasının Ermeni lobisinin, rövanşist çevrelerin ve bölgede yeni gerilim dalgası üretmek isteyen güçlerin etkisi altına girmesine izin vermemelidir. Bu adım İsrail’e stratejik kazanç sağlamayacaktır." (ANKA)

Kaynağa Git

İlgili Haberler