Ana içeriğe geç

Sinemanın aydını Fikret Hakan: Yeşilçam’da ‘Jön’ kalıbını yıktı

Türk sinemasında "salon adamı" ezberini bozan Fikret Hakan'ın aramızdan ayrılışının üzerinden 9 yıl geçti. Köprüaltı Çocukları'ndan Hollywood'a uzanan sanat hayatında aklını ve edebi birikimini öne çıkaran usta isim, yazdığı kitaplar ve dev arşiviyle ölümsüzleşti.

Sinemanın aydını Fikret Hakan: Yeşilçam’da ‘Jön’ kalıbını yıktı
Aydınlık
16

Türk sinemasının ve edebiyatının usta çınarı Fikret Hakan’ın aramızdan ayrılışının üzerinden 9 yıl geçti. Hayatı boyunca salt fiziğine güvenen “salon adamı” şablonunu elinin tersiyle iten sanatçı, beyazperdeye karakter oyunculuğunu ve entelektüel birikimi taşıyan ilk isimlerden biri oldu.

EDEBİYATLA YOĞRULAN ÇOCUKLUK VE SAHNE TOZU

Asıl adı Bumin Gaffar Çıtanak olan usta isim, 23 Nisan 1934’te Balıkesir’de dünyaya geldi. Annesi hemşire Fatma Belkıs Hanım, babası ise edebiyat öğretmeni ve Rusça çevirmeni Abdullah Gaffar Güney’di. Evlerindeki zengin kütüphane ve babasının Rus edebiyatından yaptığı çeviriler, Hakan’ın yazarlık formasyonunun temelini henüz çocuk yaşlarda attı. Taksim Atatürk Lisesi’nde okurken İstanbul Ekspres gazetesinde muhabirliğe başlayan Hakan, 1950 yılında henüz 16 yaşındayken Ses Tiyatrosu’nda günde 1 lira yevmiyeyle “Üç Güvercin Opereti” ile profesyonel oyunculuğa adım attı.

YEŞİLÇAM’A TAŞINAN EDEBİ BİRİKİM

Kendi deyimiyle “hiçbir zaman kaşının gözünün güzelliğine güvenen salaklardan olmayan” Hakan, yakışıklılığını aklının ve edebiyat birikiminin ardında tuttu. 1952 yılında 250 lira kaşe ile rol aldığı “Köprüaltı Çocukları”, sinemadaki ilk durağı oldu. Ancak onun için asıl dönüm noktası, senaryosunu Yaşar Kemal’in yazdığı, Lütfi Akad’ın yönettiği 1955 yapımı “Beyaz Mendil” filmiydi.

Uluslararası alanda da dikkat çeken Fikret Hakan, 1970 yılında büyük bir başarıya imza atarak “Paralı Askerler” (You Can’t Win ‘Em All) adlı Hollywood yapımında boy gösterdi. Tony Curtis ve Charles Bronson ile başrolleri paylaşan sanatçı, Türkiye’de çekilen bu filmde “Albay Elçi” karakterine hayat verdi. Kariyeri boyunca Metin Erksan’dan Atıf Yılmaz’a birçok ustayla çalışan sanatçı; “Cemo”, “Keşanlı Ali Destanı” ve 1983’te Tarık Buğra uyarlaması “Küçük Ağa” dizisindeki “Çolak Salih” karakteriyle iz bıraktı. Dönemin “kusursuz, şık ve zengin salon adamı” dayatmasını yıkarak köy delikanlısından işçiye, patrondan dolandırıcıya kadar çok geniş bir yelpazede unutulmaz rollere imza attı.

SADECE AKTÖR DEĞİL YAZAR VE ARŞİVCİ

Fikret Hakan, sinema kariyerinin yanında edebiyat ve müzik yönüyle de son derece üretken bir aydındı. Edebiyat dünyasına “Tellak Ali” ve “Hamal’ın Uşakları” adlı öykü kitaplarının yanı sıra “İnce Müzikli Otobüsler” ve “İmbikçi Duvar” isimli şiir kitaplarını kazandırdı. Ayrıca 1914-1996 yıllarını kapsayan, aktörleri ve Türk sinemasının dönüm noktalarını belgelediği devasa arşivi “Türk Sinema Tarihi” kitabıyla yayımlayarak eşsiz bir referans kaynağı bıraktı. Müzik alanında da eserler veren Hakan, 1973’te “Cemo/Dedikleri Gerçek İmiş” ve 1974’te “Dostun Gülü/Löberde” plaklarını doldurdu.

Hayatı boyunca genç sinemacılara “Merakınızı kaybederseniz hiçbir yere varamazsınız” öğüdünü veren ve 1998’de Devlet Sanatçısı unvanını alan Fikret Hakan, 11 Temmuz 2017’de 83 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Usta isim, arkasında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde aldığı sayısız ödül ve asla silinmeyecek sanatsal bir miras bıraktı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler