"Kızılcık Şerbeti" dizisinde oynadığı Işıl karakteriyle tanınan oyuncu Ece İrtem, 35 yaşında hayatını kaybetti. Kalp krizi geçirdiği belirtilen oyuncunun ani ölümü, son yıllarda genç yaşlarda artış gösteren kalp krizi vakalarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, özellikle nefes darlığı gibi belirtilerin hafife alınmaması gerektiğine dikkat çekti, erken yaşta görülen kalp krizini artıran nedenleri sıraladı.
Geçtiğimiz gün 35'inci yaş gününü kutlayan Ece İrtem'in vefat haberi sanat camiası ve sevenlerini hüzne boğdu. Hayatını kaybetmeden kısa süre önce sosyal medya hesabından doğum gününe ilişkin paylaşımlar yaptığı görülen oyuncunun ani ölümü büyük üzüntüye neden oldu.
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mert Aker, genç yaşta görülen kalp krizi vakalarındaki artışa dikkat çekerek sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve kronik stresin önemli risk faktörleri arasında yer aldığını belirtti. Aker, gençlerde ortaya çıkabilecek belirtilerin ciddiye alınması ve düzenli sağlık kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini vurguladı.
GENÇ YAŞTA KALP KRİZİNİN ARKASINDAKİ TEHLİKELER
Son yıllarda kalp krizi vakalarının yalnızca ileri yaş grubunu değil, gençleri de etkilediğini ifade eden Dr. Aker, hayat tarzındaki olumsuz değişimlerin kalp ve damar sağlığını tehdit ettiğini söyledi.
Gençlerde kalp krizi görülme sıklığındaki artışın her bireyin yüksek risk altında olduğu anlamına gelmediğini belirten Aker, "Bu artışın temel nedeni; sigara, obezite, hareketsizlik ve sağlıksız beslenme gibi risk faktörlerinin çok daha erken yaşlarda ortaya çıkmasıdır" dedi.
E-SİGARA DA MASUM DEĞİL
Sigara ve e-sigara kullanımının kalp krizi riskini 2 ila 4 kat artırabildiğini belirten Aker, "E-sigara damar yapısını bozarak pıhtılaşma eğilimini artırır. Kalp ve damar sağlığı açısından güvenli bir alternatif değildir" ifadelerini kullandı.
Ultra işlenmiş gıdaların gençlerde erken damar sertliğine neden olabildiğini söyleyen Aker, "Trans yağ, aşırı tuz ve yüksek fruktoz içeren beslenme alışkanlıkları metabolik sendromu, karaciğer yağlanmasını ve sessiz plak oluşumunu hızlandırıyor. Kronik stres ve yetersiz uyku da kalp krizi riskini ciddi ölçüde artırabiliyor" dedi.
Günde 6 saatin altında uyumanın kalp krizi riskini yüzde 20 ila 40 oranında artırabileceğini belirten Aker, yoğun çalışma temposunun sağlıklı olmak anlamına gelmediğini ifade etti.
Birinci derece akrabalarında erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunan kişilerde riskin 2 ila 3 kat arttığını belirten Aker, "Genetik yatkınlığı silah olarak düşünürsek, sağlıksız yaşam tarzı da tetiği çeken faktördür" değerlendirmesinde bulundu.
20'li yaşlardan itibaren düzenli tansiyon ölçümü ve kolesterol takibinin önem taşıdığını belirten Aker, risk faktörü bulunan bireylerin EKG ve gerekli ileri tetkikleri ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.
Erken yaşta alınacak önlemlerin hayat kurtarıcı olabileceğini vurgulayan Aker, "Kalp krizi yaşlıların değil, birikimin hastalığıdır. Bu birikim artık çok daha genç yaşlarda başlıyor. Erken önlem ve düzenli kontrol hayat kurtarır" dedi.