Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen kanun teklifinin görüşmelerine TBMM Genel Kurulu’nda başlandı.
Paket kapsamında hazırlanan düzenlemelerle çocukların suça sürüklenmesini önleyecek, aile sorumluluğunu artıracak ve çocukları dijital riskler ile bağımlılıklardan koruyacak yeni bir adalet modeli hedefleniyor. “Çocuk Paketi” kapsamında hazırlanan teklif taslağıyla 7 ayrı kanunda değişiklik yapılması, çocukların ağır suçlara karışmasının önlenmesi, tekrar suç işleme riskinin azaltılması ve ailelerin çocuk üzerindeki bakım ve gözetim sorumluluğunun artırılması amaçlanıyor.
Düzenlemeyle özellikle ağır suçlarda caydırıcılığın artırılması öngörülürken, çocukların yalnızca ceza sistemi içinde değil, eğitim, sosyal hizmet, sağlık ve rehabilitasyon mekanizmalarıyla da desteklenmesi hedefleniyor. Teklif taslağına göre 12-15 ve 15-18 yaş grubundaki çocuklar bakımından Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılarak ağır suçlarda uygulanacak yaptırımların artırılması planlanıyor. Kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi suçlarda ise hâkime, somut olayın özelliklerine göre daha geniş takdir yetkisi tanınıyor.
EBEVEYNLERE VERİLECEK CEZALARDA ARTIRIM YAPILMASI ÖNGÖRÜLÜYOR
Paketin en dikkat çeken başlıklarından biri de aile sorumluluğunun güçlendirilmesi oldu. Aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim ve destek yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yönelik cezaların artırılmasıyla çocukların daha güvenli, sağlıklı ve sosyal açıdan uyumlu bir ortamda yetişmesi amaçlanıyor. Çocuğun ağır suç işlemesine yol açan ihmal durumlarında ise ebeveynlere verilecek cezalarda artırım yapılması öngörülüyor.
ÇOCUKLARA KAPSAMLI BİR DESTEK SİSTEMİ KURULMASI HEDEFLENİYOR
Yeni düzenlemeler yalnızca ceza artışıyla sınırlı kalmıyor. Ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar için sosyal ve toplumsal hizmet, kitap okuma, kütüphane çalışmaları, çevre temizliği, dijital risklerden korunma ve bağımlılıkla mücadele gibi yönlendirme tedbirleri getiriliyor. Böylece çocukların suça tekrar yönelmesinin önüne geçilmesi ve topluma kazandırılmaları için daha kapsamlı bir destek sistemi kurulması hedefleniyor.
DİJİTAL RİSKLERE KARŞI KORUMA KALKANI
Teklif taslağıyla çocukların dijital ortamda karşı karşıya kalabileceği risklere karşı da yeni tedbirler devreye alınacak. Dijital risklerden korunma tedbiriyle çocukların zararlı içeriklerden, bağımlılık oluşturan platformlardan ve suça yöneltebilecek dijital temaslardan korunması amaçlanıyor. Bağımlılık ya da ruhsal sorunlar nedeniyle kendisi veya çevresi için ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuklar için ise hızlı tedavi ve acil koruma süreci öngörülüyor.
“ADLİ SÜREÇTEKİ ÇOCUK” İFADESİ KULLANILACAK
Çocuk adalet sisteminde dilin de değişmesi planlanıyor. Mevzuatta yer alan “suça sürüklenen çocuk” ifadesi yerine, ön yargı oluşturmayacak daha tarafsız bir kavram olarak “adli süreçteki çocuk” ifadesinin kullanılması hedefleniyor. Bu değişiklikle çocuğun üstün yararını esas alan, etiketleyici değil koruyucu bir yaklaşımın güçlendirilmesi amaçlanıyor.
ÇOCUKLARI SİLAH VE BIÇAKTAN KORUYACAK DÜZENLEME
Paketle birlikte çocuklara bıçak ve kesici alet satışına yönelik yeni yasaklar da getiriliyor. Ruhsatlı işyerleri dışında satış ve sergileme yasaklanırken, 18 yaşından küçük çocuklara bu tür aletlerin satılması, çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması durumunda idari yaptırımlar uygulanması planlanıyor. Ayrıca ateşli silahını gerekli dikkat ve özenle muhafaza etmeyerek çocuğun silaha ulaşmasına neden olan kişilere de hapis cezası öngörülüyor.
SOSYAL İNCELEME RAPORLARI DAHA ETKİN KULLANILACAK
Çocuklar hakkında sosyal inceleme raporlarının daha etkin kullanılmasını sağlayacak düzenlemeler de pakette yer aldı. 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan iddianame düzenlenmesi, iddianamenin iadesi nedeni sayılacak. Bu adımla çocukların aile yapısı, eğitim durumu, sosyal çevresi ve ihtiyaçlarının yargılama sürecinde daha hızlı değerlendirilmesi hedefleniyor.
ÇOCUKLARI YENİDEN TOPLUMA KAZANDIRILMASI İÇİN ÇOK YÖNLÜ BİR SİSTEM KURULACAK
Yeni paket, çocuk adaletinde hem caydırıcılığı hem de koruyucu yaklaşımı birlikte güçlendirmeyi amaçlıyor. Ağır suçlara karşı daha net yaptırımlar getirilirken, çocukların eğitim, sağlık, sosyal hizmet ve rehabilitasyon desteğiyle yeniden topluma kazandırılması için çok yönlü bir sistem kurulması öngörülüyor.
“BU BİZİM HASSAS KONUMUZ”
Bakan Gürlek, “‘Suça sürüklenen çocuk' diyoruz, aslında bu kavramı da en baştan değiştirmemiz gerekecek” demişti. Suça sürüklenen çocuklar konusunun toplumun kanayan yarası olduğunu belirten Bakan Gürlek, “Bu bizim hassas konumuz, kırılgan konumuz. Suça sürüklenen çocuklara verilen cezalarla ilgili toplumda rahatsızlık var. Bu rahatsızlığı gidermek için gerekli adımları atacağız” diye konuşmuştu.